¥ Erdoğan DEMİR
ATATÜRK için laiklik, Türk İnkılabı’nın en önemli olayı ve çağdaş bir devlet yaratma çabalarının genel niteliğini oluşturur. Bu yüzden olmazsa olmaz özelliğini taşır laiklik.
Laik anlayış, dünyayı, toplumu, boş inançlardan, bilim dışı yargılardan kurtararak tanımak demektir. Laiklik ilkesi Osmanlı teokrasisinin ve onun ürünü olan kısır, durağan zihniyetinin reddi anlamına gelir.
ÒLaiklik dine karşı olmak demek değildirÓ demiştir ATATÜRK. Tersine laiklik yobazlığa, bağnazlığa ve din perdesi altındaki her türlü sömürüye karşıdır. ATATÜRK’ün hilafet, medrese ve tekkelere karşı aldığı sert tutum, bağnazlığın, her türlü gericilik ve tutuculuğun bu kurumların çevresinde yuvalanmış olmasındandır. Bu yüzden ATATÜRK, ÒEfendiler ve ey millet iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar ülkesi olamaz. En gerçek, en doğru tarikat uygarlık tarikatıdır. Uygarlığın emir ve gereklerini yapmak insan olmak için yeterlidirÓ demiştir.
ATATÜRK çağdaş ülkeler arasında varolabilmenin ancak hür düşünce ile sağlanacağını biliyordu. Bu yolda en büyük adımı da zaten laiklikle atmıştır. Bir başka konuşmasında da şunları söylüyor ATATÜRK: Ò Yüzyılardan beri olduğu gibi bu gün de toplumların bilgisizliğinden ve tutuculuğundan yararlanarak binbir türlü siyasi ve kişisel amaç ve çıkar elde etmek için dini araç olarak kullanmaya çalışanlar ne yazık ki içerde ve dışarda da hala vardır. İnsanlık da dine ilişkin duygu ve anlayış kadar ve mükemmel oluncaya değin din oyuncularına her yerde tesadüf edilecektir.
Bilim ve sanatın gelişmesi bilimsel düşünüşün toplumun yönetimine egemen kılınması, kadınların erkeklerle eşit hak ve görevlere sahip olarak toplumsal yaşama katkıda bulunması ancak laik bir ortamda gerçekleşebilir.Ó
¥ KENT Gazetesi, (Kilis), Sayı:10723