30.06.2006

   

Anasayfa

e-posta


 

            ANKARA, 30/06(BYE)--- Dış basında Türkiye ile AB arasındaki ilişkilere değinen 29 Haziran 2006 tarihli  haber ve yorumlardan yapılan alıntılar aşağıda  sunulmaktadır:           

AVUSTURYA BASINI:

 

ORF (TV): “AB’ye Katılım Müzakareleri Koşulları Adil Değil”: Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkesinin katılım müzakereleri başlangıcında AB'nin sergilediği tutumun "adil olmadığını" belirtti.

Başbakan Erdoğan, Avrupa Konseyindeki bir tartışmanın ardından dün gazetecilere Strasbourg'da verdiği mülakatta, "Müzakerelerin ilerlemesini Kıbrıs'ın tanınması ile ilişkilendirmek doğru değildir" dedi.

Gerçi AB üye ülkelerinin dışişleri bakanları, Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili olarak, haziran ayı ortasında, "Bilim ve Araştırma" başlığını kapattı.

Ancak buna rağmen yine de AB ve Ankara arasında yoğun görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Erdoğan, "Kıbrıs sorununu müzakere başlıklarıyla ilişkilendirmek etik açıdan kesinlikle adil değildir. Bilim, kültür ve çevrenin, Kıbrıs ile ne ilgisi var? Bununla sadece Türkiye'nin yoluna engeller konulmaya çalışılıyor" açıklamasında bulundu.(29/06/2006)

 

İRAN BASINI:

 

Tahran Radyosu: “Yunanistan Dışişleri Bakanının Türkiye’ye Uyarısı”: Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni, bir kez daha, Türkiye'nin limanlarını Rum kesimine açması gerektiği konusunda uyarıda bulundu ve Ankara'nın bundan kaçınarak mevcut tutumunu sürdürmesinin, Türkiye'nin AB üyeliği karşısında bazı sorunlara sebep olacağını ileri sürdü.

Bu arada Ankara, bu yönde herhangi bir adım atmadan önce Kıbrıs Türk kesimine yönelik ekonomik yaptırımların kaldırılması gerektiğini vurguluyor. Türkiye Hükümeti, geçen yıl gümrük birliği protokolünü imzaladı, ancak hala AB üyesi Rum kesimini tanımıyor. AB ise, Ek Protokolün

Ankara tarafından imzalanmasının ardından, Türkiye'nin Kıbrıs Rum kesimini resmen tanıması gerektiğini vurguluyor.

Ankara Hükümeti de Ek Protokolün imzalanmasının Rum kesiminin tanınması anlamına gelmediğini, Kıbrıs meselesinin BM Genel Sekreteri Annan tarafından önerilen plan çevresinde

çözümlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Görünen o ki, Türk yetkililer, Kıbrıs meselesinde daha fazla esneklik göstermeleri durumunda, AB'nin diğer istekleri ve bu arada Kürtlere daha fazla hak tanınması yönünde ısrar

etmesinden endişe ediyorlar. Ancak, Türk yetkililer, Kürt meselesini ve Kıbrıs sorununu, ülkenin milli güvenliğiyle ilgili iki önemli konu olarak görüyor ve bu konuda esnek davranmayı asla kabul etmiyorlar. (29/06/2006)

 

KANADA BASINI:

 

Cyberpresse: “AB’ye Üyelik Yolunda Hırvatistan Türkiye’yi Solluyor”: Avrupalı kaynaklardan dün edinilen bilgilere göre, Hırvatistan geçen ekim ayında Türkiye ile aynı zamanda

başlatılan Avrupa Birliği'ne üyelik müzakerelerinde bir adım öne geçti.

AB Dönem Başkanı Avusturya, 25'lerin Brüksel'deki temsilcilerinin, AB Komisyonunun tavsiyesine uyarak, üyelik müzakerelerinde ele alınacak 35 konu başlığından gümrük birliğiyle ilgili olanın Hırvatistan ile görüşmeye açılması ilkesini onayladığını belirtti.

Yine AB kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Komisyon, aynı konunun Türkiye ile görüşülmesine başlanması hususunda şimdilik bir tavsiyede bulunmadı. Üyelik müzakerelerinin

resmen açılış tarihi olan 3 Ekim'den bu yana ilk defa iki ülke aynı hızda ilerlemiyor.(…) Gerek Komisyon, gerek Avusturya Dönem Başkanlığı dün, gümrük birliği konusunda Türkiye'nin Hırvatistan'a göre geri kalışı arasında bir bağ kurmaktan ve Ankara ile AB arasındaki gümrük birliği anlaşmasıyla ilgili polemiğe girmekten kaçındı.

Türkiye, gümrük birliğini 2004 yılında AB'ye katılan ve aralarında Kıbrıs'ın da bulunduğu 10 yeni üyeye genişletmeyi öngören Ankara Protokolü'nü geçen temmuz ayında imzalamıştı. Ancak Türkler, attıkları parafın, bölünmüş durumdaki adanın güneyini yöneten Lefkoşa yetkililerini tanıdıkları anlamına gelmediğinin altını çizmişlerdi.(29/06/2006)

 

ALMANYA BASINI:

 

Greenpeace Magazin: “Türkiye’nin AB Üyeliğine Şüpheyle Bakılıyor”: Emnid adlı şirket tarafından Greenpeace Magazin dergisi için yapılan bir kamuoyu yoklamasına göre,

Almanların yüzde 63'ü Türkiye'nin AB üyeliğine karşı. Almanların yalnızca üçte biri Türkiye'nin AB üyeliğini destekliyor. İnsan hakları, çevrenin korunması ve turizm konularında yayın yapan Greenpeace Magazin adlı derginin Türkiye özel sayısında "Türkiye Avrupa'ya hazır mı?" başlığı altında açıklanan kamuoyu yoklamasının sonuçlarına göre, Almanya'nın yeni eyaletlerinde (Doğu Almanya) Türkiye'nin üyeliğine şüpheyle bakanların oranı yüzde 51, bu oran yüzde 65 olan eski eyaletlerden (Batı Almanya) daha düşük.

Kamuoyu yoklamasından, katılım müzakerelerinin başlatılmasından kısa bir süre sonra, Almanların Türkiye'nin AB üyeliğine duydukları şüphenin en yüksek seviyeye çıkmış olduğu görülüyor. 2002 Aralık ayında yapılan bir kamuoyu yoklamasında, Almanların yüzde 60'ı Türkiye'nin AB üyeliğini destekliyordu. Ancak bu destek son yıllarda belirgin ölçüde azaldı. (29/06/2006)

 

BİLD: “Türkiye’nin AB Üyeliği…CSU Steinmeier’i Tersledi”:  CSU, Türkiye'nin AB üyeliğine açıkça cephe almaya devam ediyor. Federal Dışişleri Bakanı Steinmeier'ın Hristiyan

Birlik Partileri'ne katılım müzakerelerini sorgulamamaları yönündeki uyarısının ardından, dün Bavyera'dan derhal tepki geldi. Bavyera Avrupa Bakanı Emilia Müller (CSU), Bild gazetesine yaptığı açıklamada, "Ankara, Avrupa değildir ve bu nedenle CSU, Türkiye'nin AB üyeliğine karşıdır. Ayrıca müzakereler açıkça belirtildiği gibi 'ucu açık' olarak yürütülecektir. Bundan dolayı Steinmeier'in açıklamaları tamamen gereksiz ve nahoştur" diye konuştu. Jtop (29/06/2006)

 

İNGİLTERE BASINI:

 

REUTERS: “Olli Rehn: AB Türkiye’nin Müzakerelerini Durdurabilir”: Avrupa Birliği'nin genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn'in, Birliğin, Kıbrıs meselesi konusunda ilerleme olmaması halinde Türkiye'nin müzakerelerini durdurabileceğini söylediği bildirildi.

Fin haber ajansı STT'ye yaptığı açıklamada Rehn, "Böyle bir ihtimal var. Umarım buna başvurmak zorunda kalmayız ama bunu gerektirecek nedenlerin belirmesi halinde bu seçeneği kullanmamamız için hiçbir sebep de yoktur" dedi.

Rehn şunları söyledi: "Ben gerçekçiyim ve bu yüzden, Ankara'nın Kıbrıs konusundaki yükümlülüklerini yerine getirmediği ve reform sürecine hız vermediği takdirde müzakerelerde bir çatışma olabileceği uyarısını çok evvelden yapmaya çalıştım." (29/06/2006)

 

The Guardian:”AB İçin Mükemmel Yeni Bir Üye Buldum..Keşke Avrupa’da Olsaydı”: Aslında neden Avrupa Birliği Kanada'yı Birliğe katılmaya bir kez daha davet etmiyor? Zira pek çok açılardan, Türkiye şöyle dursun Ukrayna'dan bile daha kolay uyum sağlayacaktır.

Kanada, demokratik hükümet, hukukun üstünlüğü, iyi işleyen bir pazar ekonomisi ve azınlık haklarına saygı da dahil olmak üzere, üyelik için AB'nin öne sürdüğü Kopenhag kriterlerini

rahatlıkla yerine getiriyor.(…) Türkiye'ye evet denildikten sonra AB, diğerlerine hayır demek için açık ve tutarlı gerekçeler bulmakta zorlanıyor.

Ancak yine de, ihracatının yaklaşık yüzde 85'ini ABD'ye yapan ve ABD ekonomisi ile giderek daha da bütünleşen Kanada'nın Avrupa'da olduğunu iddia etmek zor olacaktır.Timothy Ash (29/06/2006)

 

YUNANİSTAN BASINI:

 

Ta Nea: “Limanlar İçin Formül Ön Plana Getiriliyor”:  AB Komisyonu Kıbrıslı Türkleri destekleme karşılığında Magosa'nın ve limanların açılmasını öneriyor.

Abdullah Gül'ün eylül ayı başlarında Atina'yı ziyaret etmesi bekleniyor. Bu ziyaret, her altı ayda karşılıklı ziyaretlerin yapılması kararının alınmış olmasına rağmen, bir ertelemeden öteki ertelemeye sevk ediliyordu.

Dora Bakoyanni, Moskova'da yapılan Afganistan'dan uyuşturucu madde trafiği ile ilgili zirve sırasında Türk meslektaşı ile görüştü ve her iki taraf da İstanbul'da yapılan görüşmelerin neticelerinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bunun üzerine yapılan değerlendirmeye göre,

Türk-Yunan ilişkilerinde önce hareketsizlik sonra da gerginlik ortamının var olması nedeniyle donmuş olan ziyaretin gerçekleşmesi için koşullar uygun görüldü. İrini Karanasopulu (29/06/2006)

 

İSPANYA BASINI:

 

El Pais: “Erdoğan:AB İle Müzakerelerde Gerilemeye  Müsaade Etmeyeceğiz”  Başbakan Erdoğan ile mülakat.

SORU: Genişleme Komiseri Olli Rehn, hükümetiniz reformların ritmine hız vermezse, özellikle de liman ve hava limanlarını Kıbrıs'a açma sözünü yerine getirmezse, AB ile Türkiye arasında bir "tren kazası" olmasından korkuyor.

ERDOĞAN: Bence tren kazasından bahsetmek, çok yerinde değil. Biz o niyetle Avrupa'ya seyahate kalkışmadık Hedefimize kazasız varmayı planladık. Bu yüzden, hiçbir talihsizlik olmaksızın, Sayın Rehn'in isteklerini yerine getireceğimizden eminiz.

SORU: Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti gemi ve uçaklarına liman ve havalimanlarını açma karşılığında ne istiyor?

ERDOĞAN: Kuzey Kıbrıs'ın tecridine son verilmesini. Siyasi boyutlarının ötesinde taşıma, ticaret, enformasyon, kültür, spor vs. tüm ekonomik ve sosyal aktiviteyi etkileyen her şeyde Kıbrıs Türk tecridine son verilmesi lazım. 1996'da AB ile Gümrük Anlaşması'nı müzakere ettiğimiz zaman, o dönemde henüz üye olmayan Kıbrıs'a bunu yapmadık. Türkiye, belki daha sonra veto hakkını kullanabilirdi, ancak bunu yapmadı. Kıbrıs sorununun çözümü, BM'nin ellerinde; adanın yeniden birleşmesi için Annan Planı'nda. AB'den bize çok açık bir mesaj getirildi: "Kuzey Kıbrıs'ta referandumdan "evet" çıkmasını sağlayın, gerisiyle biz ilgileneceğiz." Biz, anlaşmada kendi payımıza düşeni yerine getirdik ve kuzeyde "evet" kazandı, ancak güneyde aynı şey olmadı. BM planını reddedenler, AB'ye girmekle ödüllendirildiler, planı destekleyenlerse hala izole ediliyorlar. Juan Carlos Sanz (29/06/2006)

 

ABD BASINI:

 

AP: “AB Dönem Başkanlığını Devralacak Finlandiya,Türkiye Müzakerelerinin Çökmesini Önlemek İçin Çalışma Taahhüdünde Bulundu” Bu hafta AB'nin dönem başkanlığını devralacak olan Finlandiya bugün, Türkiye'nin sorunlu üyelik müzakerelerinin

çökmesini önlemek için elinden geleni yapacağını kaydetti.

Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja, Türkiye bu yıl sonuna kadar AB üyesi Kıbrıs'ı tanımadığı takdirde, güç bela başlayan üyelik müzakerelerinin askıya alınacağını söyledi.

Tuomioja düzenlediği basın toplantısında, bu durumun Avrupa Birliği'nin bir hatası olacağını ancak bunu önlemek için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.

            Erkki Tuomioja, Ankara'nın AB ile gümrük birliğini onaylamayı reddetmesi ve Kıbrıs Rum gemi ve uçaklarının Türk liman ve havaalanlarına kargo yükleme ve boşaltma yapmasına izin vermemesi nedeniyle Türkiye'nin üyelik müzakerelerinin kötü başlamasından dolayı hükümetinin endişeli olduğunu belirtti ve "AB bünyesindeki herkes Türkiye'nin bu protokolü onaylayacağını düşünüyor. Aksi takdirde bunun bir takım sonuçları olacaktır" diye ekledi. Constant Brand (29/06/2006)

 

 

 

NOT: Bu bülten, 29 Haziran 2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve yorumlardan

           derlenerek hazırlanmıştır.

 

 

 

 
ESKİ SAYILAR