
11/06/2001
ANKARA,
11/06(BYE)--- Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'ne 08-11.6.2001 tarihlerinde ulaşan yabancı basın-yayın organlarında Avrupa
Birliği-Türkiye ilişkileri konusunda şu
hususlar görülmektedir:
AP'nin
(11/06) "Türk Milliyetçiler, AB Üyeliğini Protesto Etti" başlıklı bir haberinde, 5.000
kadar aşırı milliyetçinin, Türkiye'nin
Avrupa Birliği'ne girme yolundaki girişimlerini vatana ihanet şeklinde niteleyerek protesto gösterilerinde bulunduğu bildirilmektedir. Ankara'daki
Tandoğan Meydanı'nda toplanan
protestocuların, Türkiye'nin AB üyesi olması halinde egemenliğinden vazgeçmesi
gerekeceğini ve ulusal kimliğini kaybedeceğini
söylediğinin belirtildiği haberde, Türk bayrakları taşıyan protestocuların "Ya Bağımsızlık Ya Ölüm" ve
"Bayrağını Koru, Devletini Koru,
Ulusal Değerlerini Koru" şeklinde sloganlar
attıkları ifade edilmektedir.
Reuter'in
(08/06) "Türk Yayın Yasası, İnternet Erişimini Yeniden Düzenledi" başlığı altında Anadolu Ajansı'na atfen verdiği haberde, Türkiye'de bu hafta
onaylanan yeni yasanın, internet
üzerindeki kontrollerin kapsamını ilk kez genişlettiği bildirilmektedir.
Parlamento'da kabul edilen değişikliğe göre, radyo ve televizyon yasası ile internet ve diğer elektronik yayın kanallarındaki "yalan ve
hakaretleri" kapsayan mevcut yasaların
kapsamının genişletildiği kaydedilerek haberde, yöneticilerin bu yasayı bir baskı yasası olarak nitelediği ve Avrupa Birliği'ne üye olma arayışındaki
Türkiye'nin imajı üzerinde ters bir
etki yaratabileceği uyarısında bulundukları,
Ankara'nın da, AB ile üyelik
müzakerelerine başlamadan önce, ifade
özgürlüğü üzerindeki kısıtlamaları kaldırmak da dahil olmak üzere,
insan hakları konusundaki zayıf sicilini iyileştirmesinin gerektiği ifade edilmektedir.
Reuter'in
(08/06) "Amerikalı Ermenilerin Duygusal Haç Ziyareti" başlıklı Ayla Jean Yackley'in haberinde, 150 Amerikalı Ermeninin, Türkiye'nin merkezinde,
atalarının 75 yıl önce katledildiği
topraklarda biraraya geldiği; Ermeni ilahilerinin
hüzünlü melodileriyle güçlü duyguların birbirine
karıştığı belirtilmektedir. Türklerin Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş döneminde Ermenilere soykırımda bulundukları yönündeki suçlamalar ABD ve
Fransız meclislerinde gündeme
getirildiği, ancak Türkiye'nin bu tür birşeyin meydana geldiğini reddettiğinin ifade edildiği haberde, Connecticut'tan 65 yaşındaki Kevork
Toroyan'ın, "Bu topraklar hakkında
büyük babamdan çok şey dinledim. Onun hep bahsettiği toprakları görmek için buradayım. Osmanlı döneminde her ne olduysa tarihtir, ancak Türkiye Avrupa'ya
girecekse, bu meseleyi çözmek zorunda
kalacaktır" dediği kaydedilmektedir. Haberde, Ermeni uyuşmazlığının, Türkiye'nin dış ilişkilerinin
zedelenmesine ve Avrupa Birliği'ne katılma çabalarında desteğine ihtiyaç duyduğu bazı ülkelerle
arasının bozulmasına neden olduğuna
dikkat çekilmektedir.
Yunanistan'ın
Sesi Radyosu'nun (08/06) Yunanca yayınında yerverilen "Tsohatzopulos,
Türkiye'ye AB Savunmasıyla İlgili Olarak
Oy Hakkı Verilmesi Konusunda Resmi Bir Öneri Yapılmadığını Açıkladı" başlıklı bir haberde, Yeni Demokrasi Partisi (ND) Başkanı Kostas Karamanlis'in,
hükümeti, Türkiye'nin, Ege ve Kıbrıs'ı,
oluşmakta olan Avrupa savunmasının faaliyet
alanı dışında bırakacak girişimlerde bulunmasına olanak sağlayan "ödün verme taktiği" izlemekle
suçladığı, Ulusal Savunma Bakanı Akis
Tsohatzopulos'un ise, Türkiye'ye, AB
savunmasıyla ilgili olarak oy hakkı verilmesi konusunda herhangi bir resmi öneri yapılmadığını
söylediği kaydedilmektedir.
Tsohatzopulos'un, Brüksel'de yapılan ve Türkiye'nin AB ile savunma konularında ilişkilerinin görüşüldüğü, ancak bir karar alınmayan toplantısından
sonra yaptığı açıklamada, Yunanistan'ın
AB-NATO işbirliği konusunda Nice
kararlarına uyduğunu bildirdiği ve Türkiye'nin, AB üyesi olmadığı halde Avrupa savunmasına katılma
ısrarıyla yarattığı duruma olumlu
yaklaşan senaryoları yalanladığının belirtildiği haberde, Yunanistan'ın, Nice kararlarına ters düşen bir kararı kabul etmeyeceğini açıklayan
Tsohatzopulos'un, birçok AB üyesi ülkenin
de, böyle birşeyi kabul edeceğine inanmadığını vurguladığı ifade edilmektedir.
YUNAN
BASINI
Elefterotipia
gazetesinin (Sol, 08/06) "Atina Geç Tepki Gösteriyor" başlığı altında yayımlanan bir haberinde, Avrupa ordusunun, NATO alt yapısından faydalanarak
Türkiye çevresinde yapacağı
operasyonlarda Türkiye'nin de söz sahibi olması yolunda, NATO müttefikleri tarafından ileri sürülen
bir öneriye hükümetin yeni yeni tepki
göstermeye başladığı, Budapeşte'de yapılan NATO Dışişleri Bakanları toplantısında, söz konusu önerinin gündeme gelmesinden çok daha sonra Dışişleri
Bakanlığı Sözcüsü'nün, "Nice zirvesinde
alınan kararlara uymayan hiçbir öneriyi Yunanistan kabul edemez" dediği belirtilmektedir. Haberde, "Ancak konu, şu anda AB'den çıkmış,
NATO'nun bir iç sorunu haline
dönüşmüştür. Çünkü Türkiye, Amerikalıların ve İngilizlerin desteğini alarak, Avrupa ordusunun NATO'nun alt yapısından faydalanacağı durumlarda,
Avrupa ordusunun karar mekanizmalarında
yeralmayı istemekte ve amacına ulaşmak için
veto tehdidini öne sürmektedir. Asıl önemli sorun ise, AB üyesi ülkeler Nice'te alınan kararlara
uyacaklarını söylemelerine rağmen, NATO
üyesi ülkeler olarak, Türkiye'yi ikna
edecek ve NATO tarafından hazırlanacak bir formül üzerinde uzlaşma eğilimi gösteriyor olmalarıdır" denilmektedir.
RUS
BASINI
Krasnaya
Zvezda gazetesinin (Liberal, 08/06) "Uzlaşmaya Varıldı... Ankara, Avrupa Silahlı Kuvvetlerinin Kurulmasına İtiraz Etmiyor" başlığı altında ve İgor
Dorovskih imzasıyla yayımlanan bir
yazıda, İngiltere, ABD ve Türkiye'nin, Avrupa savunma kuvvetlerinin kurulması yolundaki başlıca engellerden birini kaldıran bir anlaşma hazırladıklar
bildirilmektedir. Yazıda şöyle
denilmektedir: "Ankara, böyle kuvvetlerin kurulmasına kesinlikle karşıydı. Zira Avrupa Birliği, NATO'nun çevik kuvvetlerinin hazır duruma
getirilmesi konusunda bağımsız olarak
karar almaktan yana. Yani AB'nin kararları,
otomatikman NATO birliklerini kapsamış oluyor. Oysa AB üyesi olmayan Türkiye, Avrupa silahlı kuvvetlerinin NATO'nun kontrolünde kalmasını talep
ediyordu. Hazırlanan tasarıya göre
Türkiye, 60 bin askerden oluşacak AB kuvvetlerinin
kurulmasına itirazlarını kaldıracak. Ankara, AB'nin askeri alandaki hareketlerini veto etmeyecek. Öte yandan, AB içinde askeri gücün
kullanılmasıyla ilgili tartışmalarda
Türkiye'ye oy hakkı tanınacaktır. İstanbul'da geçen ay sonunda yapılan gizli görüşmelerde varılan uzlaşma, henüz AB veya Türkiye tarafından
onaylanmamıştır. Fakat diplomatlar,
haziran ortalarına doğru bu konuda mutabakata varılacağını ümit ediyorlar."
KIBRIS
RUM BASINI
Haravgi
gazetesinin (Komünist, 08/06) "Tam Üyeliğin Bütün Zorlukları" başlığı altında ve "Akranis"
rumuzuyla yayımlanan başyazıda,
Kıbrıs'ın AB'ye tam üyeliği ele alınmakta
AB tam üyelik sürecinde belirginleşen problem ve zorlukların neler olduğu irdelenmektedir. Başyazıda, birinci ve başlıca engel ya da zorluğun,
Türklerin Kıbrıs sorunundaki
uzlaşmazlığının, Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasını
engellediği ve Ankara'nın, Kıbrıs sorununun çözüme kavuşturulmasından önce Adanın AB tam üyesi yapılmasına karşı göstereceği tepkinin hiçbir
sınırının olmayacağına dair
açıklamasının olduğu belirtilmektedir. Ciddi
sonuçlar doğurmayacağı inancıyla, çeşitli Avrupalı liderlerin telkinlerini Ankara'nın maalesef pek de ciddiye almadığının görüldüğü, Türkiye'nin kendi AB
tam üyeliğinin nasıl olsa ileri
tarihlere bırakılmış olmasından da yararlanarak
rahat davrandığının belirtildiği başyazıda, Birleşik Amerika'nın da, Türk mantıksızlık ve saçmalamalarını zapturapta alacak yerde, davranışlarıyla
Ankara'nın tutumuna pek de önem
vermediğini gösterdiği, ancak bunun da Türklerin tahrik ve şantaj girişimlerini teşvik etmesi anlamına geldiği kaydedilmektedir. Başyazıda, "Ulusal Konsey ve daha geniş anlamda Lefkoşa ve Atina'nın, bütün
faktörleri ciddiyetle ölçüp tartmaları,
gerekli görülecek planlamalarla atılacak
adımları belirlemeleri, Türklerin her tepkisini imkânsız, en azından tehlikesiz kılmaları gerekmektedir. Özellikle AB'nin hareketlendirilmesini, söz
ve açıklamalarının tonlarını düşük
tutmak suretiyle Türk cüret ve
pervasızlıklarını teşvik etmek yerine,
onu engellemesini sağlamalıyız. Kaldı
ki, Avrupa'nın Türkiye'ye olduğundan çok, Türkiye'nin Avrupa'ya ihtiyacı bulunmaktadır" denilmektedir.
MISIR
BASINI
El-Hakikat
gazetesinin (10/06) "Türk-Ermeni İlişkileri Kızgın Sac Üzerinde" başlığı altında, tarih araştırmacısı ve Mısır'da Ermenilere ait Erif dergisinin genel
yayın yönetmeni Dr. Muhammed Rıfat
El-İmam imzasıyla yayımlanan bir yorumda, sözde Ermeni soykırımı meselesi ve bazı ülkelerin bu sözde soykırımı tanımamaları ya da tanıma yolunda
attıkları adımlar konu
edilmektedir. Yorumda, "İnsani hatta ahlaki boyutu olan Ermeni soykırımını Fransa'nın
tanınmasının gerisinde gerçekte çıkar
hesabı bulunmaktadır. Zira Ermeniler, Fransa'da seçimlerde hesap dengelerinde gözönünde bulundurulması gerekli bir baskı grubu konumundadırlar.
Ayrıca, ülkedeki ekonomik faaliyetlerde
de etkin bir konumdalar. Fransa bu durumdan
korkmaktadır. Fransa, diğer Avrupa ülkeleri gibi, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılmasını arzu etmemektedir. Ayrıca Avrupa ülkeleri, çirkin Osmanlı
mirasıyla Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne
katılmasını engellemek için çalışmaktadırlar. Özellikle Ermeni etnik soykırımı ve Türkiye'nin içinde bulunduğu durum, AB'ye katılmasının önünde
bir engel olarak durmaktadır"
şeklindeki ifadelere yerverilmektedir.