Tirajı haftada yaklaşık 1.2 milyon olan liberal sol eğilimi Der Spiegel dergisinin 17.1.2000 tarihli sayısında Andreas ULRICH imzalı olarak yayımlanan haberin çevirisi şöyledir:
Yeşiller Partisi'nin Hamburg Belediyesi'nde Senato Sözcü Yardımcısı olan Lise Müdürü Rainer SCHEPPELMANN, öğrencilerinin Türkiye'den gelen ve 1987 yılında iltica isteği reddedilen Sadık BAYDAS'ın burada kalması için, Belediye Başkanı ve ıçişleri Senatosu'na, dosya halk encümenine gidinceye dek mektup yağdırdığı bu kişi için, "çekingen ve pısırık bir hali vardı" dedi. Mektup eyleminde başarılı olan lise öğrencileri, ülkesine geri dönerse öldürüleceğinden korkan BAYDAS'a Almanya'da oturma izni verilmesini ve hatta intihar etme tehlikesi olduğu için, kendisinin psikolog tarafından tedavi görmesini bile sağladılar.
Başarılı geçtiği tahmin edilen tedavi sonucu BAYDAS'ın çekingenliğinden eser kalmadı, yerine Kuzey Almanya'da yaşayan vatandaşlarına tamamen terör ve korku yayan bir kişi geldi. Hamburg savcılığının yaptığı açıklamaya göre, soruşturmacılar PKK'lı kürt gerillalarının üst düzey işlevcisi olarak en çirkin metodlarla ülkedeki mücadele için haraç toplayan BAYDAS hakkında, 60 olayda santaj, tehdit ve soygunculuk suçlarını tespit ettiler. BAYDAS'ın uyuşturucu tacirlerinden de kar payı aldığı öğrenildi. 1993 yılından beri Almanya'da yasaklanmasına rağmen halen aktif olan PKK; şimdiye dek mücadelesinin masraflarını uyuşturucu ticareti ve şantaj ile karşıladığını yalanlamıştı. Ancak savcılığın ve polisin BAYDAS ile ilgili tespitleri, kürt birliklerinin Almanya'da gerçekten nasıl çalıştıklarını gözler önüne seriyor.
BAYDAS 70'li yılların ortasında yasal olmayan yollardan Almanya'ya gelmiş, ancak kısa bir süre sonra yakalanıp Türkiye'ye geri gönderilmişti. Daha sonra PKK'ya katılan BAYDAS, kısa bir hapishane hayatından sonra bir süre ortadan kaybolmuş, 1985 yılında da tekrar Almanya'ya gelerek iltica için başvuruda bulunmuştu.
Soruşturmacılara göre BAYDAS, yıllar boyunca PKK için milyonlarca mark toplayarak, aynı zamanda fuhuş ve yatırım yapma vaadiyle dolandırıcılık alanlarında da ilişkilerini sağlamlaştırmayı başarmıştı. BAYDAS'ın avukatı Hartmut JACOBI ise suçlamalara karşı suskun kalmayı tercih etti.
Kendi vatandaşları arasında çok azimli olarak tanınan BAYDAS, çalıştığı bölgeler olan, Hamburg, Stade ve Pinneberg'de, soruşturmacıların yaptığı açıklamaya göre, sadece 1997 yılında yaklaşık iki milyon mark topladı. Ele geçirilen evraklardan en az 1300 kurbanın canının yandığı anlaşılıyor. Çok iyi hazırlanmış bir sınıflandırmaya göre, sosyal yardım alanlar yılda bin ila bin beşyüz mark, çalışan işçiler beşbin ila altıbin mark arasında ve kendi işyeri olanlarsa kazancına göre rüşvet ödemek zorundaydı.
Ufak tefek, göze batmayan bu adam, kürt topluluğunun gözünde terörün simgesi niteliğindeydi. Büyük kaçakçıları tamamen vergiye tabi tutan BAYDAS, küçük kaçakçılardan da 20 yada 30 mark almaktan kaçınmıyordu. En azılı haydutlar bile onun önünde titriyordu.
Soruşturmacıların açıklamasına göre, BAYDAS'ın kurbanı olan şehrin Hamburg semtindeki bir restorant sahibi, BAYDAS tarafından yönlendirilerek, restoranttan ve küçük uyuşturucu ticaretinden yeteri kadar para kazandığı için 1997 yılında 30 bin DM haraç ödemeye mahkum edilmişti.
Ancak restorant sahibinin 15 bin DM haraç ödedikten sonra iflas etmesi neticesinde, hesabının tutmayışına hiç memnun kalmayan BAYDAS, bu kişiyi zorla %20 faizle 10 bin mark kredi almaya ve bu para ile yeni bir iş yeri kurarak bağımsızlık mücadelesi verenler uğruna kendi payına düşeni yapmaya zorlayarak, ölümle tehdit etmişti.
Restorant sahibi itaat ederek, geçen yıl Mayıs ayında BAYDAS yakalanıncaya kadar bin mark hariç, tüm bağışlarını muntazam olarak ödedi. Birçok diğer vatandaş da benzer olaylar yaşadılar. Haraç ödemeyenler dayak yemeyi göze almak zorundaydı. Buna rağmen iş yerinde uyuşturucu satmasını isteyen BAYDAS ve adamlarına karşı gelen bir Türk iş adamı, BAYDAS'ın adamları tarafından ağzına bıçak dayayarak, "çocuğunu kaybeden bir babanın yaşayacağı acıları bilirsin" diye tehdit edildi.
Fetih UĞUR isimli mafya babası lakabı ile tanınan kokain kaçakçısı da, lakabına güvenip haraç ödemeye yanaşmayanlardandı.
Sadık BAYDAS'ın kendisinden 20 bin mark haraç almak için yaptığı şantajı umursamayan UĞUR, parayı almak için gelen dayak komandolarını kurşun yağmuruna tutarak kaçmalarına neden oldu. Ancak 1998 sonunda bu kez daha hızlı davranan karşı tarafın meçhul katilleri mafya babasını Limon Bar'da dört kurşunla öldürdüler.
¥ TÜRKSESİ Gazetesi,
(Trabzon), Sayı: 7788
* * *