Başbakan ve DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit'in DSP Grup Genel Kurulunda yaptığı konuşma

    Başbakan ve DSP Genel Başkanı Bülent ECEVİT, 20 Ekim 1999 tarihinde DSP Grup Genel Kurulu'nda milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada şunları söyledi:

    "Deprem bölgesinde sağlıklı barınma olanakları bakımından zamanla yarışıyoruz. Prefabrike konut alanlarının altyapıları hızla tamamlanıyor ve binlerce prefabrike konut artık birbiri ardından devreye giriyor. Geçtiğimiz günlerde 6 prefabrike konut alanının açılışını yaptık.

    Bunlar hem devletin hem de özel kuruluşların yaptırdığı konutlar. Önümüzdeki haftalarda dost ülkelerin katkısıyla oluşturulan merkezler de devreye girmeye başlayacak. Geçici konut sorunuyla, kalıcı konut sorununu eş zamanlı olarak çözmeye başladık. Kendi evini kendi yapanlara veya onaranlara geniş yardım olanakları sağlandı. Kendi temin ettiği arsa üzerine konut yapan depremzedelere köylerde 3.5, şehirlerde 6 milyar lira kaynak sağlanıyor. Ayrıca herhangi bir yerde hazır konut almak isteyen depremzedelere de 6 milyar lira kaynak sağlanacak. Bir yandan da toplu konut çalışmaları hızlandırılıyor. Depremden zarar gören esnaf ve sanatkarlara, çiftçilere, deprem bölgesindeki belediyelere geniş olanaklar sağlanıyor. Şimdiden 20 bin depremzedeye 100 milyon lira aylık bağlandı. Bu aylıklar 12 ay devam edecek. İki aydır birbiri ardından açıkladığımız önlemlerin, yaptığımız düzenlemelerin hepsini bir broşürde topladık. Bunları tüm depremzedelere iletmeye çalışıyoruz.

    Bu arada deprem bölgesinde Koordinatör Valilik kuruldu. Şimdiden bunun olumlu sonuçlarını, özellikle eşgüdüm bakımından olumlu sonuçlarını görmeye başladık.

    Adapazarı'nın büyük altyapı sorunları var. Özellikle yeni su şebekesini süratle tamamlamaya çalışıyoruz.

    Bütün bunların kaynaklarını dış yardım akışını beklemeksizin Hazine'den ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu'ndan sağlıyoruz. Bu Fondan yapılan yardımlar şimdiden 30 trilyon lirayı bulmuştur.

    Yurdumuzun başka bölgelerini ihmal etmeyeceğiz. Özellikle Güneydoğu ve Doğu Anadolu'daki yatırımları hızlandırma kararındayız. Özel sektöre sağlanan teşvikler bu bölgede sonuç vermeye başladı.

    Diyarbakır'da bazı kuruluşların açılışları ve temel atma törenleri yapılacak. Bunlar arasında Toprak Holding'in Lice'de iki fabrikasının ve 4 eğitim ve sağlık kuruluşunun temelleri atılacak. Bu bölgede, Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da, yabancı sermaye yatırımlarını da özendiriyoruz. Özellikle Amerikalı girişimciler bununla ilgilenmeye başladılar.

    Bölgedeki yatırım olanaklarını inceliyorlar. Tahkim konusunda Anayasa değişikliğine uyum yasası yürürlüğe girince Türkiye'ye büyük bir dış sermaye akışı olmasını bekliyoruz. Bu şekilde ekonomiye de canlılık katılmış olacaktır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki barınma sorununu da çözmeye kararlıyız.

    Türkiye'nin sabırlı ve kararlı tutumu ve ABD'nin desteği ile Bakü-Ceyhan Projesi önündeki engeller artık ortadan kalkmıştır. Böylelikle Hazar'ı Akdeniz'e bağlayan köprü Türkiye olacaktır. Mavi Akım Projesi gerçekleştiğinde Karadeniz de Akdeniz'e Türkiye üzerinden bağlanacaktır.

    Avrupa Birliği artık Türkiye'yi büsbütün dışlamayı göze alamıyor. AB'den olumlu işaretler gelmeye başladı. Fakat henüz aşırı iyimserliğe kapılmamak gerekir. AB'nin ulusal birliğimizi, ülke bütünlüğümüzü veya KKTC'nin varlığını tehlikeye düşürebilecek koşullar dayatmaya kalkışmayacağını umarım. Türkiye o türlü dayatmalara hiçbir zaman boyun eğmeyecektir.

    Hukuk devleti bakımından, insan hakları bakımından, demokrasi bakımından eksikliklerimizi ise, AB istediği için değil, halkımız istediği için gidermeye kararlıyız. Bu yönde özellikle 57'inci Hükümet döneminde hızlı adımlar atılmaya başlamıştır.

    Yargının da insanları devlete ve adalete küstürmeden işlemesini sağlayacağız. Af Yasası konusunda demokratik uzlaşının olumlu bir örneği verilmiştir. Bütün partilerin işbirliği ile Af Yasası'nın kamuoyunu tedirgin eden ögeleri büyük ölçüde giderilmiştir.

    Kuşkusuz henüz çözemediğimiz sorunlar var. Ekonomide henüz aşamadığımız dar boğazlar var. Ama Türkiye'de ve Türkiye için dünyada güzel şeyler de oluyor. 2000'li yıllara daha güçlü, daha mutlu ve daha umutlu bir Türkiye ile giriyoruz."