19.04.2006

   

Anasayfa

e-posta


 

ANKARA, 19/04(BYE)--- Dış basında Türkiye ile AB arasındaki ilişkilere değinen 18 Nisan 2006 tarihli  haber ve yorumlardan yapılan alıntılar aşağıda sunulmaktadır:

 

            AVUSTURYA BASINI:

 

            Der Standard: "Ankara için AB Testi": "İstanbul'un sıradan bir semtinde bir çöp bidonuna yine bomba kondu. 30 yaralı var. Boğaz'daki şehirde son bombalı saldırı bundan iki hafta önceydi. Anlaşılan korkunun devam etmesi isteniyor. Ama bu kimin işine yarıyor? Patlayıcının niteliği, 'Kürdistan Özgürlük Şahinleri' -Kürt militanlardan oluşan- bir gruba işaret ediyor. Özgürlük Şahinleri büyük bir olasılıkla PKK'nın bir parçası. Bunlar Türk yönetimini, geçtiğimiz haftalarda, eskisine benzer tepkiler vermeye sürüklemeyi başardı. Ordu ülkenin güneydoğusundaki muhtemel PKK savaşçılarına karşı acımasız bir tavır takındı. Avrupa Parlamentosu ile AB Komisyonu bunu derhal eleştirdi. Bu, yalnız PKK'nın değil, Türkiye'nin AB'ye katılımını engellemek isteyen diğer güçlerin de işine gelebilir, çünkü Türk yönetiminin Kürt sorunu karşısında nasıl davrandığı, ülkenin AB olgunluğunu gösterecek en önemli testlerden biri olacak. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan saldırılar sonucu iki ateş arasında kaldı. Türk milliyetçileri kızdırmak istemiyorsa, militan Kürtlere karşı sert bir tutum takınması, öte yandan da Kürt bölgelerinde büyük çabalar sonucu elde edilen istikrarı ve demokratik reformları tehlikeye düşürmemesi gerekiyor."  (Adelheid Wölfl, 18/04)

 

            AZERBAYCAN BASINI:

 

            Azadlık: "Polonya, Türkiye'nin AB Üyeliğini Destekleyecek": "Türkiye'ye ziyarette bulunan Polonya Dışişleri Bakanı Stefan Meller, ülkesinin, Ankara'nın AB'ye üyeliğini desteklediğini ve desteklemeye devam edeceğini açıkladı. Dışişleri Bakanı Meller, aynı zamanda, AB'nin, diğer aday ülkelere uyguladığı hususların Türkiye'ye de aynı şekilde uygulaması gerektiğini belirtti. 2005 yılının ekim ayında AB'ye üyelik müzakerelerine başlayan Türkiye'ye en büyük talep, ülkenin insan hakları durumuyla ilgili." (18/04)

 

            YUNANİSTAN BASINI:

 

            Elefterotipia: "Türk-Yunan İlişkileri: Diplomatik Soğukluk, Ekonomik Sıcaklık": "Türk-Yunan ilişkilerinin donması, Kıbrıs sorunundaki çıkmazdan ileri geliyor. Başbakan, Türkiye hakkında soğuk savaş retoriği uygulayan Lefkoşa ile çatışmaya girip Ankara'ya karşı politik açılımlar yaparak riske atılmak niyetinde değil. Diğer taraftan, çok iyi haber alan bir diplomatik kaynağa göre Karamanlis, Türkiye'nin yöneliminin 23'e karşı 2 oyla bloke edilemeyeceğini Papadopulos'a açıkça ifade etti. Diğer bir deyişle, Karamanlis, Türkiye'ye açılımdan korktuğu kadar bir krizden de o kadar korkuyor. Karamanlis'in, Türk-Yunan ilişkilerinin tamamen normalleşmesi taraftarı olduğu açıkça belli. Karamanlis, siyasi inisiyatifler almamakla beraber, iki ülke ilişkilerinin ekonomik alanda gelişmesini cesaretlendiriyor. Finansbank'ın yüzde 45'inin 2.3 milyar avro karşılığında Ethniki Bank tarafından satın alınması Başbakanın onayı olmadan gerçekleşemezdi. Türkiye'nin istikrarına güvenmeyen hiçbir başbakan da böyle bir sorumluluk alamazdı. Dolayısıyla, önceden ilan edilen ekim ayında AB-Türkiye krizi gerçekleşmeyecek, hiç olmazsa Yunanistan'ın sebebiyetinden dolayı. Yunanistan'la olan bu durum, tüm AB için de geçerli. Resmi istatistiklere göre, Avrupa alanında yükselen pazarlar arasında Türkiye yabancı yatırımlarda ilk sırada bulunuyor. 2005 sonuna kadar Türkiye'de 9.684 yabancı şirket faaliyet gösterdi ve 2001 yabancı yatırımcı Türk şirketlerle ortaklık kurdu. Toplam 11.685 yabancı şirket (bunlardan 227'si Yunan sermayeli) Türkiye'de, hizmet, sanayi ve toptan-perakende ticaret vb. alanlarda iş yapıyor. Bu yatırımlar, ülkede ekonomik ve siyasi istikrarı garanti ediyor ve Türkiye-AB ayrılmasını olanaksız kılıyor. Ne AB risk alabilir, ne de Türkiye bu tür bir krize dayanabilir. Kıbrıs sorununun artık ABD ajandasında bulunmaması da tesadüf değil. Kıbrıs sorunu, Türk-Yunan ilişkilerini ve Türkiye'nin AB yönelimini etkilediği derecede problemdi. Bu engel Nisan 2004'ten sonra büyük ölçüde yok olmaya başladı; Türkiye için en sancısız şekilde." (Makarios Drusiotis, 18/04)

            Yunanistan Radyo-TV Kurumu: "Hükümet Komitesine Dış Politika Konularında Bilgi": "Başbakan Kostas Karamanlis başkanlığında Atina'da toplanan hükümet komitesinin odak noktasında, Yunanistan'ın dış politika konuları vardı. Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni, toplantıdan sonra yaptığı açıklamada, hükümet komitesi üyelerine, Kıbrıs sorunu, batı Balkanlar, ABD ile ilişkiler, Türk-Yunan ilişkileri ve Türkiye'nin AB üyelik süreci hakkında bilgi verdiğini söyledi. Bakoyanni, Yunanistan'ın, Türkiye'nin AB karşısında üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmesi koşuluyla Avrupa beklentisinden yana tavır koyduğu için, Türkiye'nin AB üyelik süreci konusundaki tutumunun gayet açık olduğunu yineledi. Bakoyanni, Türkiye'nin AB'ye girmek için yapması gereken değişikliklerin, Türk halkının da yararına olacağını vurguladı." (17/04) 

 

 
ESKİ SAYILAR