15.03.2004

   

Anasayfa

e-posta


 

            ANKARA, 15/03(BYE)--- Yabancı basın-yayın organlarında  12-14 Mart 2004 tarihlerinde yayımlanan, Türkiye-AB  ilişkilerine yer verilen haber ve yorumlarda şu hususlara  değinilmektedir: 

            ALMANYA BASINI: 

            Financial Times Deutschland gazetesinde (12/03)  "Schröder AB Anayasası'ndan Umutlu" başlığı altında ve  Romanus Otte imzasıyla yayımlanan yazının ilgili bölümünde,  Şansölye Schröder ve Hollanda Başbakanı Balkenende'nin,  İrlandalıların AB Anayasası'nda çifte çoğunluk konusunda  uzlaşı sağlanması için gösterdiği çabaları övdükleri ve  Türkiye ile katılım müzakereleri konusunda olumlu  konuştukları, ancak reformların uygulanıp uygulanmadığının  AB Komisyonu tarafından iyice incelenmesi gerektiğini  belirttikleri ifade edilmektedir. Berlin'de Başbakan  Schröder ile görüşen Hollanda Başbakanı Balkenende'nin,  Almanya'da yoğun bir şekilde tartışılan, Türkiye'nin AB  üyeliği konusunda oldukça temkinli konuşarak, Türkiye'de  çok sayıda reformun yapıldığını, ancak önce bunların nasıl  uygulandığının görülmesi gerektiğini söyleyerek,  "Türkiye'nin bu anlamda, daha yapması gereken çok şey var"  dediği aktarılan yazıda, bunun üzerine Başbakan Schröder'in,  AB'nin yıl sonunda Komisyon'un önerileri doğrultusunda,  Türkiye ile müzakerelerin başlatılıp başlatılmayacağını  "çok iyi inceleyeceğine" işaret ederek, bunda reformların  uygulanıp uygulanmadığı sorusunun çok önemli olacağını  belirtmekle birlikte, "Türkiye'nin bunu başarma şansının  yüksek olduğu" şeklindeki değerlendirmesini tekrarladığı  kaydedilmektedir.

            Financial Times Deutschland gazetesinde (12/03)  "Türkler Berlin'de, Ülkelerinin AB Üyeliği İçin Reklam  Yapıyor" başlığı altında ve Nicola Liebert imzasıyla  yayımlanan bir yazıda, Türk milletvekilleri ve  girişimcilerinin, şu sıralar Berlin'de, Türkiye'nin AB'ye  tam üyeliği için destek arayışında oldukları  belirtilmektedir. Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği'nin   onur başkanı ve işadamı Bülent Eczacıbaşı'nın, CDU Başkanı  Angela Merkel'in önerdiği ayrıcalıklı ortaklığı reddederek,  "bunun zaten var olan Ortaklık Anlaşması'nın ilerisine  gitmeyeceğini" belirttiği ifade edilen yazıda, Türkiye'nin,  2002 yılında Kopenhag'daki AB zirvesinde kararlaştırılan  demokrasi, hukuk devleti ve insan haklarını içeren üyelik  kriterlerini yerine getireceğinden şüphe duymadığını  belirten Eczacıbaşı grubunun Denetim Kurulu Başkanı  Eczacıbaşı'nın, "Başbakan Erdoğan yönetimindeki hükümet,  şimdiye kadar iyi bir çalışma yaptı. Avrupa kamuoyunda  modern Türkiye hakkında bilgi eksikliği var" dediği  aktarılmaktadır. Türkiye ile birlikte AB'nin büyük bir  pazar kazanacağını belirten Eczacıbaşı'nın, "Türkiye diğer  Avrupa ülkelerinde eksik olan, genç ve dinamik bir işgücü  potansiyeline sahiptir" şeklindeki ifadesine yer verilen  yazıda, Eczacıbaşı'nın, Türkiye'de kimsenin cömert  sübvansiyonlar beklemediğini söyleyerek, ekonomik  avantajlardan  ziyade, Doğu ve Batı arasındaki uzlaşmayı  vurgulayarak, "Bu, sadece Türkiye'nin Batı dünyasına  entegrasyonu ile sağlanabilir. Bu sayede AB, gerçek bir  dünya gücü olur" diye eklediği ve müzakerelerin  başlatılmaması halinde bu seçeneğin kaybolacağını  belirterek, "Böyle bir geri çevirme, kapıların tamamen  kapanmasına yol açar" uyarısında bulunduğu kaydedilmektedir.  

            AVUSTURYA BASINI: 

            Die Presse gazetesinde (13/03) "Bartenstein Türkiye'ye  Karşı" başlığı altında yayımlanan bir haberde, Ekonomi ve  Çalışma Bakanı Martin Bartenstein'in yaptığı bir konuşmada,  "Çalışma Bakanı olarak, Türkiye'nin AB'ye tam üye olmasını  ve buna bağlı olarak işgücünün serbest dolaşımını hiçbir  şekilde tahayyül edemeyeceğini" söylediği belirtilmektedir.  Haberde, Bartenstein'in, Türkiye'nin AB'ye alınması halinde,   "birkaç milyon Türk'ün" Avrupa Birliği'nde çalışmak   isteyeceğini belirterek, Türkiye'nin katılımının "uzun bir  süre daha gerçekçi bir yaklaşım" olmadığını belirterek, AB   Komisyonu'ndan da bunun açıklığa kavuşturulmasını istediği kaydedilmektedir.

            Neue Kronen Zeitung'da (13/03) "AB'ye Girmek İsteyen  Türkiye... Kim Haklı?... Hassas Konu Avrupa'yı Rahat  Bırakmıyor" başlığı altında ve Kurt Seinitz imzasıyla  yayımlanan bir yazıda, AB'nin üye sayısını 15'ten 25'e  çıkararak muazzam bir şekilde genişlemesinin ve buna bağlı  olarak çektiği "hazım zorluğunun" insanların güvenini  sarsması sonucunun, birdenbire korkulacak başka bir konunun  ön plana çıktığı, bunun da Türkiye'nin AB'nin kapılarını  zorlaması olduğu belirtilmektedir. Türkiye'nin AB üyeliği  konusundaki endişelerinin, "AB Türkiye'nin katılımını  kaldıracak güçte değil" noktasında birleştiği vurgulanan  yazıda, Türkiye'nin AB'ye katılım arzusunun lehinde ve  aleyhindeki görüşlerin, duyguları kızıştırdığı ve az çok  sağlam argümanlar ormanında kaybolduğu ve bu konudaki  tartışmaya katılmak isteyenlerin bir rehbere ihtiyacı  olduğu kaydedilmektedir. Yazıda, "Türkiye'ye ilişkin  tartışmanın neden bu kadar acil yapılması gerekiyor?",  AB hangi sınırlara kadar genişletilmeli ya da  genişletilebilir?", "AB en azından giriş müzakerelerine  başlamalı mı?", "Giriş müzakereleri ne zaman AB üyeliği  ile sonuçlanacak?", "Türkiye'nin AB içindeki ağırlığı ne  olacak?", "AB üyeliğinin maliyeti ne kadar olacak?",  "Türkiye, ekonomik gelişme seviyesi açısından ne kadar   geride kalıyor?", "Türkiye'ye verilecek 'hayır' cevabının  sonucu ne olur?" sorularına cevap aranmakta ve "Türkiye şu  anda, son 50 yılın en istikrarlı ve demokratik hükümetine  sahip. Avrupa'ya yönelik, modernleşme rotasında İslamcı  bir hükümet, eşi görülmemiş birşey. Bu, hem militan  İslamcıları hem de Türk milliyetçileri kızdırıyor.  Bunlar, Türkiye'nin Avrupalılaşmasını terörle sabote etmek  istiyorlar. Hükümetin ayakta kalması, Avrupa çizgisinin  başarısına bağlı. AB bir ikilem ile karşı karşıya"  denilmektedir. 

            BELÇİKA BASINI:           

            Merkezi Brüksel'de bulunan ve Avrupa Parlamentosu'ndaki  bir grupla işbirliği içinde çalışan bağımsız haber sitesi  Euobserver'ın internet sayfasında (12/03) "Türk Ordusu AB  Yanlısı Vatandaşlarını Gözetliyor" başlığı altında ve Honor  Mahony imzasıyla yer alan makalede, Türk askeri istihbarat  servisinin "ayrılıkçı" eğilimler gösteren kişilere ait bilgi  toplanması çağrısında bulunduğuna dair haberin Türkiye'deki  bir gazetede yer almasının ardından tam bir karmaşa yaşandığı belirtilmektedir. Hürriyet gazetesinin 10 Mart tarihli  sayısında yer alan haberde, ordunun, azınlık gruplarıyla  beraber, özellikle AB ve ABD sempatizanlarının da yakın  takibe alınması tavsiyesinde bulunduğunun belirtildiği ifade  edilen makalede, Hürriyet gazetesinde yer alan haberde  ayrıca, istihbarat raporlarında, kendilerini ulusal  değerlerin dışında ve üstünde gören AB ve ABD yanlısı  kişilerin de yer almasının gerektiği ifade edildiği  kaydedilmektedir.             

 

          ESKI SAYILAR