ANKARA,
26/04(BYE)--- Dış basında Türkiye ile AB arasındaki ilişkilere değinen
25 Nisan 2006 tarihli haber ve yorumlardan yapılan alıntılar aşağıda
sunulmaktadır:
ALMANYA
BASINI:
Almanya'nın Sesi
Radyosu: "Alman Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Roth, Türkiye'de
Milliyetçiliğin Yükselişinden Endişeli": "Yeşiller Eşbaşkanı Roth,
Türkiye'ye milliyetçi bir havanın hakim olduğuna dikkatleri çekiyor ve
farklı kesimler tarafından milliyetçiliğin körüklendiğini ifade ediyor.
'Türkiye'deki atmosferle ilgili ciddi endişelerim var.' Bu atmosferin
ortaya çıkmasında Avrupa'daki Türkiye karşıtı görüşlerin büyük rol
oynadığını da kaydeden Roth, şiddetin yeniden alevlendirilmesi nedeniyle
de aynı endişeyi duyduğunu vurgulayarak, bu konuda PKK'ya çağrıda
bulunuyor. 'PKK'nın ateşkes ilan etmesini ve koşulsuz silah bırakmasını
istiyorum.' Roth, Bavyera Eyaleti Başbakanı Edmund Stoiber yahut diğer
bazı Alman siyasetçilerin Türkiye'nin Avrupa'ya ait olmadığı şeklindeki
yaklaşımlarını da eleştiriyor. Avrupa'nın Türkiye'nin AB'ye giriş
sürecini desteklemesinin şart olduğunu vurgulayan Roth, aksi bir tavrın
Türkiye'deki milliyetçi hareketi daha da perçinleyeceği görüşünü
savunuyor. 'Avrupa, son derece açık bir tavır almalı ve amacının, dini
farklılıklar nedeniyle yeni duvarlar örmek değil, Avrupa'ya demokratik
bir Türkiye'yi entegre etmek olduğunu açıkça sergilemeli.' Yeşiller
Partisi Eşbaşkanı Roth, Avrupa tarafında somut olarak atılması gereken
adımlarıysa kısaca şöyle sıralıyor. 'Stoiber, çenesini tutmak için
gayret göstermeli. Stoiber'in bu konuda sık sık yaptığı açıklamalar
tamiri çok güç sonuçlar doğuruyor. Ayrıca Merkel de açık bir şekilde
anlaşmalara uyulacak demeli ve imtiyazlı ortaklık söylemine son vermeli.
Öte yandan, Federal Hükümetin insan hakları sorumlusu Hıristiyan
Milletvekili Gunter Lonka, Almanya'da sürdürülen uyum tartışmasını
Türkiye tartışmasıyla karıştırmamalı. Aksine, bize inanın sizin uyum
sürecinizi istiyoruz. Asıl önemli olan demokratik süreç demeli ve
Türkiye'de sokaktaki insanlarda güven uyandırmalı.'" (Sevim Ercan,
25/04)
İSPANYA
BASINI:
Europa Press:
"Çek Başbakanı: Hırvatistan'ın AB'ye Üyeliğini Destekliyoruz, Ancak Bu
Türkiye'nin Üyelik Süreci ile Bir Tutulmamalı": "Çek Başbakanı Jiri
Paroubek, Hırvatistan'ın katılımının Türkiye'nin girişiyle
ilişkilendirilmemesini isteyerek, bu Balkan ülkesinin 2009 yılında
Avrupa Birliği'ne muhtemel girişine destek verdiğini belirtti. Paroubek,
Hırvatistan'ın 2009'da Birliğin üyesi olacağına dair iyimserliğini dile
getirdi. Bununla birlikte Zagreb ve Ankara'nın geçen ekim ayında
müzakerelere başlamış olmasına rağmen, iki ülkenin geçeceği sürecin
birbirinden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Hırvat meslektaşı Ivo Sanader, Cumhurbaşkanı Stipe Mesic ve diğer siyasi
liderlerle yaptığı toplantı sonrasında Paroubek, 'Müzakere sürecinin
dinamikleri, Hırvatistan ve Türkiye bakımından tamamen farklıdır, bu
yüzden iki ülkenin AB'ye giden yolları ayrı ayrı olmalıdır.' dedi."
(24/04)
YUNANİSTAN
BASINI:
Atina Haber
Ajansı: "Rice, Bakoyanni ve Karamanlis ile Görüştü": "Atina'yı ziyaret
eden ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Başbakan Kostas Karamalis
ile yarım saat süren bir görüşme yaptı. Daha önce Dışişleri Bakanı Dora
Bakoyanni ile Rice arasında yapılan görüşmede, ikili ilişkiler ve
uluslararası konular ele alındı. Görüşme gündeminde İran'ın nükleer
programı, Türkiye'nin Avrupalılaşma sürecindeki gelişmeler, Kıbrıs
sorunu, Kosova başta olmak üzere Balkanlar'da durum ve enerji güvenliği
gibi bölgesel ve uluslararası konular vardı. Türkiye'nin Avrupalılaşma
sürecinin, ABD'nin bölge politikasının önemli öncelikli konusu olmaya
devam ettiğini bildiren Rice, 'Türkiye'nin AB'ye girmesi gerekir.' dedi.
Rice, yerine getirilmesi gereken kriterler bulunduğunu kabul etti ve
ABD'nin, AB'yi ve Türkiye'yi teşvik ettiğini söyledi. Rice şöyle dedi:
'Türkiye bir Avrupa ülkesidir ve bu Avrupa beklentisinin gerçekleşmesi
gerekir. Yapılması gereken çok şey var ve haliyle Kıbrıs da bu yapılması
gerekenler arasında bulunuyor. Türkiye tarafından olduğu kadar Kıbrıs
tarafından da iyi niyet gösterilmesi ve çaba harcanması gerektiğine
inanıyoruz. Kıbrıs, bölünmüş bir durumda olduğu halde AB'ye üye oldu. O
zamanlar, Lefkoşa'nın Türkiye'nin üyeliğini engellemek şöyle dursun, tam
aksine AB karar verdiği zaman yardımcı olacağı konusunda ortak bir
düşüncenin hakim olduğunu zannediyorum. Biz, Türkiye'yi gerekeni yapması
ve Kıbrıs'ı da, Kuzey Kıbrıs'a uygulanan tecridin kaldırılması ve
Türkiye'nin üyeliği için önemli hususların yerine getirilmesi çabalarına
katılma konusunda elinden geleni yapması olmak üzere herkesi teşvik
ediyoruz.' Rice ayrıca, Washington'un, Türkiye'nin Avrupalılaşma
sürecinde gösterdiği yapıcı tutumdan memnun olduğunu bildirdi. Bakoyanni
de, Türkiye'nin Avrupalılaşma sürecinden yana tavır koydu, ancak
Türkiye'nin tam üyeliğinin, bizzat kendisinin seçtiği Avrupalılaşma
sürecini tam olarak yerine getirmesinin bir ödülü olarak tecelli etmesi
gerektiğini söyledi." (25/04)
Elefterotipia: "Papadopulos:
Türkiye Yapmak Zorunda Olduğu Şeyi Yapsın": "Cumhurbaşkanı Papadopulos,
Paskalya bayramında Ulusal Muhafız Karargahını ziyareti sırasında,
'Türkiye'nin, AB yönelimi çerçevesinde yapmak zorunda olduğu gibi,
Kıbrıs karşısındaki sorumluluklarını karşılıksız yerine getirmesi
gerektiğini' ifade etti. Papadopulos, Cumhurbaşkanı Papulias'ın
'Türkiye'nin, AB sürecinin yarıda kalmasını istemiyorsa, dış
politikasındaki temel tezleri değiştirmesi ve içeride bir devrim yapması
gerektiğine' ilişkin açıklamalarını tamamıyla benimsedi." (Fanos
Konstandinidis, 25/04)
-
-
ESKİ SAYILAR