ANKARA,
09/09(BYE)--- Dış basında Türkiye ile AB arasındaki ilişkilere değinen
08 Eylül 2005 tarihli haber ve yorumlardan yapılan alıntılar aşağıda
sunulmaktadır:
ABD BASINI:
AP: "İngiltere Dışişleri Bakanı:
Türkiye-AB Müzakereleri Kıbrıs Sorununa Rağmen Planlandığı Gibi
Gerçekleşmeli": "İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw, Türkiye'nin
Kıbrıs'ı tanımayı reddetmesine rağmen Ankara ile Avrupa Birliği'ne
katılım müzakerelerinin planlandığı gibi önümüzdeki ay başlaması
gerektiğini söyledi. Straw, Kamu Siyaseti Araştırmaları Enstitüsü'nde
yaptığı konuşmada, 'Sorunların çözümlenmesi için Birliğin gücüne
inanmalıyız' dedi. Hükümeti Türkiye'nin AB girişimine güçlü destek veren
Straw, 'Türk Hükümeti'nin, Gümrük Birliği Protokolü'nü imzalamasının
Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanıması anlamına gelmediğini bildiren ayrı bir
deklarasyon yayımlamayı gerekli görmemesini tercih ederdim' dedi. Straw,
terörle savaşta Batı'ya verdiği destek dolayısıyla Türkiye'yi övdü ve
Ankara ile AB üyelik müzakerelerinin başlamasının, Irak'ta ABD ve
İngiliz güçleriyle çatışanlar da dahil olmak üzere, dünya çapında
Müslüman aşırılık yanlılarına önemli bir mesaj taşıyacağını belirtti."
(Thomas Wagner, 08/09)
Amerika'nın Sesi Radyosu:
"AB Türkiye Konusunda Uzlaşamıyor": "AB, Türkiye'nin Kıbrıs konusunda
yaptığı deklarasyona verilecek yanıtı masaya yatırdı. AB dışişleri
bakanlarının geçtiğimiz hafta Newport'ta genel unsurları konusunda belli
bir uzlaşıya vardığı karşı deklarasyonda tartışmalar, tanıma ve ek
protokolün uygulanması unsurlarına odaklandı. Newport'ta gündeme
getirilen deklarasyon unsurları arasında, 'AB, mümkün olan en kısa
sürede Türkiye'nin tüm birlik üyeleriyle ilişkilerinin hukuken
normalleştirilmesine büyük önem veriyor' yönünde bir ifade vardı. Dönem
Başkanı İngiltere'nin AB Daimi Temsilciler Komitesine (COREPER) sunduğu
taslak metinde bu ifadelere yer verilmedi." (Güven Özalp, 08/09)
ALMANYA BASINI:
Almanya'nın Sesi Radyosu: "Alman
Meclisi'nde Yine Türkiye Tartışıldı": Almanya Federal Meclisi'nin genel
seçim öncesindeki son genel kurul toplantısında yine Türkiye'nin
Avrupa'ya aidiyeti tartışıldı. Almanya Federal Meclisi, genel seçim
öncesinde son kez iktidarla muhalefet arasındaki söz dalaşına sahne
oldu. Pazar günü televizyon düellosunda kozlarını paylaşan Başbakan
Schröder ve muhalefet lideri Merkel, Meclis Genel Kurulu'nda,
birbirlerine kişisel suçlamalara varan sert eleştiriler yönelttiler. Dış
politikanın en ateşli konusu yine Türkiye idi. Başbakan Schröder,
konuşmasının dış politika bölümünde Türkiye konusuna değinmezken, Angela
Merkel konuşmasında, hükümeti Türkiye konusunda sorumsuzca davranmakla
suçladı. Avrupa halkının, AB'nin sınırlarının tam olarak tanımlanmaması
nedeniyle tedirginlik duyduğunu belirten Merkel, Türkiye'nin tam
üyeliğinin AB için yanlış olduğu fikrinden dönmeyeceğini açıklayarak
imtiyazlı ortaklık fikrini savunmayı sürdürdü." (08/09)
AVUSTURYA BASINI:
Kronen Zeitung: "Aman Hırvatistan
Olmasın": "Genişleye genişleye artık şekilsiz bir hale gelen AB'ye
herkes katılıyor da, yalnız Hırvatistan katılamıyor. AB içindeki bin bir
saçmalık arasında, yüzyıllık bir Avrupa geleneğine sahip olan
Hırvatistan'a son derece haksızlık edildiği kimsenin dikkatini çekmiyor.
(…) Avusturya küçük bir ülke ve 'büyüklerin' sözünün geçtiği AB'de pek
nüfuz sahibi değil. Avusturya'nın şu sıralar izlediği çizgi;
Hırvatistan'a evet, Türkiye'ye hayır. Bu çizgiyi ettirmemiz şimdilik
beklenemez. AB ülkelerinde yapılan anketlere göre, gerçi ankete
katılanların yüzde 70'i Avusturya ile aynı görüşte, ama AB'de halkın
görüşünün beş para etmediğini gayet iyi biliyoruz. Tabii ki Türkiye'nin
küçük komşumuz Hırvatistan'dan çok daha fazla ağırlığı var.
Hırvatistan'ın Lahey ile işbirliği yapmaması, cezalandırılması için
yeterli bir neden olarak görülüyor. Buna karşın Türkiye adındaki dev çok
daha yükseklere sıçrayabiliyor." (Günter Nenning, 08/09)
FRANSA BASINI:
AFP: "Washington AB'yi, Türkiye ile
Üyelik Müzakerelerini Başlatmaya Çağırdı": "Amerikalı üst düzey bir
yetkili, Ankara'nın Kıbrıs'ı tanımayı reddettiğini yinelemesine bağlı
bazı sorunlar olmasına rağmen, AB'yi, Türkiye ile öngörüldüğü üzere 3
Ekim'de üyelik müzakerelerini başlatmaya çağırdı. Brüksel'de AB
temsilcileri ile yaptığı bir görüşmenin ardından ABD'nin Asya ve Avrupa
İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Kurt Volker
yaptığı açıklamada, 'Türkiye ile üyelik müzakerelerinin öngörülen
tarihte başlatılması, AB'nin çıkarınadır, Türkiye'nin çıkarınadır ve
bizim çıkarımızadır' dedi." (08/09)
İNGİLTERE BASINI:
Reuter: "AB Ülkeleri Türkiye'ye Kıbrıs
Konusunda Verilecek Cevaba Dair Bir Anlaşmaya Varamadılar": "AB
ülkeleri, Türkiye'nin Kıbrıs'ı tanımayı reddetmesine karşı verilecek bir
cevap konusunda anlaşmaya varamadılar, ancak Ankara'nın Birliğe katılma
girişimine zarar verebilecek meseleyi çözümlemek için görüşmelerde
bulunmaya devam edecekler. AB diplomatları, Kıbrıs konusundaki
anlaşmazlığın, üyelik müzakerelerinin 3 Ekim'de başlamasını
engellemeyeceğini, ancak görüşmeler başladıktan sonra kesintiye
uğramasına neden olabileceğini belirttiler. İngiltere tarafından
dolaştırılan bir taslak deklarasyonda, Türkiye'nin AB'ye üye ülkeler
arasında ayırım yapmaksızın Gümrük Birliği'ni uygulamak zorunda olduğu
ve Brüksel'in Ankara'nın yükümlülüklerini yerine getirmesini gelecek yıl
inceleyeceği ifade ediliyordu." (Paul Taylor, 08/09)
İTALYA BASINI:
Adnkronos: "AB-Türkiye... Romano Prodi:
Kamuoylarının Birbirine Yaklaştırılması Süreci Diyaloga Eşlik Etsin":
"BM Halklar Asamblesine katılmak üzere İtalya'nın Perugia kentine giden
Romano Prodi, Türkiye'nin AB'ye katılımına da değinerek, 'Avrupa
kamuoyunun bir anlamda sakinleştirilmesi ve de Türk kamuoyunun
yakınlaştırılması süreçlerinin, Türkiye ile diyaloga eşlik etmesi
gerekir' dedi." (08/09)
RUSYA BASINI:
Kommersant: "Estonya, Türkiye'nin AB'ye
Katılma Çabalarını Destekliyor": "Türkiye'de bulunan Estonya
Cumhurbaşkanı Arnold Rüütel, Türkiye'nin AB'ye katılma çabalarını
desteklediklerinin altını çizdi. Cumhurbaşkanı Rüütel, 'Estonya,
Türkiye'nin AB'ye katılma çabalarını destekliyor. Estonya, AB üyelik
müzakerelerinin başlatılmasını hak eden Türkiye'ye kendi birikimleriyle
yardım etmeye hazırdır. Türkiye, üyelik müzakerelerinin başlatılması
için gerekli olan şartları yerine getirdi. Bu görüşmeler, Estonya dahil
AB'ye katılan hiçbir ülke için kolay olmamıştır. O yüzden biz, reform ve
katılım açısından edindiğimiz kendi tecrübelerimizi Türkiye ile
paylaşmaya hazırız' dedi." (08/09)
YUNANİSTAN BASINI:
Kathimerini: "Euro-Türk Paradoksu":
"AB'nin aksine Türkiye, Birliğin tam bir üyesi karşısında ayrıcalıklı
muamelenin devamında ısrar eden hakim bir sınıfa sahip geleneksel bir
güçtür.Bazı Birlik hükümetlerinin Kıbrıs için yüzeysel ilgilerinin,
(kamuoyunun baskısıyla) Türkiye'yi AB bünyesine kabul etmek yönündeki
isteksizliklerine bağlı olduğunu, Ankara'nın hakim sınıfı fark etmeyecek
kadar saf değildir. Böylece devamlı güçlenen bir tutumun çürütülmesi
çabalarında Ankara birçok şekilde sıralı tezler ileri sürüyor: Türkiye
kendi içinde zıt politika izlemesine rağmen, AB'yi kendisini bünyesine
kabul ederek evrenselleşmeye ilişkin çağdaş tutumla ayak uydurmaya ve
'farklılıkla' (etnik, siyasi ve dini) uzlaşmaya teşvik ediyor. (…)
Türkiye, Birliğe katılımının, AB görüntüsünün 1 milyar 500 milyon
Müslüman üzerindeki olumlu sonuçlarını övmesine karşın, bazı
İslamcıların köktenciliği öyle bir dereceye ulaştı ki bu tür simgelerle
yatıştırılamayacak halde. Ancak, yukarıdaki tezler bütün çekincelere
rağmen taslaktır ve mutlaka AB'nin birçok üye devletinin hükümetlerinde
yankı yaratacaktır." (Kostas İordanidis, 08/09)
-
-
ESKİ SAYILAR