Giderek küreselleşen dünyanın sunduğu yeni fırsatlar ortamında, Türkiye, dış politika gündemini, ülkenin zengin ve çok yönlü dış ilişkilerini ve bağlarını yansıtacak şekilde genişletmektedir.
Bu anlayışla Türkiye, Afrika ve özellikle Kara Afrika ülkeleriyle ilişkilerine daha kapsamlı bir nitelik kazandırmak amacıyla Afrika'ya açılım politikasını uygulamaya geçirmiş bulunmaktadır. Bu politika çerçevesinde, Afrika ülkeleriyle uzun süredir potansiyelin çok altında kalan ilişkilerimizin çeşitlendirilerek geliştirilmesi ve arzu edilen düzeye yükseltilmesi hedeflenmektedir. Türkiye'nin uygulamaya koyduğu bu politikaya Afrika ülkelerinden de olumlu karşılık gelmesi memnuniyet vericidir.
Türkiye'nin Afrika ülkeleriyle ilişkileri yüzyıllar öncesine dayanmaktadır; bu ülkelerin çoğuyla tarihi ve kültürel bağlarımız bulunmaktadır. Bu bağlar, Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ilişkilerin ve işbirliğinin siyasi, ekonomik, ticari ve kültürel alanlarda daha ileri düzeylere taşınması doğrultusunda uygun bir zemin oluşturmaktadır. Esasen, bazı Afrika ülkeleriyle halihazırda ikili düzeyde ilişkiler sürdürülmekte ve Birleşmiş Milletler ile İslam Konferansı Örgütü gibi uluslararası kuruluşlarda yakın bir işbirliği yapılmaktadır.
53 bağımsız devletin bulunduğu Afrika'yla özellikle ekonomik alandaki ilişkilerin çeşitlendirilmesi, gelişen Türk sanayiine yeni pazarlar bulunmasına ve Türkiye'nin dünya ticaretindeki payını arttırmasına da hizmet edecektir.
Afrika'ya açılım politikamız çerçevesinde, başlangıçtan bu yana, ilgili ülkelerle siyasi temaslarda bulunmak ve işbirliği olanaklarını ele almak üzere karşılıklı heyet ziyaretlerine önem verilmiştir. Teknik düzeydeki bu temaslara ek olarak, üst düzey ziyaretler de ilişkilerimizin pekiştirilmesine katkıda bulunmaktadır.
Bu çerçevede, Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in 2000 yılının Şubat ayında Fas'ı, Mart ayında Tunus'u ve son olarak da bu ay Cezayir'i ziyaretleri, ikili işbirliği konularının somut şekilde ele alınmasına olanak tanımıştır. Sözkonusu ziyaretlerin ardından, Çad Cumhurbaşkanı'nın 27-30 Nisan tarihleri arasında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in daveti üzerine ülkemize yaptığı ziyaret, Afrika'ya açılım politikamız açısından bir başka önemli adımı oluşturmaktadır.
Afrika ülkeleriyle son zamanlarda yapılan bu üst düzey ziyaretler, ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve işbirliğinin daha da arttırılması yönündeki ortak siyasi iradenin de bir göstergesidir. Türkiye'nin izleyegeldiği çok boyutlu dış politikanın yeni bir vehçesini oluşturan Afrika'ya açılım, bu ortak siyasi irade zemininde ilişkilerin ve işbirliğinin daha da geliştirilmesine ve ileriye görütülmesine önemli katkıda bulunacaktır.