ABD BASINI:
Amerika’nın Sesi Radyosu:”Avrupa Parlamentosu Türkiye
Raporunu Erteledi”:
Sayıları 343'ü bulan değişiklik
önergelerinin tüm AB resmi dillerine çevrilmesi yetişmeyince, Avrupa
Parlamentosunun Türkiye konusundaki raporunun görüşülmesi eylüle
ertelendi.
Raporu hazırlayan Hollandalı Hristiyan Demokrat
Parlamenter Camiel Eurlings, son dönemlerin en olumsuz belgelerinden
biri olan raporun ertelenmesinin Türkiye lehine sonuçlar yaratabileceği
görüşünde. Raportör Eurlings, bir bakıma raporunun görüşülmesinin
ertelenmesinden memnun.
Eurlings'in rapora olumlu yansımaları olacağını düşündüğü
ana unsuru ise Kıbrıs oluşturuyor. Aradaki son gelişmelerin önemine
dikkat çeken Eurlings, bu çerçevede atılacak olası olumlu adımlarında
rapora yansıtılabileceğini söyledi. Yıl sonunda herkesin bir kriz
beklentisi içinde olduğunu söyleyen Eurlings, olası bir krizin siyasi
irade ve cesaretle aşılabileceğini belirterek, "Bir kriz yaşanmamalı. Bu
ne Türkiye'nin ne de AB'nin yararına" dedi.Güven
Özalp (12/07/2006)
ALMANYA BASINI:
Financial Times Deutschland: “Batı Yeni Petrol Boru
Hattına Rağmen Türkiye’yi Dikkate Almıyor”:
Yarın Türkiye'nin Ceyhan ilçesinde 15 devlet başkanı ve 30 başbakan,
Trans-Kafkas petrol boru hattının vanasını açtıklarında, Türkiye
"yüzyılın projesini" kutlamış olacak. Bu, giderek Avrupa'nın enerjisi
için transit ülke konumuna yükselmesiyle kazandığı jeostratejik önemin
tadını çıkarmak için bulunmaz bir fırsat.
Bunda haklı da olunabilir. Ancak, Türkiye henüz Batı
Avrupa'nın enerji tedarikine bir katkı sağlamıyor. Bunun için doğalgaz
tedarikinde de bir merkez haline gelmesi ve Rusya'nın etkisi altındaki
bölgelerde etkinlik kazanması gerekir. Bu hedefe giden yol ise oldukça
zorlu. Ankara bunun öncesinde, örneğin AB'ye üyelik benzeri konularda,
herhangi bir siyasi çıkar sağlayamaz. Azerbaycan'ın başkenti Bakü'den
başlayarak Gürcistan'ın Tiflis kenti üzerinden Akdeniz'in Ceyhan
Limanı'na ulaşan 1760 kilometrelik Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru
hattının resmi açılış töreni de bu hattın küresel öneminin azaldığını
gösteriyor. Batı'nın petrol pazarları için Rusya ve İran'ın devre dışı
bırakılması konusunda başarılı olan ABD yüksek mevkili politikacılar
tarafından temsil edilmiyor. Centre for Strategic and International
Studies'in ABD Uzmanı Bülent Alirıza, "Enerji politikalarını siyasi
beklentilerle aşırı zorlamak konusunda dikkatli olunmalı" diyor.
Marina Zapf (12/07/2006)
FRANSA BASINI
AFP: “Ermeni Gazeteci..İfade Özgürlüğünü Frenleyen
Karar”: Brüksel bugün, Ermeni gazetecinin
"Türklüğe hakaret suçundan" mahkumiyetinin Türk adaleti tarafından
onaylanmasından üzüntü duyduğunu belirtti ve AB'ye üyelik için ifade
özgürlüğünün "anahtar ilkelerden" bir tanesi olduğunu hatırlattı.
AB'nin genişlemeden sorumlu Komiseri Olli Rehn
yayımladığı bildiride, "Türkiye'de ifade özgürlüğünü sınırlandıran bu
karar beni hayal kırıklığına uğrattı" dedi.
Ankara'nın Kopenhag Kriterlerine saygı konusundaki
durumunun Komisyonun sonbahardaki değerlendirmesinin konusu olacağının
altını çizen Rehn, "İfade özgürlüğünün Kopenhag siyasi kriterlerinin
anahtar ilkesi ve demokrasinin nüvesi olduğunu hatırlatmak isterim" diye
ekledi.
Aday bir ülkenin, AB'ye üyelik için siyasi ve ekonomik
kriterlere saygı duyması gerekir.
Komiser Rehn, Türk yetkililere Ceza Yasası'nın 301.
maddesini yeniden gözden geçirmeleri çağrısında bulundu.
(12/07/2006)
KIBRIS RUM BASINI:
Politis: “Türkiye İle Komisyon Sonbahara İlişkin
Formül Arıyor”: Başmüzakereci Ali Babacan,
müzakere başlığının açılıp kapanması sırasında, aniden doğan mini krizi
"test" olarak nitelerken, Türkiye'nin üyelik sürecinin Kıbrıs sorunu
sebebiyle uzayıp uzamayacağının sınavdan geçirildiği şeklinde
değerlendirmede bulundu. Ali Babacan, dün, Politis gazetesinin de
aralarında bulunduğu yabancı muhabirleri bilgilendirdi. Türk yetkili,
"müzakereler başladı" derken, Ankara'nın, Kıbrıs sorununun Türkiye-AB
müzakerelerinin gecikmesi için bir sebep teşkil etmemesini istediğini de
sözlerine ekledi. Ali Babacan, "Kıbrıs sorununu kullanmak adil değil"
şeklinde iddiada bulundu. Ayrıca, "Eğer başlıkların tartışılması
sırasında tekrar tekrar geri gelirse, bu Kıbrıs Rum Yönetimi için de iyi
olmaz" dedi. Anna Andreu (12/07/2006)
Fileleftheros: “Atina’nın Planlamaları”:Atina,
Türkiye'nin Avrupa süreci hakkında önümüzdeki ekim ayında ne olacağı
konusundaki olasılıklarla ilgili senaryo üstüne senaryo inceliyor.
Karamanlis Hükümetinin iki ölçütü var: Yunan-Türk ikili ilişkilerinin
kötüleşmemesi ve söz konusu hareketlerin Atina ve Ankara arasındaki
havayı bozmaması şartıyla, Lefkoşa'nın Türkiye'yi deniz ve hava
limanlarını açmaya mecbur etmesi yönündeki hareketlerini
engellememek.
Böylece, hükümet, monoton ve sabit bir şekilde,
Türkiye'nin AB ve özellikle Kıbrıs karşısında üstlendiği yükümlülükleri
yerine getirmesi yönündeki görüşünü tekrarlamaya devam ediyor ve arada
bir Ankara'nın Ege'deki kışkırtıcı hareketlerini, bu tarz hareketlerin
iyi komşuluk ilişkilerine uygun olmadığını belirtmekte ısrar ederek,
kınıyor.
Ancak, şu ana kadar Atina, hiçbir zaman, bir kez bile
Ankara'nın AB müktesebatıyla ilgili, aynı zamanda tamamıyla bir Yunan
konusu olan bir tek yükümlülüğünü dahi ortaya atmadı.
Kira Adam (12/07/2006)
NOT:
Bu bülten, 12 Temmuz 2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber
ve yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.
-
-
ESKİ SAYILAR