İSPANYA BASINI:
Europa Press: “AB Dönem Başkanlığını Devralacak Finlandiya
İçin Türkiye En Zorunlu Dosya” : Finlandiya
Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja'ya göre Finlandiya, 1 Temmuz'da başlayıp
31 Aralık'ta bitecek AB dönem başkanlığını, güçlü bir rekabetle sosyal
korumayı birleştiren başarılı bir ekonomik modeli, tüm Avrupa Birliği
sınırlarına yaymak için kullanacak.
Tuomioja ayrıca, Türkiye ile müzakerelerin Helsinki için
en dikenli dosya olacağını, zira Ankara'nın, Kıbrıs gemi ve uçaklarının
liman ve havaalanlarına girmesine izin vermemesi halinde, aralık ayında
müzakerelerde kesilme durumuna bile gelinebileceğini kabul etti.(…) Ekim
ayında müzakerelerin ilk bölümünü tamamlayan Türkiye ve Hırvatistan'a
gelince, dönem başkanlığı müzakerelerin ilerlemesine çalışacak.
Hırvatistan için, yaz bitmeden ikinci bölümün başlaması bekleniyor.
Türkiye içinse Tuomioja, "dramatik durumları" önlemeye çalışmak için
elinden geleni yapacağını söylemesine rağmen, "sorunlar" olabileceği
tahmininde bulundu. (30/06/2006)
BELÇİKA BASINI:
Euobserver: “Hırvatistan Türkiye’yi AB Görüşmelerinde
Geride Bıraktı”:
Çarşamba günü, üye devletlerin, üyelik
görüşmelerinin gümrükler faslında Ankara'nın ilerlemesini engelleyip de
Hırvatistan'ın ilerlemesine yeşil ışık yakmalarından sonra, Türkiye ile
Hırvatistan için AB'ye katılmaya doğru giden yollar ayrıldı.
Zagreb, AB'nin dönem başkanı Avusturya tarafından birlik
mevzuatının iki alanında (piyasa rekabeti ve gümrük birliği)
politikasını sunmaya davet edildi. Piyasa rekabeti ile ilgili olarak
Hırvatistan görüşmelere sadece başlayabildi.
Fakat Türkiye, piyasa rekabeti faslında ilerleme
göstermesine karşılık, Kıbrıs'ın limanlarına ve havaalanlarına girişi
konusundaki tavrı yüzünden gümrükler faslında kilitlenip kaldı.
Türkiye'nin havaalanlarını ve limanlarını Kıbrıs'a açmaması, Ankara'nın
25 üyenin tamamı ile imzaladığı gümrük anlaşmasını ihlal ediyor.
Türkiye, kararını, ancak Brüksel'in Kıbrıslı Türklerin
yaşadığı Kuzey kesimi için ticaret anlaşmasını hayata geçirme
konusundaki siyasi taahhüdünü yerine getirmesi halinde
değiştirebileceğini söylüyor.Lucia Kubosova
(30/06/2006)
İNGİLTERE BASINI:
Financial Times: “Türkiye Reform İvmesini Korumaya
Kararlı”: Türkiye Başbakanı Recep Tayyip
Erdoğan, Avrupa Birliği'nin ülkesini samimi bir şekilde kucaklamaktaki
isteksizliğine öfkeleniyor olsa bile, bunu bu hafta Strasbourg'a
yaptığı ziyaret sırasında çok iyi gizledi.
Belki de bunu gizleyebilmesi, Türkiye'de Erdoğan Hükümeti
döneminde büyük demokratik adımlar atıldığını kolayca kabul eden kıtanın
önde gelen insan hakları kuruluşu Avrupa Konseyi'nde konuşmak için orada
bulunuyor olmasından kaynaklanıyordu. Avrupa Konseyi'nin tersine,
Ankara'nın AB üyeliği konusunda müzakere ettiği Avrupa Komisyonu
Türkiye'yi sık sık noksanlarından dolayı paylıyor. David Gardner
(30/06/2006)
The Economist: “Hazmetme Bilmecesi”:
"Avrupa Birliği: Hiç olmadığı kadar sert ve
daha az emici." Adeta eski komünist dönemlerden kalma tuvalet kağıdı
reklamlarını andıran bu slogan şimdilerde, "hazmetme kapasitesi" adı
altında, Birliğin yeni üye kabul edip edememesiyle ilgili yeni bir
slogana dönüştü.
Hazmetme kapasitesi ilk kez 1993'te, Orta Avrupa'daki
eski komünist devletler AB kapısında beklemeye başladığında duyuldu.
Kopenhag'daki zirvede bu ülkeler ve diğer olası adaylar için, "Kopenhag
kriterleri" denilen katılım şartları belirlendi.(…) Hazmetme kapasitesi
şu anda, daha önce olduğundan çok daha önemli görünüyor olabilir. Mayıs
2004'teki büyük genişleme ve Türkiye ile üyelik müzakerelerine geçen yıl
ekim ayında başlanması, genişlemeye karşı bir tepki doğurdu. Fransa ve
Avusturya, Türkiye'nin katılımını referanduma götüreceklerini
açıkladılar.
Bulgaristan ve Romanya, 2007'de veya 2008'de, AB'nin 26.
ve 27. üyeleri olacaklar. Daha fazla genişleme ayrıca bütçeye de darbe
indirecek. AB parasının büyük bölümü tarıma ve diğer geri kalmış
alanlara gidecek. Türkiye'de bu ikisinden bolca var.(30/06/2006)
ALMANYA BASINI:
Die Welt: “Finlandiya Türkiye’yi AB Müzakerelerini
Kesmekle Tehdit Ediyor”:
Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja,
ülkesinin altı ay sürecek olan AB Dönem Başkanlığını üstlenmesinden
hemen önce, Türkiye'den Kıbrıs meselesinde adım atmasını talep etti.
Tuomioja, Ankara'nın bu yıl içinde limanlarını Kıbrıs
gemilerine açmaması halinde, sonbaharda katılım müzakerelerinin
kesilebileceği ihtimaline kapıyı kapatmadı.
"Tanınan süre bu yılın sonunda bitiyor. Dramatik bir
tırmanışı engellemek için elimizden geleni yapacağız" diyen Bakan,
"Şayet Ankara, AB ile uygulanan gümrük birliğini Kıbrıs'ı da kapsayacak
şekilde genişletmezse, bunun sonuçları olacaktır" dedi. "Bu bir tehdit
değil, müzakereler için ciddi bir noktadır ve hatta müzakereleri
tehlikeye bile düşürebilir" diyen geleceğin AB Dönem Başkanı, Romanya ve
Bulgaristan'ın Ocak 2007'de AB'ye üye olmasını ümit ediyor.
(30/06/2006)
Frankfurter Rundschau: “Sırada Hırvatistan Var”
Avusturya Dışişleri Bakanı Ursula Plassnik ile
mülakat.
RECKMANN: Hazım kapasitesi,
her an kapının kapatılması için kullanılabilecek genel bir kural olarak
yorumlanabilir.
PLASSNIK: Bana göre böyle
bir durum, bu kavramın açıkça istismar edilmesidir. Ancak, bunu böyle
görenler olabilir. Bu yüzden, Komisyona bu kavrama açıklık getirme
görevinin verilmiş olması iyi.
RECKMANN: Bu kavramı yeniden
keşfetmeniz, Türkiye ile katılım müzakerelerinin başlatılmasıyla aynı
zamana denk geldi. Böylece "Türkiye'yi istemiyoruz, o halde yeni
engelcikler koyarız" gibi bir izlenim oluştu.
PLASSNİK: Türkiye'nin
katılımı gerek Türkiye gerekse Avrupa Birliği için zor bir görev. Bu
yüzden, şimdi fasıldan fasıla üzerinde çalışılacak oldukça ağır bir
müzakere tasarısında mutabık kaldık. İzlenecek yolun müzakerelerin
başlaması öncesinde tam olarak belirlenmesi akıllıca bir davranıştı ve
biz şimdi buna uyacağız.
RECKMANN: Ankara'nın
sonbahara kadar Kıbrıs'ı tanımaması halinde, müzakerelerin kesilmesinden
yana mı görüş bildireceksiniz?
PLASSNİK: Henüz bu noktaya
gelmedik ve spekülasyonda bulunmak istemiyorum. Türk dostlarımız
gündemde neyin olduğunu tam olarak biliyorlar. AB, 2006'nın karar yılı
olduğunu net bir şekilde belirtti. Türkiye'nin yerine getirmesi gereken
bir yükümlülüğü var ve AB'nin tutumu çok net. Türkiye ile -tamamen
aşikar jeopolitik nedenlerden dolayı da- olabildiğince yakın bir ilişki
istediğimiz tartışılmaz.Jörg Reckmann
(30/06/2006)
Financial Times Deutschland: “AB Türkiye’yi Müzakereleri
Durdurmakla Tehdit Ediyor”: AB, Türkiye'yi ilk
kez kararlı bir şekilde katılım müzakerelerini kesmekle tehdit etti.
Genişlemeden sorumlu Komiser Olli Rehn, dün Finlandiya haber ajansı
STT'ye yaptığı açıklamada, Türk hava ve deniz limanlarının Kıbrıs uçak
ve gemilerine açılmaması ya da reformların yavaşlaması halinde bu
olasılığın mümkün olduğunu söyledi. Geleceğin AB Dönem Başkanı
Finlandiya da, dokuz aydan beri devam eden görüşmelerin tehlikeye
düşeceği yönünde uyardı.
Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja Brüksel'de yaptığı
açıklamada, AB'de herkesin Türkiye'den, AB üyesi Kıbrıs'ı gümrük
birliğine dahil etmesini beklediğini, aksi takdirde görüşmelerin
devamının tehlikeye düşeceğini söyleyerek, Finlandiya'nın "dramatik bir
durum" yaşanmasını engellemeye çalışacağını belirtti.
(30/06/2006)
Almanya’nın Sesi Radyosu: “AB Dönem Başkanlığı Görevi
Bugünden İtibaren Finlandiya’da”: Finlandiya
bugün, altı ay süreyle yürüteceği AB dönem başkanlığını Avusturya'dan
devraldı. Finlandiya tarafından hazırlanan dönem başkanlığı öncelikli
gündem maddeleri arasında, Türkiye'nin Gümrük Birliği'ni 10 yeni AB
üyesine uygulamasını öngören ek protokole de yer verildi.
"AB, ek protokolün uygulanmasının 2006 yılında gözden
geçirilmesine karar verdi. Bu gözden geçirme büyük bir olasılıkla ekim
veya kasım ayında olacaktır" denilen dönem başkanlığı öncelikleri
belgesinde, "Bu sorunun ele alınış biçimi, Türkiye'nin AB katılım
müzakerelerine çok önemli etki yapabilir" ifadesine yer verildi.
(01/07/2006)
ABD BASINI:
AP: “AB Dönem Başkanlığını Devralacak
Finlandiya,Türkiye Müzakerelerinin Askıya Alınabileceğine Dair İşaret
Verdi”: Finlandiya Başbakanı Matti Vanhanen
bugün, ülkesinin başkanlığı sırasında, Avrupa Birliği'nin Ankara'nın AB
üyelik şartlarını yerine getirmede başarısız olması halinde, Türkiye ile
üyelik müzakerelerini askıya alabileceğini söyledi.
Vanhanen, Finlandiya'nın altı ay sürecek dönem
başkanlığını Avusturya'dan devralmasından bir gün önce Helsinki'de
gazetecilere, "Müzakereleri durdurma ihtimali her zaman var. Türkiye'nin
bunu bildiğini düşünüyorum" dedi.
AB Türkiye'den, 15 üyeli Birlik ile bu yılın sonunda
müzakerelerde önemli sorunlar çıkmasını önlemek istiyorsa, bölünmüş
Akdeniz adası Kıbrıs ile bağlarını normale döndürmesi ve temel
özgürlüklere ilişkin reformları teşvik etmesini istedi.
Vanhanen, Ankara'nın bütün taahhütlerini yerine getirmesi
gerektiğini yineledi ve "Finlandiya'nın başkanlığı sırasında Türkiye
zorlu bir sorun teşkil edecektir" diye ekledi.
(30/06/2006)
Amerika’nın Sesi Radyosu: “ABD’den Kıbrıs ve Reformlar
Konusunda Türkiye’ye Sert Uyarı”:
Türkiye, "Kıbrıs konusunda adım atması
gerekenler adım atmadan, adım atmayacağı" yönündeki kararlı tutumunu her
fırsatta dile getirirken, AB de tavrını her geçen gün sertleştiriyor.
Bundan aylar önce Türkiye–AB ilişkilerinde tren kazası
yaşanabileceğinin altını çizen Komisyonun genişlemeden sorumlu üyesi
Olli Rehn, bu kez daha da net konuşarak, Kıbrıs ve reformlar konusunda
adım atılmazsa müzakerelerin tamamen askıya alınabileceğini söyledi.
Müzakerelerin tamamen askıya alınıp alınmayacağına dair
bir soruyu yanıtlayan Rehn, "Bu olasılık mevcut. Umarım buna başvurmak
zorunda kalmayız, ancak bunu gerektirecek bir zemin varsa bu yola
başvurmamak için bir nedenimiz yok" dedi.
Finlandiya'daki bir haber ajansına konuşan Rehn,
"Gerçekçi biriyim bu yüzden Türkiye'nin Kıbrıs konusundaki taahhütlerine
bağlı kalmaması ve reform sürecini hızlandırmaması halinde müzakerelerde
olası bir çarpışma konusunda uyarmaya çalıştım" diye konuştu. Güven
Özalp 30/06/2006
AVUSTURYA BASINI:
Die Presse:”AB
Türkiye’yi Müzakereleri Durdurmakla Tehdit Ediyor”:
AB Dönem Başkanlığını devralacak olan
Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja, perşembe günü Brüksel'de
Finlandiya'nın başkanlık programını sunarken, Kıbrıs ihtilafının yıl
sonuna kadar çözülmemesi halinde, AB'nin Türkiye ile giriş
müzakerelerine son vereceği konusunda şüpheye yer bırakmadı.
Dışişleri Bakanı, AB'nin Türkiye'nin Gümrük Birliği
Anlaşması'nı uygulamaya geçirmesini ve "en geç yıl sonuna kadar" hava ve
deniz limanlarını, Kıbrıs gemi ve uçaklarına açmasını beklediğini açıkça
belirtti. Tuomioja, aksi takdirde Türkiye ile AB'nin başarısızlığı
olarak nitelendirilebilecek "üzücü bir durumun" ortaya çıkabileceğini
söyledi ve "endişeliyiz" dedi.
Bundan önce Finlandiyalı AB Genişleme Komiseri Olli Rehn
de, Türkiye konusunda oldukça sert bir dille konuşmuş, Ankara ile giriş
müzakerelerinin tamamen durdurulması olasılığını doğrulamıştı. Gerçekçi
olduğuna ve müzakereler sırasında bir cepheleşmeye mahal verilmemesi
yolunda birçok kez uyarıda bulunduğuna işaret eden Komiser, Kıbrıs ile
hala devam etmekte olan ihtilafın çözüme kavuşturulmasını istedi.
Friederike Leibl (30/06/2006)
Wiener Zeitung: “AB’nin Genişleme Tartışmasında Rota
Değişimi”:
Yarın AB Dönem Başkanlığını devralacak olan
Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja, "Hırvatistan ve Türkiye ile
müzakereleri sürdüreceğiz" dedi. Ancak Tuomioja, Ankara'nın yıl sonuna
kadar gümrük birliğini Kıbrıs da dahil olmak üzere bütün AB ülkelerini
içine alacak şekilde uygulamaya geçirmesi gerektiğini de vurguladı.
Perşembe günü AB'nin hazmetme kapasitesine ilişkin
tartışmada genişleme yanlısı bir rota izleneceğini açıklayan Tuomioja,
Birliğin şimdiki ve bundan sonraki aday ülkelere "yanlış bir sinyal"
vermemesi gerektiğine de değindi. "AB'nin kapılarını kapadığı yolundaki"
her sinyalin yanlış olacağını belirten Dışişleri Bakanı, "Birliğe
katılmak isteyen ve kriterleri yerine getiren her Avrupa ülkesinin
Birliğe üye olabileceğini" söyledi. Yeni engellerin çıkarılmaması
gerektiğine de işaret eden Bakan, Dönem Başkanı Avusturya'nın, Birliğin
hazmetme kapasitesinin bundan sonraki katılımlarda kriter alınması
yolundaki çabalarını da bir kalemde silmiş oldu.
Wolfgang Tucek (30/06/2006)
FRANSA BASINI:
Le Figaro: “Erdoğan’dan Fransa’daki Türklere
Çağrı…’Daha İyi Organize Olun ve Uyum Sağlayın’”:Başbakan
Erdoğan İle Mülakat.
OBERLE: Türkiye'nin
Avrupa'ya doğru yürüyüşü engellerle dolu. Her şeye rağmen, bu serüven
için sağlam bir coşkuya sahip misiniz?
ERDOĞAN: Başından beri bu
yolun güç olacağını biliyorduk ve güçlüklere alışmaya zamanımız oldu.
Bizden önceki adaylara oranla bizim avantajımız, daha müzakereler
başlamadan Gümrük Birliği'ne kabul edilen yegane ülke olmamızdır. İşimiz
zordur, ancak bunu başaracağız.
OBERLE: Türkiye, Avrupa
Birliği tarafından diğer adaylar gibi mi muamele görmektedir?
ERDOĞAN: Dostlarımızın bize
söylediği, Türkiye'nin AB'ye en son katılan diğer milletlerden biraz
farklı bir ülke olarak değerlendirildiğidir. Bir milyon nüfuslu ortak
değerleri ve ortak bir medeniyeti paylaşan küçük ülkeler vardır. Buna
karşın 73 milyon nüfuslu ve bazılarına göre farklı bir medeniyete sahip
büyük bir ülke olan Türkiye söz konusudur. Ancak bu görüş artık aşılmaya
başlanmıştır. Türkiye, Avrupa'ya yük olmak için girmek istemiyor;
tersine Avrupa'nın yükünü azaltmak için girmek istiyor.
Thierry Oberle (30/06/2006)
ULUSLAR ARASI ARAP BASINI:
El Şark’ül Ewsat: “Türkiye:AB’nin Görüşmeleri Durdurma
Olasılığı Yok”: Türkiye Başbakanı Recep Tayyip
Erdoğan, AB'nin, Kıbrıs konusundaki anlaşmazlık nedeniyle Türkiye ile
görüşmeleri askıya almasının söz konusu olmadığını söyledi.
AB, Türkiye'ye, bu yıl içinde deniz ve hava limanlarını,
Kıbrıs'a açmaması durumunda geçen ekim ayında başlayan üyelik
görüşmelerinin durabileceğini bildirirken Erdoğan, Fransız
Le Figaro gazetesine yaptığı açıklamada, "Görüşmelerin
duracağını düşünmemiz mümkün değil. Zira bu, AB ilkelerine tamamen
aykırıdır" dedi.
Erdoğan, Kıbrıs ile ilgili görüşmeler ve AB üyelik
görüşmelerinin aynı kefeye konmasına karşı olduğunu da belirtti.
(01/07/2006)
NOT:
Bu bülten, 30 Haziran ve 1-2 Temmuz 2006 tarihlerinde Genel
Müdürlüğümüze ulaşan