22.06.2006

   

Anasayfa

e-posta


 

            ANKARA, 22/06(BYE)--- Dış basında Türkiye ile AB arasındaki ilişkilere değinen 21 Haziran 2006 tarihli  haber ve yorumlardan yapılan alıntılar aşağıda  sunulmaktadır:

 

            ALMANYA BASINI:

 

            Die Tageszeitung: "Türkiye ve Europol ile İlgili  Anlaşmazlık": "Kıbrıs Cumhuriyeti, AB üye adayı Türkiye'nin,  Avrupa Polis Teşkilatı'na (EUROPOL) katılımını bloke ediyor . Lefkoşa hükümeti, Lahey'deki EUROPOL yönetimine yazdığı  bir mektupta, kararına gerekçe olarak, Ankara'nın Kıbrıs  Cumhuriyeti'ni tanımamasını gösterdi. Atina ve Lefkoşa  basınının birbiriyle örtüşen haberlerinde, mektupta, 'bir  AB üye adayının, bir AB üyesini tanımamasının kabul  edilemez olduğu' belirtildi." (21/06)

 

            AVUSTURYA BASINI:

 

            Der Standard: "FPÖ'nün Halk Oylaması İstemine İlişkin  Oturum": "FPÖ'nün AB'ye ilişkin olarak halk oylaması  yapılması talebi, Meclis oturumunda ele alındı. Oturumun  özünü Avusturya'nın tarafsızlığı, AB Anayasası ve Türkiye'nin  tam üyeliğini içeren halk oylaması oluşturuyor. ÖVP adına söz  alan Winkler, tarafsızlığın garanti altında olduğu yolunda  güvence verdikten sonra, Türkiye'nin AB üyeliği konusunda da  duruma göre halk oylamasına gidileceğini belirtti. Dışişleri  Bakanlığı Müsteşarı, Türkiye ile üyelik müzakerelerin uzun  bir süreç olduğunu ve belki de Türkiye'nin bu süre içinde  üye olamayabileceğini söyledi. SPÖ Parti Başkanı Gusenbauer  de konuşmasında Türkiye'nin tam üyeliğine değinerek, 'Bu  konuda ulusal halk oylaması yapılacaktır. Ama bunu çok çok  ileriki tarihlerde görüyorum.' dedi. BZÖ Meclis Grubu Sözcüsü  Herbert Scheibner de konuşmasında, Türkiye konusunda duruma  göre halk oylaması yapılacağı garantisini verdikten sonra,  Türkiye'ye tam üyelik yerine 'üzerine göre dikilmiş bir  ortaklık elbisesi' düşünülmesi gerektiğini savundu ve 'Tam  üyelik konusundaki oylamanın pek de uzak olmadığı  kanısındayım.' dedi. Yeşiller Partisi'nin Dış Politika Sözcüsü  Ulrike Lunacek, FPÖ'nün halk oylaması mekanizmasını parti  politikasına alet ettiğini belirterek, AB Anayasası konusunda  AB çapında bir halk oylamasından yana olduklarını, ancak  Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin halk oylaması yapılmasına  karşı olduklarını vurguladı." (21/06)

 

            FRANSA BASINI:

 

            Le Figaro: "Bakoyanni: Avrupa Anayasası Uyuyan Güzel  Hikayesi Gibi":

           

            "SORU: Avrupa Birliği konusunda Türkiye'nin tutumu  hakkındaki düşünceleriniz nedir?

           

            BAKOYANNİ: AB, Türkiye'nin üyelik kriterlerine uymasına  önem veriyor. AB'nin oluşumu bu tartışılması mümkün olmayan  kriterlere dayanıyor. Yunanistan için durum çok açık. Türkiye,  gerek insan hakları, din özgürlüğü vs. konularda yani iç  politikasında, gerekse uluslararası hukuka saygı konusunda  veya Ege Denizi sorunlarının çözümü için Lahey Mahkemesi'ni  tanımak gibi dış politikasında Avrupalı bir tavır sergilerse,  Yunanistan ile arasında bir anlaşmazlık kalmayacaktır.

           

            SORU: Türkiye'nin AB'ye katılımına olumsuz yaklaşan  Avrupalılara cevabınız ne olacak?

           

            BAKOYANNİ: Yunan ve Avrupa halklarının endişelerini  anlıyorum. Ancak henüz daha erken. Türkiye ancak Birliğin  kurallarını tanıdıktan ve tüm üyelik kriterlerine uyduktan  sonra kabul edilecektir. İşte bu nedenle AB'ye giden yol,  katılım kadar önemlidir. (...)" (Alexia Kefalaf, Yunanistan  Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni ile yapılan mülakat, 21/06)

 

            İNGİLTERE BASINI:

 

            BBC: "Avrupa Parlamentosu'nda Türkiye Raporu Görüşüldü":  Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komisyonu'nda Hollandalı  parlamenter Camiel Eurlings tarafından hazırlanan Türkiye  raporu görüşüldü. Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler  Komisyonu'nda gerçekleşen Türkiye oturumuna katılan AB'nin  Genişlemeden Sorumlu Komiseri Rehn'in Olli Rehn, yıl sonuna  kadar Türkiye'nin limanlarını Rum gemilerine açmamasının  müzakereleri olumsuz yönde etkileyeceğini söyledi.  Parlamentonun Türkiye raportörü olan Hollandalı Parlamenter  Eurlings'in kaleme aldığı raporla ilgili ilk görüşme,  parlamentonun dış ilişkiler komisyonunda gerçekleşti. Eurling  raporunda, son bir yıldaki gelişmeleri değerlendiriyor ve  Türkiye'den beklentileri sıralıyor. Rehn, Türkiye'deki  demokratik reformların yavaşladığını belirtti ve ekim ayında  Komisyonun yayımlayacağı genişleme raporuyla ilgili bazı  bilgiler verdi. Dini özgürlükler ile düşünce ve ifade  özgürlüğü konusunda Türkiye'de beklentilerin tam olarak  yerine gelmediğini belirten Rehn konuşmasında, yargı  bağımsızlığı, askerlerin siyasi ağırlığının etkisinin devam  etmesi ve kadın hakları konusunda eleştiriler getirdi. Rehn,  bütün bu unsurların ekim ayında yayımlanacak olan ilerleme  raporunda göz önüne alınacağını belirtti ve beklentilerin  yerine gelmemesinin rapora olumsuz etki yapacağını söyledi.  Türkiye'nin AB ülkelerinden birini tanımamasını sorun olarak  nitelendiren Rehn, ilişkilerin normalleşmesi yönünde bir  çağrı yaptı. Türkiye'nin liman ve havaalanlarını Kıbrıs Rum  bandıralı gemi ve uçaklarına açmamasını, Türkiye'nin  yükümlülüklerini yerine getirmemesi olarak nitelendiren Rehn,  yıl sonuna doğru Türkiye ve AB arasında bir sorun  yaşanmamasının önüne ancak Türkiye'nin geçebileceğini  söyledi." (Zeynel Lüle, 21/06)

 

            KIBRIS RUM BASINI:

 

            Simerini: "Eurlings Raporunda, Türkiye'nin Üyelik  Müzakerelerinin Kesilmesini Öneriyor": "AB'nin Genişlemeden  Sorumlu Komiseri Olli Rehn'in de katılımıyla Avrupa  Parlamentosu'nda görüşülmesine başlanan Hollandalı Avrupa  Milletvekili Eurlings'in raporunda, 'AB'nin, Kıbrıs  Cumhuriyeti'ne karşı yükümlülüklerini yerine getirmemesi  halinde Türkiye ile üyelik müzakerelerini kesmesi'  öneriliyor. Eurlings'in raporunda, Avrupa Komisyonu'nun  Türkiye'ye, Ankara'nın Ek Protokolü 2006 yılında hayata  geçirmesine ilişkin yükümlülük ve taahhüdü hatırlatıldı.  İlgili raporda, Ek Protokol konusunda ilerleme olmaması  durumunda bunun, Türkiye'nin üyelik sürecine ciddi etkileri  olacağı ve hatta sürecin kesilmesini gündeme getirebileceği  vurgulandı. (21/06)

 

            YUNANİSTAN BASINI:

 

            Ta Nea: "Türkiye ve Avrupa": "Bıçak yavaş yavaş kemiğe  dayanıyor ve Avrupa ülkeleri, Avrupa halklarının ortak  duygusuna ayak uyduruyorlar. Bu duygular net ve tereddütsüz  şekilde şunları söylüyor: Türkiye Avrupa değil. Bunun  neticesi olarak, Türkiye hiçbir zaman AB'ye giremez. Türkiye  AB'yle bağlantılı bir ülke olabilir. Türkiye, Asya, Afrika  ve diğer Akdeniz ülkelerinin elde edeceği gibi, özel ve  birçok sıfat elde edebilir. Ancak, Avrupa'nın üyesi  olmayacaktır. Türkiye bunu biliyor. Politikacıların  -İslamcılar ve laiklerin- kendi kendilerini kandırdıkları  sırada, 'derin devlet' bunu en başından beri biliyordu.  Ancak, şimdi onlar da kendi kendilerini aldatmayı bıraktılar  ve gerçeği anladılar. Bu yüzden uzlaşmazı oynuyorlar.  Uzlaşmazlık bedava. Hükümet politikasını, Türkiye'nin  komşuluk ilişkilerini ve Ege'de sakinliği korumak için  Avrupalılarla iyi iletişim politikası ihtiyacına  dayandırsaydı, o zaman artık bu temeli kaybettiğini  anlardı.(...)" (Thanos Papadopulos, 21/06)

 

            Yunanistan Radyo-TV Kurumu: "Hristos Paputsis:  Önkoşullar Yerine Getirilmeden Alakart Bir Avrupa  Yasallığı Kabul Edilemez":

 

            "SORU: Simitis'in de bir makalesinde bir tehlike  olarak vurguladığı gibi, birçok kimse Türkiye'nin AB ile  özel bir ilişki kurmaya çalışmasından korkuyor. Bu, bizi  korkutması gereken bir şey mi?

 

            PAPUTSIS: Her şeyden önce, Türkiye'nin üyelik sürecinde,  Türkiye içinde ve AB'de çok sayıda ve büyük değişiklikler  öngörüldüğü bir gerçek olduğundan, bu şöyle veya böyle yeni  bir olasılıktı. Bu konularda açık bir strateji saptamak için,  bu olasılığı görmezlikten gelemeyiz ve şu sıralarda gündemde  olan da budur. Türkiye'nin iç sorunları buna dayanamayabilir.

 

            SORU: PASOK'un görüşü nedir?

 

            PAPUTSIS: PASOK, bizim, kriterleri tam olarak yerine  getirmesi koşuluyla Türkiye'nin Avrupalaşma sürecini, AB  üyesi oluncaya kadar desteklememiz gerektiğini düşünüyor.

 

            SORU: Yani, siz özel bir ilişki kabul eder miydiniz?

 

            PAPUTSIS: Konu, bunu bizim kabul etmemiz veya etmememiz  değil. Asıl konu, Türkiye'nin ve AB'nin neye tahammül  ettiğidir. Türkiye'nin Avrupalaşma süreci, Türkiye ile  Yunanistan arasında ikili bir konu değil.

 

            SORU: Yani, siz, AB'deki ortaklarımız özel bir ilişki  kabul ettiği takdirde, bizim de bunu kabul edeceğimizi mi  söylemek istiyorsunuz.

 

            HAPUTSIS: Türkiye'nin AB üyelik süreci ve Avrupa  ailesinin bir üyesi olması Yunanistan'ı ilgilendirmez."  (Yannis Pantelakis, Yannis Rubatis, Panhellenik Sosyalist  Hareketi (PASOK) Milletvekili Hristos Paputsis ile yapılan  Mülakat, 21/06)

 

 

 

 

 

 

 

  

 

 

 

ESKİ SAYILAR