ALMANYA BASINI:
Die Tageszeitung: "Türkiye
ve Europol ile İlgili Anlaşmazlık": "Kıbrıs Cumhuriyeti, AB üye adayı
Türkiye'nin, Avrupa Polis Teşkilatı'na (EUROPOL) katılımını bloke
ediyor . Lefkoşa hükümeti, Lahey'deki EUROPOL yönetimine yazdığı bir
mektupta, kararına gerekçe olarak, Ankara'nın Kıbrıs Cumhuriyeti'ni
tanımamasını gösterdi. Atina ve Lefkoşa basınının birbiriyle örtüşen
haberlerinde, mektupta, 'bir AB üye adayının, bir AB üyesini
tanımamasının kabul edilemez olduğu' belirtildi." (21/06)
AVUSTURYA BASINI:
Der Standard: "FPÖ'nün Halk
Oylaması İstemine İlişkin Oturum": "FPÖ'nün AB'ye ilişkin olarak halk
oylaması yapılması talebi, Meclis oturumunda ele alındı. Oturumun
özünü Avusturya'nın tarafsızlığı, AB Anayasası ve Türkiye'nin tam
üyeliğini içeren halk oylaması oluşturuyor. ÖVP adına söz alan Winkler,
tarafsızlığın garanti altında olduğu yolunda güvence verdikten sonra,
Türkiye'nin AB üyeliği konusunda da duruma göre halk oylamasına
gidileceğini belirtti. Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı, Türkiye ile
üyelik müzakerelerin uzun bir süreç olduğunu ve belki de Türkiye'nin bu
süre içinde üye olamayabileceğini söyledi. SPÖ Parti Başkanı Gusenbauer
de konuşmasında Türkiye'nin tam üyeliğine değinerek, 'Bu konuda ulusal
halk oylaması yapılacaktır. Ama bunu çok çok ileriki tarihlerde
görüyorum.' dedi. BZÖ Meclis Grubu Sözcüsü Herbert Scheibner de
konuşmasında, Türkiye konusunda duruma göre halk oylaması yapılacağı
garantisini verdikten sonra, Türkiye'ye tam üyelik yerine 'üzerine göre
dikilmiş bir ortaklık elbisesi' düşünülmesi gerektiğini savundu ve 'Tam
üyelik konusundaki oylamanın pek de uzak olmadığı kanısındayım.' dedi.
Yeşiller Partisi'nin Dış Politika Sözcüsü Ulrike Lunacek, FPÖ'nün halk
oylaması mekanizmasını parti politikasına alet ettiğini belirterek, AB
Anayasası konusunda AB çapında bir halk oylamasından yana olduklarını,
ancak Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin halk oylaması yapılmasına karşı
olduklarını vurguladı." (21/06)
FRANSA BASINI:
Le Figaro: "Bakoyanni:
Avrupa Anayasası Uyuyan Güzel Hikayesi Gibi":
"SORU: Avrupa Birliği
konusunda Türkiye'nin tutumu hakkındaki düşünceleriniz nedir?
BAKOYANNİ: AB, Türkiye'nin
üyelik kriterlerine uymasına önem veriyor. AB'nin oluşumu bu
tartışılması mümkün olmayan kriterlere dayanıyor. Yunanistan için durum
çok açık. Türkiye, gerek insan hakları, din özgürlüğü vs. konularda
yani iç politikasında, gerekse uluslararası hukuka saygı konusunda
veya Ege Denizi sorunlarının çözümü için Lahey Mahkemesi'ni tanımak
gibi dış politikasında Avrupalı bir tavır sergilerse, Yunanistan ile
arasında bir anlaşmazlık kalmayacaktır.
SORU: Türkiye'nin AB'ye
katılımına olumsuz yaklaşan Avrupalılara cevabınız ne olacak?
BAKOYANNİ: Yunan ve Avrupa
halklarının endişelerini anlıyorum. Ancak henüz daha erken. Türkiye
ancak Birliğin kurallarını tanıdıktan ve tüm üyelik kriterlerine
uyduktan sonra kabul edilecektir. İşte bu nedenle AB'ye giden yol,
katılım kadar önemlidir. (...)" (Alexia Kefalaf, Yunanistan Dışişleri
Bakanı Dora Bakoyanni ile yapılan mülakat, 21/06)
İNGİLTERE BASINI:
BBC: "Avrupa
Parlamentosu'nda Türkiye Raporu Görüşüldü": Avrupa Parlamentosu Dış
İlişkiler Komisyonu'nda Hollandalı parlamenter Camiel Eurlings
tarafından hazırlanan Türkiye raporu görüşüldü. Avrupa Parlamentosu Dış
İlişkiler Komisyonu'nda gerçekleşen Türkiye oturumuna katılan AB'nin
Genişlemeden Sorumlu Komiseri Rehn'in Olli Rehn, yıl sonuna kadar
Türkiye'nin limanlarını Rum gemilerine açmamasının müzakereleri olumsuz
yönde etkileyeceğini söyledi. Parlamentonun Türkiye raportörü olan
Hollandalı Parlamenter Eurlings'in kaleme aldığı raporla ilgili ilk
görüşme, parlamentonun dış ilişkiler komisyonunda gerçekleşti. Eurling
raporunda, son bir yıldaki gelişmeleri değerlendiriyor ve Türkiye'den
beklentileri sıralıyor. Rehn, Türkiye'deki demokratik reformların
yavaşladığını belirtti ve ekim ayında Komisyonun yayımlayacağı
genişleme raporuyla ilgili bazı bilgiler verdi. Dini özgürlükler ile
düşünce ve ifade özgürlüğü konusunda Türkiye'de beklentilerin tam
olarak yerine gelmediğini belirten Rehn konuşmasında, yargı
bağımsızlığı, askerlerin siyasi ağırlığının etkisinin devam etmesi ve
kadın hakları konusunda eleştiriler getirdi. Rehn, bütün bu unsurların
ekim ayında yayımlanacak olan ilerleme raporunda göz önüne alınacağını
belirtti ve beklentilerin yerine gelmemesinin rapora olumsuz etki
yapacağını söyledi. Türkiye'nin AB ülkelerinden birini tanımamasını
sorun olarak nitelendiren Rehn, ilişkilerin normalleşmesi yönünde bir
çağrı yaptı. Türkiye'nin liman ve havaalanlarını Kıbrıs Rum bandıralı
gemi ve uçaklarına açmamasını, Türkiye'nin yükümlülüklerini yerine
getirmemesi olarak nitelendiren Rehn, yıl sonuna doğru Türkiye ve AB
arasında bir sorun yaşanmamasının önüne ancak Türkiye'nin
geçebileceğini söyledi." (Zeynel Lüle, 21/06)
KIBRIS RUM BASINI:
Simerini: "Eurlings
Raporunda, Türkiye'nin Üyelik Müzakerelerinin Kesilmesini Öneriyor":
"AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn'in de katılımıyla
Avrupa Parlamentosu'nda görüşülmesine başlanan Hollandalı Avrupa
Milletvekili Eurlings'in raporunda, 'AB'nin, Kıbrıs Cumhuriyeti'ne
karşı yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde Türkiye ile üyelik
müzakerelerini kesmesi' öneriliyor. Eurlings'in raporunda, Avrupa
Komisyonu'nun Türkiye'ye, Ankara'nın Ek Protokolü 2006 yılında hayata
geçirmesine ilişkin yükümlülük ve taahhüdü hatırlatıldı. İlgili
raporda, Ek Protokol konusunda ilerleme olmaması durumunda bunun,
Türkiye'nin üyelik sürecine ciddi etkileri olacağı ve hatta sürecin
kesilmesini gündeme getirebileceği vurgulandı. (21/06)
YUNANİSTAN BASINI:
Ta Nea: "Türkiye ve Avrupa":
"Bıçak yavaş yavaş kemiğe dayanıyor ve Avrupa ülkeleri, Avrupa
halklarının ortak duygusuna ayak uyduruyorlar. Bu duygular net ve
tereddütsüz şekilde şunları söylüyor: Türkiye Avrupa değil. Bunun
neticesi olarak, Türkiye hiçbir zaman AB'ye giremez. Türkiye AB'yle
bağlantılı bir ülke olabilir. Türkiye, Asya, Afrika ve diğer Akdeniz
ülkelerinin elde edeceği gibi, özel ve birçok sıfat elde edebilir.
Ancak, Avrupa'nın üyesi olmayacaktır. Türkiye bunu biliyor.
Politikacıların -İslamcılar ve laiklerin- kendi kendilerini
kandırdıkları sırada, 'derin devlet' bunu en başından beri biliyordu.
Ancak, şimdi onlar da kendi kendilerini aldatmayı bıraktılar ve
gerçeği anladılar. Bu yüzden uzlaşmazı oynuyorlar. Uzlaşmazlık bedava.
Hükümet politikasını, Türkiye'nin komşuluk ilişkilerini ve Ege'de
sakinliği korumak için Avrupalılarla iyi iletişim politikası ihtiyacına
dayandırsaydı, o zaman artık bu temeli kaybettiğini anlardı.(...)" (Thanos
Papadopulos, 21/06)
Yunanistan Radyo-TV Kurumu:
"Hristos Paputsis: Önkoşullar Yerine Getirilmeden Alakart Bir Avrupa
Yasallığı Kabul Edilemez":
"SORU: Simitis'in de bir
makalesinde bir tehlike olarak vurguladığı gibi, birçok kimse
Türkiye'nin AB ile özel bir ilişki kurmaya çalışmasından korkuyor. Bu,
bizi korkutması gereken bir şey mi?
PAPUTSIS: Her şeyden önce,
Türkiye'nin üyelik sürecinde, Türkiye içinde ve AB'de çok sayıda ve
büyük değişiklikler öngörüldüğü bir gerçek olduğundan, bu şöyle veya
böyle yeni bir olasılıktı. Bu konularda açık bir strateji saptamak
için, bu olasılığı görmezlikten gelemeyiz ve şu sıralarda gündemde
olan da budur. Türkiye'nin iç sorunları buna dayanamayabilir.
SORU: PASOK'un görüşü nedir?
PAPUTSIS: PASOK, bizim,
kriterleri tam olarak yerine getirmesi koşuluyla Türkiye'nin
Avrupalaşma sürecini, AB üyesi oluncaya kadar desteklememiz gerektiğini
düşünüyor.
SORU: Yani, siz özel bir
ilişki kabul eder miydiniz?
PAPUTSIS: Konu, bunu bizim
kabul etmemiz veya etmememiz değil. Asıl konu, Türkiye'nin ve AB'nin
neye tahammül ettiğidir. Türkiye'nin Avrupalaşma süreci, Türkiye ile
Yunanistan arasında ikili bir konu değil.
SORU: Yani, siz, AB'deki
ortaklarımız özel bir ilişki kabul ettiği takdirde, bizim de bunu kabul
edeceğimizi mi söylemek istiyorsunuz.
HAPUTSIS: Türkiye'nin AB
üyelik süreci ve Avrupa ailesinin bir üyesi olması Yunanistan'ı
ilgilendirmez." (Yannis Pantelakis, Yannis Rubatis, Panhellenik
Sosyalist Hareketi (PASOK) Milletvekili Hristos Paputsis ile yapılan
Mülakat, 21/06)
-