ANKARA, 25/04(BYE)---
Dış basında Türkiye ile AB
arasındaki ilişkilere değinen
24 Nisan 2006 tarihli haber ve yorumlardan yapılan alıntılar aşağıda
sunulmaktadır:
ABD BASINI:
Amerika'nın Sesi
Radyosu: "Babacan: Ekonomimiz Şoklara Karşı Daha Dayanıklı":
"(…)
SORU: Türkiye'nin
AB sürecinde Başmüzakereci olan Ali Babacan, bu konudaki soruları
yanıtladı. Babacan AB üyeliği konusunda Amerika'nın Türkiye'ye verdiği
destekten ve gösterdiği ilgiden dolayı memnun olduklarını söyledi.
BABACAN: ABD,
işin ta başından bu yana Türkiye'nin AB sürecini destekleyen bir ülke.
Gerçekten, bu sürecin her aşamasında, etkin bir şekilde açık
desteklerini ortaya koydular. Böylesine önemli ve güçlü bir ülkenin
Türkiye'nin bu sürecini destekliyor olması, arkasında duruyor olması, bizim
için de, bölge için de, hatta AB'nin kendisi için de güzel bir şey
olduğunu düşünüyoruz açıkçası.
SORU: Türkiye'nin
AB sürecine bağlı olduğunu söyleyen Babacan, reformların devam
edeceğini ve uygulamaya ağırlık verileceğini söyledi.
BABACAN: Şu anda
gönül rahatlığıyla uygulamada da mükemmeliz diyemiyoruz. Dolayısıyla
uygulamada çıkan aksaklıkların giderilmesi gerekiyor. Bizim tarafta
herhangi bir gevşeme, yavaşlama, soğuma kesinlikle yok. Biz ne makro-ekonomik
politikalarımızdan zerre kadar taviz vereceğiz, ne de Türkiye'nin bu
demokratikleşme sürecinden, AB sürecinden taviz vereceğiz. Bu iki
alanda da doğru bildiğimiz yolda ısrarla, inatla, sabırla devam
edeceğiz." (Barış Ornarlı imzasıyla Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı ve
AB Başmüzakerecisi Ali Babacan ile yapılan mülakat, 24/04)
The Washington Times: "Rice,
Yunan ve Kürt Konularıyla Karşılaşacak": "Türkiye'ye yapacağı bir
günlük ziyaretinde ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ı, huzursuz
durumdaki Kürtler tarafından daha fazla katliam yapılacağı tehditleri
ve İslam'ın rolü konusundaki giderek tırmanan kavga karşılayacak.
Deneyimli diplomatlar, Washington'da belirlenmiş gündem ne olursa
olsun, Rice'ın, Türkiye ile Yunanistan arasında yıllardır kayda değer
bir değişiklik göstermeyen problemlere dair tartışmalardan
kaçınamayacağını belirtiyorlar. Rice'ın uğrayacağı Yunanistan'dan,
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girebilmesi için gerçekleştirmesi
gereken reformların yavaşlığına ve ABD'nin bölgedeki politikalarına
karşı gösteri yapılacağı tehditlerine dair bir uyarı geldi. Batılı
diplomatlar, Yunanistan ile Türkiye arasında artan gerginliğe,
Türkiye'nin giderek tırmanan etnik ve dinsel krizlerine ve Türkiye'nin
AB katılım sürecinde karşılaştığı güçlüklere işaret ederek, Rice'ın
misyonunun hassas yapısını vurguluyorlar. Yunan Dışişleri Bakanlığı
Sözcüsü Yorgos Koumoutsakos, 'Türkiye'nin reform yorgunluğu yaşadığına
dair AB'de genel bir görüş var.' diyor." (Andrew
Borowiec, 24/04)
ALMANYA BASINI:
Der Tagesspiegel:
"Kapı Türkiye'ye Açık Kalmak Zorunda": "Yeşiller Partisi Eşbaşkanı
Claudia Roth, Türkiye'nin AB perspektifinin kalıcı kılınması gerektiği
konusunda uyardı. Türkiye'ye gerçekleştirdiği bir haftalık ziyaretin
ardından gazetemize açıklama yapan Claudia Roth, 'Üyelik sürecinde
Ankara karşıtı rüzgar ne kadar güçlü eserse, Türkiye'deki milliyetçiler
ve Avrupa karşıtı kuvvetler de o denli güçlenecektir.' diye konuştu.
Ankara'da Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşen Roth,
buluşma sırasında, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olan CSU lideri ve
Bavyera Başbakanı Edmund Stoiber'e atıf yaptı. Daha önce gerçekleştirdiği
Türkiye ziyaretlerine kıyasla geçtiğimiz haftaki görüşmelerde,
toplumsal atmosferde genel anlamda bir gerginliğin hissedildiğini
söyleyen Yeşiller partili politikacı, 'Milliyetçi hava ve milliyetçilik
propagandasında artış var.' diye konuştu." (23/04)
KIBRIS RUM
BASINI:
Simerini: "Krizler":
"Bugün Türkiye'de -Kürt sorununun alevlenmesi, Sezer ile Erdoğan
arasında artan gerginlik ve Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde,
müktesebata uyumunun değerlendirilmesiyle ilgili olarak pek iyi sonuçlar
getirmeyecek olan muhtemel bir kriz ve ABD ile ilişkilerde, ABD'nin
bölgedeki tercihleri nedeniyle Türkiye-ABD stratejik ortaklığının
gözden geçirilmesi gibi- çevrilen tüm entrikalar; Türk Yunan
ilişkilerinde ve Kıbrıs sorununda, umulmadık sonuçlar yaratacak olan
bir krizin haberini veriyor. Erdoğan'ın, yandaşlarına ve yandaşlarının
sahip oldukları zıt eğilimlere bağlı olması ile AB ve Müslüman dünya
arasında ince bir ipin üzerinde cambazlık yaparak, gürültülü bir
şekilde müktesebata uyum sağlamayı becerememesi; Avrupalıların, birbiri
ardına, Türkiye'ye sözde çağdaşlaşma, Avrupalılaşma, demokratikleşme
ve uyum yönünde gösterdiği çabalara verdikleri desteği geri çekmelerine
neden oldu. Bu, gelmekte olan krizi daha da belirgin kılıyor. Türkiye'deki
askerler, demokratikleşmeye istekli değiller ve Avrupalılaşmak, gücün
halktan alınması anlamına geliyor. Ancak, gücün askerden alındığı kesin
olarak addedildiğine göre, asker, herhangi bir çağdaş siyasi kültür
uygulamasına izin vermeyecek ve Avrupalı olamayacaktır." (Uranios
Yoannidis, 22/04)
YUNANİSTAN
BASINI:
Alpha TV: "Yunanistan
Cumhurbaşkanı'ndan Türkiye ve AB'ye Mesaj": "Cumhurbaşkanı Karolos
Papulias, Türkiye ve AB'ye sert mesaj gönderdi. 4. Kolordu Komutanı
tarafından onuruna verilen yemekte yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Papulias,
Ankara'ya gerekli iradeyi göstermesi ve AB'ye karşı üstlendiği
yükümlülüklerine sadık kalması için çağrıda bulundu. Cumhurbaşkanı
Papulias konuşmasında şöyle dedi: 'Yunanistan Türkiye'nin Avrupa
sürecinin, ikili ilişkilerin de tam olarak düzelmesiyle sonuçlanacağı iyimserliğini
taşıyor. Ancak bu sürecin tamamlanması için Ankara'nın dış politikadaki
sabit tezlerini yeniden gözden geçirmesi ve kendi içinde gerçek bir
devrim yapması gerekir. Gerekli iradenin gösterilmesini umuyoruz. Eğer
gösterilmezse süreç yarıda kalacaktır.' Türkiye'nin Avrupai değerlere saygı
göstermesi gerektiğini belirten Papulias, AB üye ülkelerine de
seslenerek, 'Avrupa Birliği'nin vatandaşlarına karşı sorumlulukları var;
AB, ilke ve değerlerine tam olarak uyum sağlamayan aday ülkeleri üyeliğe
kabul etmesin.' dedi." (24/04)
-
-
ESKİ SAYILAR