FRANSA BASINI:
La Tribune:“AB İle Müzakereler…Türkiye Kıbrıs
Konusunda Pes Etmeyi Reddediyor”: Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan İle Mülakat.
SORU: Birkaç Avrupa lideri
son zamanlarda, özellikle Kıbrıs ve Türkiye'de reform sürecinin
yavaşlaması konusunda Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin batma riski
taşıdığını dile getirdiler. Bu konudaki hissiyatınız nedir?
ERDOĞAN: Türkiye ile Avrupa
Birliği arasındaki yol kazalarına önceden değinmek doğru değil. Bir kaza
olacaksa olur, ancak bizler de raydan çıkarmak üzere trene binen
tamirciler değiliz. Müzakereler için seferber olan 1200 görevliyle
amacımız başarıyla sonuca ulaşmaktır. Değerli dostum AB Komiseri Olli
Rehn ile bu konuyu iyiye götüreceğiz.
SORU: Avrupa Birliği, yıl
sonuna kadar liman ve hava limanlarınızı Kıbrıs gemi ve uçaklarına
açmanızı istiyor. Bu konuda AB'nin isteklerini yerine getirmek niyetinde
misiniz?
ERDOĞAN: Diğer taraf
ilerlemezken bizden sürekli adımlar atmamız istenemez. Birleşmiş
Milletler'in adayı birleştirme planına katıldık, Kuzey Kıbrıs'ın bu
plana evet oyu kullanmasını da sağladık, oysa Güney kesim yüzde 75'lik
bir oyla planı reddetti. Yine de “hayır” diyenler ödüllendirilirken
“evet” diyenler cezalandırıldı. Diğer taraftan Türkiye, AB ile Gümrük
Birliği içinde. Bu açıdan Kıbrıs Rum kesiminin AB'ye katılımını veto
edebilirdik. Bunu yapmadık ve daima olumlu bir tutum sergiledik.
Birleşmiş Milletler'in Kıbrıs konusunun çözümü için en uygun forum
olduğunu düşünmeye devam ediyoruz, yakın zamanda da Kofi Annan ile bu
konuya ilişkin tüm aktörlerle görüştük. Ancak muhataplarımız bir
harekette bulunmadı. Bizden girişim bekleyenler işe önce Kuzey Kıbrıs
Türk Cumhuriyeti'nin tecridine son vermekle başlasınlar. Karşı taraf
adım atmadıkça biz de hareket etmeyeceğiz. Marc
Paoloni/Daniel Vigneron (06/07/2006)
AFP: “AB’nin Genişlemesine Destek Verenler Azalıyor”
Avrupa Komisyonu tarafından bugün
yayımlanan bir kamuoyu araştırmasına göre, AB'nin genişlemesine karşı
koyan Avrupalı sayısı giderek artıyor.
27 Mart ile 1 Mayıs arasında Avrupa çapında
gerçekleştirilen bir kamuoyu araştırmasına göre, gelecek senelerde
Avrupa'nın yeniden genişlemesine olumlu yaklaşanlar yalnızca yüzde 45
olarak tespit edildi. Bu oran aralık ayında gerçekleştirilen son kamuoyu
araştırmasında yüzde 49'du.
Aralık ayında genişlemeye karşı çıkanların oranı yüzde 39
iken yeni kamuoyu araştırmasına göre bu oran yüzde 42 olarak tespit
edildi.
Bu sürece en çok karşı çıkan ülkeler hala Almanya (yüzde
28 taraftar, yüzde 66 karşı), Avusturya (yüzde 27 taraftar, yüzde 61
karşı), Fransa (yüzde 31 taraftar, yüzde 62 karşı) ve Lüksemburg (yüzde
27 taraftar, yüzde 65 karşı).
Genişlemenin baş savunucusu olan Yunanistan, en çok
destekleyen ülkeler listesinde birinci sıradan sekizinci sıraya düşerek
büyük bir değişiklik kaydetti.
Aralık ayında Yunan vatandaşlarının yüzde 74'ü süreci
desteklerken (yüzde 24 karşı), son kamuoyu araştırmasına göre yalnızca
yüzde 56'sı desteklemeye devam ediyor (yüzde 42 karşı).
Araştırmayı yapanlara göre ekim ayında AB ile üyelik anlaşmalarına resmi
olarak başlamış olan "Türkiye konusundaki tartışma", Yunan kamuoyunun
fikir değiştirmesini kısmen açıklıyor.
Aylardır Yunanların çok hassas olduğu Kıbrıs dosyası AB
ile Türkiye arasındaki ilişkileri zehirliyor, zira Ankara adanın
güneyini yöneten Lefkoşa yetkililerini tanımıyor.
Her aşaması, 2004'ten bu yana AB üyesi olan Kıbrıs'ın
vetosu tehdidi altında olan bu müzakereler, Türk kamuoyunun da fikrini
büyük ölçüde etkiliyor.
Türkiye'de genişleme sürecini destekleyenlerin oranı
yüzde elli sınırının altına, yüzde 45'e düştü. Oysa aralık ayında bu
oran yüzde 52 idi.(06/07/2006)
RUSYA BASINI:
Parlamentskaya Gazeta: “Rusya’nın AB’ye Üye Olması
Lazım”: İtalya ve AB Parlamentosu milletvekili
Aleksandra Mussolini ile mülakat.
SORU: Rusya-İtalya
ilişkileri şu an çok güzel. Bu ilişkiler Prodi döneminde de başarılı bir
şekilde devam edecek mi?
MUSSOLİNİ: İnsan faktörü
önemli. Berlusconi, her zaman karizmatik bir şahsiyetti. O, ülke
liderleriyle resmi ilişkilerin çerçevesi dışında şahsi dostluklar da
kurmayı başardı. Prodi bunu başarabilecek mi, bilmiyorum. Berlusconi,
Putin'le de Bush'la da daha ileri ilişkiler kurdu. Umarız ve ben de bunu
çok arzu ediyorum ki, ilişkiler daima iyileşir. Ben herkesle sağlam
ilişkilerden yanayım.
Ayrıca ben, AB'ye Türkiye'nin değil Rusya'nın üye
olmasını istiyorum. Zira Türkiye'den farklı olarak, Rusya ile Avrupa'nın
ortak gelenek ve görenekleri var.
Avrupa Parlamentosu milletvekili olarak şunu belirtmek
isterim ki, bu Parlamentonun birçok üyesi, Türkiye'nin ne pahasına
olursa olsun AB'ye katılmasından yana. Bence bu yanlış. Çünkü, bizim
onlarla ne ortak kültürümüz, ne geleneğimiz ne de sınırımız var. Türkiye
Müslüman bir ülke. Dolayısıyla, Türkiye ile ekonomik ilişkiler
kurulabilir, bunu kabul ediyorum, fakat bu ülkenin AB'ye üye yapılıp
Avrupalı olmasına izin verilmesi bambaşka bir olay. Bu, mümkün değil.
Galina Borisova (06/07/2006)
NOT:
Bu bülten, 6 Temmuz 2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve
yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.
-
-
ESKİ SAYILAR