03.07.2006

   

Anasayfa

e-posta


 

            ANKARA, 03/07(BYE)--- Dış basında Türkiye ile AB arasındaki ilişkilere değinen 30 Haziran - 01 Temmuz 2006 tarihli  haber ve yorumlardan yapılan alıntılar aşağıda  sunulmaktadır:           

İSPANYA BASINI: 

            Europa Press: “AB Dönem Başkanlığını Devralacak Finlandiya İçin Türkiye En Zorunlu Dosya” : Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja'ya göre Finlandiya, 1 Temmuz'da başlayıp 31 Aralık'ta bitecek AB dönem başkanlığını, güçlü bir rekabetle sosyal korumayı birleştiren başarılı bir ekonomik modeli, tüm Avrupa Birliği sınırlarına yaymak için kullanacak.

Tuomioja ayrıca, Türkiye ile müzakerelerin Helsinki için en dikenli dosya olacağını, zira Ankara'nın, Kıbrıs gemi ve uçaklarının liman ve havaalanlarına girmesine izin vermemesi halinde, aralık ayında müzakerelerde kesilme durumuna bile gelinebileceğini kabul etti.(…) Ekim ayında müzakerelerin ilk bölümünü tamamlayan Türkiye ve Hırvatistan'a gelince, dönem başkanlığı müzakerelerin ilerlemesine çalışacak. Hırvatistan için, yaz bitmeden ikinci bölümün başlaması bekleniyor. Türkiye içinse Tuomioja, "dramatik durumları" önlemeye çalışmak için elinden geleni yapacağını söylemesine rağmen, "sorunlar" olabileceği tahmininde bulundu. (30/06/2006) 

BELÇİKA BASINI: 

Euobserver: “Hırvatistan Türkiye’yi AB Görüşmelerinde Geride Bıraktı”: Çarşamba günü, üye devletlerin, üyelik görüşmelerinin gümrükler faslında Ankara'nın ilerlemesini engelleyip de Hırvatistan'ın ilerlemesine yeşil ışık yakmalarından sonra, Türkiye ile Hırvatistan için AB'ye katılmaya doğru giden yollar ayrıldı.

Zagreb, AB'nin dönem başkanı Avusturya tarafından birlik mevzuatının iki alanında (piyasa rekabeti ve gümrük birliği) politikasını sunmaya davet edildi. Piyasa rekabeti ile ilgili olarak Hırvatistan görüşmelere sadece başlayabildi.

Fakat Türkiye, piyasa rekabeti faslında ilerleme göstermesine karşılık, Kıbrıs'ın limanlarına ve havaalanlarına girişi konusundaki tavrı yüzünden gümrükler faslında kilitlenip kaldı. Türkiye'nin havaalanlarını ve limanlarını Kıbrıs'a açmaması, Ankara'nın 25 üyenin tamamı ile imzaladığı gümrük anlaşmasını ihlal ediyor.

Türkiye, kararını, ancak Brüksel'in Kıbrıslı Türklerin yaşadığı Kuzey kesimi için ticaret anlaşmasını hayata geçirme konusundaki siyasi taahhüdünü yerine getirmesi halinde değiştirebileceğini söylüyor.Lucia Kubosova (30/06/2006) 

İNGİLTERE BASINI: 

Financial Times: “Türkiye Reform İvmesini Korumaya Kararlı”: Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği'nin ülkesini samimi bir şekilde kucaklamaktaki isteksizliğine öfkeleniyor olsa  bile, bunu bu hafta Strasbourg'a yaptığı ziyaret sırasında çok iyi gizledi.

Belki de bunu gizleyebilmesi, Türkiye'de Erdoğan Hükümeti döneminde büyük demokratik adımlar atıldığını kolayca kabul eden kıtanın önde gelen insan hakları kuruluşu Avrupa Konseyi'nde konuşmak için orada bulunuyor olmasından kaynaklanıyordu. Avrupa Konseyi'nin tersine, Ankara'nın AB üyeliği konusunda müzakere ettiği Avrupa Komisyonu Türkiye'yi sık sık noksanlarından dolayı paylıyor. David Gardner (30/06/2006)  

The Economist: “Hazmetme Bilmecesi”: "Avrupa Birliği: Hiç olmadığı kadar sert ve daha az emici." Adeta eski komünist dönemlerden kalma tuvalet kağıdı reklamlarını andıran bu slogan şimdilerde, "hazmetme kapasitesi" adı altında, Birliğin yeni üye kabul edip edememesiyle ilgili yeni bir slogana dönüştü.

Hazmetme kapasitesi ilk kez 1993'te, Orta Avrupa'daki eski komünist devletler AB kapısında beklemeye başladığında duyuldu. Kopenhag'daki zirvede bu ülkeler ve diğer olası adaylar için, "Kopenhag kriterleri" denilen katılım şartları belirlendi.(…) Hazmetme kapasitesi şu anda, daha önce olduğundan çok daha önemli görünüyor olabilir. Mayıs 2004'teki büyük genişleme ve Türkiye ile üyelik müzakerelerine geçen yıl ekim ayında başlanması, genişlemeye karşı bir tepki doğurdu. Fransa ve Avusturya, Türkiye'nin katılımını referanduma götüreceklerini açıkladılar.

Bulgaristan ve Romanya, 2007'de veya 2008'de, AB'nin 26. ve 27. üyeleri olacaklar. Daha fazla genişleme ayrıca bütçeye de darbe indirecek. AB parasının büyük bölümü tarıma ve diğer geri kalmış alanlara gidecek. Türkiye'de bu ikisinden bolca var.(30/06/2006) 

ALMANYA BASINI: 

Die Welt: “Finlandiya Türkiye’yi AB Müzakerelerini Kesmekle Tehdit Ediyor”: Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja, ülkesinin altı ay sürecek olan AB Dönem Başkanlığını üstlenmesinden hemen önce, Türkiye'den Kıbrıs meselesinde adım atmasını talep etti.

Tuomioja, Ankara'nın bu yıl içinde limanlarını Kıbrıs gemilerine açmaması halinde, sonbaharda katılım müzakerelerinin kesilebileceği ihtimaline kapıyı kapatmadı.

"Tanınan süre bu yılın sonunda bitiyor. Dramatik bir tırmanışı engellemek için elimizden geleni yapacağız" diyen Bakan, "Şayet Ankara, AB ile uygulanan gümrük birliğini Kıbrıs'ı da kapsayacak şekilde genişletmezse, bunun sonuçları olacaktır" dedi. "Bu bir tehdit değil, müzakereler için ciddi bir noktadır ve hatta müzakereleri tehlikeye bile düşürebilir" diyen geleceğin AB Dönem Başkanı, Romanya ve Bulgaristan'ın Ocak 2007'de AB'ye üye olmasını ümit ediyor. (30/06/2006)  

Frankfurter Rundschau: “Sırada Hırvatistan Var” Avusturya Dışişleri Bakanı Ursula Plassnik ile mülakat.

RECKMANN: Hazım kapasitesi, her an kapının kapatılması için kullanılabilecek genel bir kural olarak yorumlanabilir.

PLASSNIK: Bana göre böyle bir durum, bu kavramın açıkça istismar edilmesidir. Ancak, bunu böyle görenler olabilir. Bu yüzden, Komisyona bu kavrama açıklık getirme görevinin verilmiş olması iyi.

RECKMANN: Bu kavramı yeniden keşfetmeniz, Türkiye ile katılım müzakerelerinin başlatılmasıyla aynı zamana denk geldi. Böylece "Türkiye'yi istemiyoruz, o halde yeni engelcikler koyarız" gibi bir izlenim oluştu.

PLASSNİK: Türkiye'nin katılımı gerek Türkiye gerekse Avrupa Birliği için zor bir görev. Bu yüzden, şimdi fasıldan fasıla üzerinde çalışılacak oldukça ağır bir müzakere tasarısında mutabık kaldık. İzlenecek yolun müzakerelerin başlaması öncesinde tam olarak belirlenmesi akıllıca bir davranıştı ve biz şimdi buna uyacağız.

RECKMANN: Ankara'nın sonbahara kadar Kıbrıs'ı tanımaması halinde, müzakerelerin kesilmesinden yana mı görüş bildireceksiniz?

PLASSNİK: Henüz bu noktaya gelmedik ve spekülasyonda bulunmak istemiyorum. Türk dostlarımız gündemde neyin olduğunu tam olarak biliyorlar. AB, 2006'nın karar yılı olduğunu net bir şekilde belirtti. Türkiye'nin yerine getirmesi gereken bir yükümlülüğü var ve AB'nin tutumu çok net. Türkiye ile -tamamen aşikar jeopolitik nedenlerden dolayı da- olabildiğince yakın bir ilişki istediğimiz tartışılmaz.Jörg Reckmann (30/06/2006) 

            Financial Times Deutschland: “AB Türkiye’yi Müzakereleri Durdurmakla Tehdit Ediyor”: AB, Türkiye'yi ilk kez kararlı bir şekilde katılım müzakerelerini kesmekle tehdit etti. Genişlemeden sorumlu Komiser Olli Rehn, dün Finlandiya haber ajansı STT'ye yaptığı açıklamada, Türk hava ve deniz limanlarının Kıbrıs uçak ve gemilerine açılmaması ya da reformların yavaşlaması halinde bu olasılığın mümkün olduğunu söyledi. Geleceğin AB Dönem Başkanı Finlandiya da, dokuz aydan beri devam eden görüşmelerin tehlikeye düşeceği yönünde uyardı.

Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja Brüksel'de yaptığı açıklamada, AB'de herkesin Türkiye'den,  AB üyesi Kıbrıs'ı gümrük birliğine dahil etmesini beklediğini, aksi takdirde görüşmelerin devamının tehlikeye düşeceğini söyleyerek, Finlandiya'nın "dramatik bir durum" yaşanmasını engellemeye çalışacağını belirtti. (30/06/2006) 

            Almanya’nın Sesi Radyosu: “AB Dönem Başkanlığı Görevi Bugünden İtibaren Finlandiya’da”: Finlandiya bugün, altı ay süreyle yürüteceği AB dönem başkanlığını Avusturya'dan devraldı. Finlandiya tarafından hazırlanan dönem başkanlığı öncelikli gündem maddeleri arasında, Türkiye'nin Gümrük Birliği'ni 10 yeni AB üyesine uygulamasını öngören ek protokole de yer verildi.

"AB, ek protokolün uygulanmasının 2006 yılında gözden geçirilmesine karar verdi. Bu gözden geçirme büyük bir olasılıkla ekim veya kasım ayında olacaktır" denilen dönem başkanlığı öncelikleri belgesinde, "Bu sorunun ele alınış biçimi, Türkiye'nin AB katılım müzakerelerine çok önemli etki yapabilir" ifadesine yer verildi. (01/07/2006) 

ABD BASINI: 

AP: “AB Dönem Başkanlığını Devralacak Finlandiya,Türkiye Müzakerelerinin Askıya Alınabileceğine Dair İşaret Verdi”: Finlandiya Başbakanı Matti Vanhanen bugün, ülkesinin başkanlığı sırasında, Avrupa Birliği'nin Ankara'nın AB üyelik şartlarını yerine getirmede başarısız olması halinde, Türkiye ile üyelik müzakerelerini askıya alabileceğini söyledi.

Vanhanen, Finlandiya'nın altı ay sürecek dönem başkanlığını Avusturya'dan devralmasından bir gün önce Helsinki'de gazetecilere, "Müzakereleri durdurma ihtimali her zaman var. Türkiye'nin bunu bildiğini düşünüyorum" dedi.

AB Türkiye'den, 15 üyeli Birlik ile bu yılın sonunda müzakerelerde önemli sorunlar çıkmasını önlemek istiyorsa, bölünmüş Akdeniz adası Kıbrıs ile bağlarını normale döndürmesi ve temel özgürlüklere ilişkin reformları teşvik etmesini istedi.

Vanhanen, Ankara'nın bütün taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğini yineledi ve "Finlandiya'nın başkanlığı sırasında Türkiye zorlu bir sorun teşkil edecektir" diye ekledi. (30/06/2006) 

Amerika’nın Sesi Radyosu: “ABD’den Kıbrıs ve Reformlar Konusunda Türkiye’ye Sert Uyarı”: Türkiye, "Kıbrıs konusunda adım atması gerekenler adım atmadan, adım atmayacağı" yönündeki kararlı tutumunu her fırsatta dile getirirken, AB de tavrını her geçen gün sertleştiriyor.

Bundan aylar önce Türkiye–AB ilişkilerinde tren kazası yaşanabileceğinin altını çizen Komisyonun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, bu kez daha da net konuşarak, Kıbrıs ve reformlar konusunda adım atılmazsa müzakerelerin tamamen askıya alınabileceğini söyledi.

Müzakerelerin tamamen askıya alınıp alınmayacağına dair bir soruyu yanıtlayan Rehn, "Bu olasılık mevcut. Umarım buna başvurmak zorunda kalmayız, ancak bunu gerektirecek bir zemin varsa bu yola başvurmamak için bir nedenimiz yok" dedi.

Finlandiya'daki bir haber ajansına konuşan Rehn, "Gerçekçi biriyim bu yüzden Türkiye'nin Kıbrıs konusundaki taahhütlerine bağlı kalmaması ve reform sürecini hızlandırmaması halinde müzakerelerde olası bir çarpışma konusunda uyarmaya çalıştım" diye konuştu. Güven Özalp 30/06/2006 

AVUSTURYA BASINI: 

Die Presse:AB Türkiye’yi Müzakereleri Durdurmakla Tehdit Ediyor”: AB Dönem Başkanlığını devralacak olan Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja, perşembe günü Brüksel'de Finlandiya'nın başkanlık programını sunarken, Kıbrıs ihtilafının yıl sonuna kadar çözülmemesi halinde, AB'nin Türkiye ile giriş müzakerelerine son vereceği konusunda şüpheye yer bırakmadı.

Dışişleri Bakanı, AB'nin Türkiye'nin Gümrük Birliği Anlaşması'nı uygulamaya geçirmesini ve "en geç yıl sonuna kadar" hava ve deniz limanlarını, Kıbrıs gemi ve uçaklarına açmasını beklediğini açıkça belirtti. Tuomioja, aksi takdirde Türkiye ile AB'nin başarısızlığı olarak nitelendirilebilecek "üzücü bir durumun" ortaya çıkabileceğini söyledi ve "endişeliyiz" dedi.

Bundan önce Finlandiyalı AB Genişleme Komiseri Olli Rehn de, Türkiye konusunda oldukça sert bir dille konuşmuş, Ankara ile giriş müzakerelerinin tamamen durdurulması olasılığını doğrulamıştı. Gerçekçi olduğuna ve müzakereler sırasında bir cepheleşmeye mahal verilmemesi yolunda birçok kez uyarıda bulunduğuna işaret eden Komiser, Kıbrıs ile hala devam etmekte olan ihtilafın çözüme kavuşturulmasını istedi. Friederike Leibl (30/06/2006) 

Wiener Zeitung: “AB’nin Genişleme Tartışmasında Rota Değişimi”: Yarın AB Dönem Başkanlığını devralacak olan Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja, "Hırvatistan ve Türkiye ile müzakereleri sürdüreceğiz" dedi. Ancak Tuomioja, Ankara'nın yıl sonuna kadar gümrük birliğini Kıbrıs da dahil olmak üzere bütün AB ülkelerini içine alacak şekilde uygulamaya geçirmesi gerektiğini de vurguladı.

Perşembe günü AB'nin hazmetme kapasitesine ilişkin tartışmada genişleme yanlısı bir rota izleneceğini açıklayan Tuomioja, Birliğin şimdiki ve bundan sonraki aday ülkelere "yanlış bir sinyal" vermemesi gerektiğine de değindi. "AB'nin kapılarını kapadığı yolundaki" her sinyalin yanlış olacağını belirten Dışişleri Bakanı, "Birliğe katılmak isteyen ve kriterleri yerine getiren her Avrupa ülkesinin Birliğe üye olabileceğini" söyledi. Yeni engellerin çıkarılmaması gerektiğine de işaret eden Bakan, Dönem Başkanı Avusturya'nın, Birliğin hazmetme kapasitesinin bundan sonraki katılımlarda kriter alınması yolundaki çabalarını da bir kalemde silmiş oldu. Wolfgang Tucek (30/06/2006) 

FRANSA BASINI: 

Le Figaro: “Erdoğan’dan Fransa’daki Türklere Çağrı…’Daha İyi Organize Olun ve Uyum Sağlayın’”:Başbakan Erdoğan İle Mülakat.

OBERLE: Türkiye'nin Avrupa'ya doğru yürüyüşü engellerle dolu. Her şeye rağmen, bu serüven için sağlam bir coşkuya sahip misiniz?

ERDOĞAN: Başından beri bu yolun güç olacağını biliyorduk ve güçlüklere alışmaya zamanımız oldu. Bizden önceki adaylara oranla bizim avantajımız, daha müzakereler başlamadan Gümrük Birliği'ne kabul edilen yegane ülke olmamızdır. İşimiz zordur, ancak bunu başaracağız.

OBERLE: Türkiye, Avrupa Birliği tarafından diğer adaylar gibi mi muamele görmektedir?

ERDOĞAN: Dostlarımızın bize söylediği, Türkiye'nin AB'ye en son katılan diğer milletlerden biraz farklı bir ülke olarak değerlendirildiğidir. Bir milyon nüfuslu ortak değerleri ve ortak bir medeniyeti paylaşan küçük ülkeler vardır. Buna karşın 73 milyon nüfuslu ve bazılarına göre farklı bir medeniyete sahip büyük bir ülke olan Türkiye söz konusudur. Ancak bu görüş artık aşılmaya başlanmıştır. Türkiye, Avrupa'ya yük olmak için girmek istemiyor; tersine Avrupa'nın yükünü azaltmak için girmek istiyor. Thierry Oberle (30/06/2006) 

ULUSLAR ARASI ARAP BASINI: 

El Şark’ül Ewsat: “Türkiye:AB’nin Görüşmeleri Durdurma Olasılığı Yok”: Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, AB'nin, Kıbrıs konusundaki anlaşmazlık nedeniyle Türkiye ile görüşmeleri askıya almasının söz konusu olmadığını söyledi.

AB, Türkiye'ye, bu yıl içinde deniz ve hava limanlarını, Kıbrıs'a açmaması durumunda geçen ekim ayında başlayan üyelik görüşmelerinin durabileceğini bildirirken Erdoğan, Fransız Le Figaro gazetesine yaptığı açıklamada, "Görüşmelerin duracağını düşünmemiz mümkün değil. Zira bu, AB ilkelerine tamamen aykırıdır" dedi.

Erdoğan, Kıbrıs ile ilgili görüşmeler ve AB üyelik görüşmelerinin aynı kefeye konmasına karşı olduğunu da belirtti. (01/07/2006)   

 

NOT: Bu bülten, 30 Haziran ve 1-2 Temmuz 2006 tarihlerinde Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.

 

 

 
ESKİ SAYILAR