¥Hasan MERCAN
Size 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Yugoslavya'da (Kosova'da) dallanıp, budaklanmaya başlayan ve zamanla ana ülkemiz Türkiye ile yıkılmaz edebiyat köprüleri kuran Çağdaş Yugoslavya (Kosava) Türk Edebiyatı'nın doğuşundan söz etmeye çalışacağım:
1951 yılında, Yugoslavya'da (Kosova'da) yaşadıkları yadsınan Türklerin varlığının resmen tanınmasıyla birlikte, Kosova Türklerinin, eğitim ve kültür alanlarında, o zamana dek yararlandırılmadıkları haklara ve bu haklardan doğan koşul ve olanaklara kavuşmaya başladıkları görülmektedir. Bunun sonucu olarak Kosova'da Türklerin yaşadıkları hemen her yerde Türkçe eğitim veren okullar, Türk kültür-sanat dernekleri etkinliğe başlamıştır. Bu edebiyata canlılık getirenler, bir bakıma bu edebiyatın üçleri izlenimini uyandıranlar; Naim ŞABAN, Nusret DİŞO, Ülkü ve Nimetullah HAFIZ'dı. Onları edebiyata yönlendiren de, Süreyya YUSUF'tu. 60'lı kuşağın ortaya çıkışını muştulayan, edebiyata bilinçli oarak giren bu edebiyatçılara, kısa bir süre sonra Hasan MERCAN, ardından da Enver BAKİ katılmıştır. 70'li kuşak olarak kabul ettiğimiz edebiyatçıların en büyük bölümünün ortaya çıkışını, 1968 yılında Prizren'de Doğru Yol Kültür Güzel Sanatlar Derneği dahilinde kurulan, özellikle 1970'li yılların başlarında yoğun bir etkinlik geliştiren "Nazım HİKMET Edebiyat Kolu'nun büyük katkısı bulunduğu unutulmamalıdır. Bu kol Esin adlı dergi de çıkarmış, Çevren dergisinin çıkışını hızlandırmıştır. 1969 yılından itibaren Tan Gazetesinin yayımlanmaya başlamasıyla, 1973'te Çevren dergisinin devreye girmesiyle, bundan yaklaşık bir yıl sonra da kitap yayımlama etkinliğine geçmesiyle bu edebiyat da bir kimlik arayışının gündeme geldiği görülmüştür. Hemen sonra Kuş çocuk dergisinin çıkışı, edebiyatın çocuk dalı (türü) konusunda da büyük başarı sağlamıştır.
Zamanla Çığ adlı edebiyat-sanat dergisinin çıkmasıyla sözkonusu edebiyat, 400'e yakın telif kitabı yayımlayan 35 ad yapmış yazar ve şairiyle Türkiye'de de tanınmaya ve saygı ile takdir edilmeye başlamış, yıkılmaz köprülerin kurulmasına neden olmuştur. Prizren'de Bay, Mamuşa'da Sofra ve gene Prizren'de Türkçem gibi dergilerin günyüzü görmelerinden sonra, edebiyat, kendine özgü bir aşamayla Balkan Türk Edebiyatları'na öncülük yapabilecek kadar görkemleşmiştir.
Tüm bu gerçek bilgiler, NATO saldırısına, Kosova'da savaşın patlak vermesine dek geçerliydi. Çünkü ondan sonra andığımız gazete ve dergilerin yüzde doksanı çıkamaz oldu. Bugün de çıkıp çıkmayacakları soru işaretinde. Sistemli bir şekilde çıkan haftalık gazete ve aylık dergiler olmadan, elbette ki sözkonusu 55 yıllık çağdaş Yugoslavya (Kosova) Türk Edebiyatı'nın geleceği büyük bir soru işaretinde kalmış bulunuyor. Bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri, Yugoslav Türklerine ve 55 yıllık edebiyatlarına elden gelen gayreti sunmazlarsa, sözkonusu edebiyatın yerinde yeller esmiş ve 55 yıllık bir tarih maziye karışmış olacak.
Bundan büyük trajedi düşünülemez inancındayım.
Bu yazının asıl amacı, 55 yıllık çağdaş Yugoslavya (Kosova) Türk Edebiyatı'ndan kısaca bilgiler vermek, sizleri tanıtmaktı.
Savaşın yarattığı acı olaylar nedeniyle sözkonusu Edebiyat'ın maziye karışıp karışmayacağı korkusunu da belli etmekte, bu konudan sizleri haberdar etmekte yarar gördüm.