07.07.2006

   

Anasayfa

e-posta


 

            ANKARA, 07/07(BYE)--- Dış basında Türkiye ile AB arasındaki ilişkilere değinen 06 Temmuz 2006 tarihli  haber ve yorumlardan yapılan alıntılar aşağıda  sunulmaktadır:           

FRANSA BASINI:   

La Tribune:“AB İle Müzakereler…Türkiye Kıbrıs Konusunda Pes Etmeyi Reddediyor”: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan İle Mülakat.

SORU: Birkaç Avrupa lideri son zamanlarda, özellikle Kıbrıs ve Türkiye'de reform sürecinin yavaşlaması konusunda Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin batma riski taşıdığını dile getirdiler. Bu konudaki hissiyatınız nedir?

ERDOĞAN: Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki yol kazalarına önceden değinmek doğru değil. Bir kaza olacaksa olur, ancak bizler de raydan çıkarmak üzere trene binen tamirciler değiliz. Müzakereler için seferber olan 1200 görevliyle amacımız başarıyla sonuca ulaşmaktır. Değerli dostum AB Komiseri Olli Rehn ile bu konuyu iyiye götüreceğiz.

SORU: Avrupa Birliği, yıl sonuna kadar liman ve hava limanlarınızı Kıbrıs gemi ve uçaklarına açmanızı istiyor. Bu konuda AB'nin isteklerini yerine getirmek niyetinde misiniz?

ERDOĞAN: Diğer taraf ilerlemezken bizden sürekli adımlar atmamız istenemez. Birleşmiş Milletler'in adayı birleştirme planına katıldık, Kuzey Kıbrıs'ın bu plana evet oyu kullanmasını da sağladık, oysa Güney kesim yüzde 75'lik bir oyla planı reddetti. Yine de “hayır” diyenler ödüllendirilirken “evet” diyenler cezalandırıldı. Diğer taraftan Türkiye, AB ile Gümrük Birliği içinde. Bu açıdan Kıbrıs Rum kesiminin AB'ye katılımını veto edebilirdik. Bunu yapmadık ve daima olumlu bir tutum sergiledik. Birleşmiş Milletler'in Kıbrıs konusunun çözümü için en uygun forum olduğunu düşünmeye devam ediyoruz, yakın zamanda da Kofi Annan ile bu konuya ilişkin tüm aktörlerle görüştük. Ancak muhataplarımız bir harekette bulunmadı. Bizden girişim bekleyenler işe önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin tecridine son vermekle başlasınlar. Karşı taraf adım atmadıkça biz de hareket etmeyeceğiz. Marc Paoloni/Daniel Vigneron (06/07/2006) 

AFP: “AB’nin Genişlemesine Destek Verenler Azalıyor” Avrupa Komisyonu tarafından bugün yayımlanan bir kamuoyu araştırmasına göre, AB'nin genişlemesine karşı koyan Avrupalı sayısı giderek artıyor.

27 Mart ile 1 Mayıs arasında Avrupa çapında gerçekleştirilen bir kamuoyu araştırmasına göre, gelecek senelerde Avrupa'nın yeniden genişlemesine olumlu yaklaşanlar yalnızca yüzde 45 olarak tespit edildi. Bu oran aralık ayında gerçekleştirilen son kamuoyu araştırmasında yüzde 49'du.

Aralık ayında genişlemeye karşı çıkanların oranı yüzde 39 iken yeni kamuoyu araştırmasına göre bu oran yüzde 42 olarak tespit edildi.

Bu sürece en çok karşı çıkan ülkeler hala Almanya (yüzde 28 taraftar, yüzde 66 karşı), Avusturya (yüzde 27 taraftar, yüzde 61 karşı), Fransa (yüzde 31 taraftar, yüzde 62 karşı) ve Lüksemburg (yüzde 27 taraftar, yüzde 65 karşı).

Genişlemenin baş savunucusu olan Yunanistan, en çok destekleyen ülkeler listesinde birinci sıradan sekizinci sıraya düşerek büyük bir değişiklik kaydetti.

Aralık ayında Yunan vatandaşlarının yüzde 74'ü süreci desteklerken (yüzde 24 karşı), son kamuoyu araştırmasına göre yalnızca yüzde 56'sı desteklemeye devam ediyor (yüzde 42 karşı).

Araştırmayı yapanlara göre ekim ayında AB ile üyelik anlaşmalarına resmi olarak başlamış olan "Türkiye konusundaki tartışma", Yunan kamuoyunun fikir değiştirmesini kısmen açıklıyor.

Aylardır Yunanların çok hassas olduğu Kıbrıs dosyası AB ile Türkiye arasındaki ilişkileri zehirliyor, zira Ankara adanın güneyini yöneten Lefkoşa yetkililerini tanımıyor.

Her aşaması, 2004'ten bu yana AB üyesi olan Kıbrıs'ın vetosu tehdidi altında olan bu müzakereler, Türk kamuoyunun da fikrini büyük ölçüde etkiliyor.

Türkiye'de genişleme sürecini destekleyenlerin oranı yüzde elli sınırının altına, yüzde 45'e düştü. Oysa aralık ayında bu oran yüzde 52 idi.(06/07/2006) 

RUSYA BASINI: 

Parlamentskaya Gazeta: “Rusya’nın AB’ye Üye Olması Lazım”: İtalya ve AB Parlamentosu milletvekili Aleksandra Mussolini ile mülakat.

SORU: Rusya-İtalya ilişkileri şu an çok güzel. Bu ilişkiler Prodi döneminde de başarılı bir şekilde devam edecek mi?

MUSSOLİNİ: İnsan faktörü önemli. Berlusconi, her zaman karizmatik bir şahsiyetti. O, ülke liderleriyle resmi ilişkilerin çerçevesi dışında şahsi dostluklar da kurmayı başardı. Prodi bunu başarabilecek mi, bilmiyorum. Berlusconi, Putin'le de Bush'la da daha ileri ilişkiler kurdu. Umarız ve ben de bunu çok arzu ediyorum ki, ilişkiler daima iyileşir. Ben herkesle sağlam ilişkilerden yanayım.

Ayrıca ben, AB'ye Türkiye'nin değil Rusya'nın üye olmasını istiyorum. Zira Türkiye'den farklı olarak, Rusya ile Avrupa'nın ortak gelenek ve görenekleri var.

Avrupa Parlamentosu milletvekili olarak şunu belirtmek isterim ki, bu Parlamentonun birçok üyesi, Türkiye'nin ne pahasına olursa olsun AB'ye katılmasından yana. Bence bu yanlış. Çünkü, bizim onlarla ne ortak kültürümüz, ne geleneğimiz ne de sınırımız var. Türkiye Müslüman bir ülke. Dolayısıyla, Türkiye ile ekonomik ilişkiler kurulabilir, bunu kabul ediyorum, fakat bu ülkenin AB'ye üye yapılıp Avrupalı olmasına izin verilmesi bambaşka bir olay. Bu, mümkün değil. Galina Borisova (06/07/2006) 

 

NOT: Bu bülten, 6 Temmuz 2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüze ulaşan   haber ve yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.

 

 

 
ESKİ SAYILAR