13.07.2006

   

Anasayfa

e-posta


 

            ANKARA, 13/07(BYE)--- Dış basında Türkiye ile AB arasındaki ilişkilere değinen 12 Temmuz 2006 tarihli  haber ve yorumlardan yapılan alıntılar aşağıda  sunulmaktadır:           

ABD BASINI: 

Amerika’nın Sesi Radyosu:”Avrupa Parlamentosu Türkiye Raporunu Erteledi”: Sayıları 343'ü bulan değişiklik önergelerinin tüm AB resmi dillerine çevrilmesi yetişmeyince, Avrupa Parlamentosunun Türkiye konusundaki raporunun görüşülmesi eylüle ertelendi.

Raporu hazırlayan Hollandalı Hristiyan Demokrat Parlamenter Camiel Eurlings, son dönemlerin en olumsuz belgelerinden biri olan raporun ertelenmesinin Türkiye lehine sonuçlar yaratabileceği görüşünde. Raportör Eurlings, bir bakıma raporunun görüşülmesinin ertelenmesinden memnun.

Eurlings'in rapora olumlu yansımaları olacağını düşündüğü ana unsuru ise Kıbrıs oluşturuyor. Aradaki son gelişmelerin önemine dikkat çeken Eurlings, bu çerçevede atılacak olası olumlu adımlarında rapora yansıtılabileceğini söyledi. Yıl sonunda herkesin bir kriz beklentisi içinde olduğunu söyleyen Eurlings, olası bir krizin siyasi irade ve cesaretle aşılabileceğini belirterek, "Bir kriz yaşanmamalı. Bu ne Türkiye'nin ne de AB'nin yararına" dedi.Güven Özalp (12/07/2006) 

ALMANYA BASINI: 

Financial Times Deutschland: “Batı Yeni Petrol Boru Hattına Rağmen Türkiye’yi Dikkate Almıyor”: Yarın Türkiye'nin Ceyhan ilçesinde 15 devlet başkanı ve 30 başbakan, Trans-Kafkas petrol boru hattının vanasını açtıklarında, Türkiye "yüzyılın projesini" kutlamış olacak. Bu, giderek Avrupa'nın enerjisi için transit ülke konumuna yükselmesiyle kazandığı jeostratejik önemin tadını çıkarmak için bulunmaz bir fırsat.

Bunda haklı da olunabilir. Ancak, Türkiye henüz Batı Avrupa'nın enerji tedarikine bir katkı sağlamıyor. Bunun için doğalgaz tedarikinde de bir merkez haline gelmesi ve Rusya'nın etkisi altındaki bölgelerde etkinlik kazanması gerekir. Bu hedefe giden yol ise oldukça zorlu. Ankara bunun öncesinde, örneğin AB'ye üyelik benzeri konularda, herhangi bir siyasi çıkar sağlayamaz. Azerbaycan'ın başkenti Bakü'den başlayarak Gürcistan'ın Tiflis kenti üzerinden Akdeniz'in Ceyhan Limanı'na ulaşan 1760 kilometrelik Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattının resmi açılış töreni de bu hattın küresel öneminin azaldığını gösteriyor. Batı'nın petrol pazarları için Rusya ve İran'ın devre dışı bırakılması konusunda başarılı olan ABD yüksek mevkili politikacılar tarafından temsil edilmiyor. Centre for Strategic and International Studies'in ABD Uzmanı Bülent Alirıza, "Enerji politikalarını siyasi beklentilerle aşırı zorlamak konusunda dikkatli olunmalı" diyor. Marina Zapf (12/07/2006) 

FRANSA BASINI 

AFP: “Ermeni Gazeteci..İfade Özgürlüğünü Frenleyen Karar”: Brüksel bugün, Ermeni gazetecinin "Türklüğe hakaret suçundan" mahkumiyetinin Türk adaleti tarafından onaylanmasından üzüntü duyduğunu belirtti ve AB'ye üyelik için ifade özgürlüğünün "anahtar ilkelerden" bir tanesi olduğunu hatırlattı.

AB'nin genişlemeden sorumlu Komiseri Olli Rehn yayımladığı bildiride, "Türkiye'de ifade özgürlüğünü sınırlandıran bu karar beni hayal kırıklığına uğrattı" dedi.

Ankara'nın Kopenhag Kriterlerine saygı konusundaki durumunun Komisyonun sonbahardaki değerlendirmesinin konusu olacağının altını çizen Rehn, "İfade özgürlüğünün Kopenhag siyasi kriterlerinin anahtar ilkesi ve demokrasinin nüvesi olduğunu hatırlatmak isterim" diye ekledi. 

Aday bir ülkenin, AB'ye üyelik için siyasi ve ekonomik kriterlere saygı duyması gerekir.

Komiser Rehn, Türk yetkililere Ceza Yasası'nın 301. maddesini yeniden gözden geçirmeleri çağrısında bulundu. (12/07/2006) 

KIBRIS RUM BASINI: 

Politis: “Türkiye İle Komisyon Sonbahara İlişkin Formül Arıyor”: Başmüzakereci Ali Babacan, müzakere başlığının açılıp kapanması sırasında, aniden doğan mini krizi "test" olarak nitelerken, Türkiye'nin üyelik sürecinin Kıbrıs sorunu sebebiyle uzayıp uzamayacağının sınavdan geçirildiği şeklinde değerlendirmede bulundu. Ali Babacan, dün, Politis gazetesinin de aralarında bulunduğu yabancı muhabirleri bilgilendirdi. Türk yetkili, "müzakereler başladı" derken, Ankara'nın,  Kıbrıs sorununun Türkiye-AB müzakerelerinin gecikmesi için bir sebep teşkil etmemesini istediğini de sözlerine ekledi. Ali Babacan, "Kıbrıs sorununu kullanmak adil değil" şeklinde iddiada bulundu. Ayrıca, "Eğer başlıkların tartışılması sırasında tekrar tekrar geri gelirse, bu Kıbrıs Rum Yönetimi için de iyi olmaz" dedi. Anna Andreu (12/07/2006) 

            Fileleftheros: “Atina’nın Planlamaları”:Atina, Türkiye'nin Avrupa süreci hakkında önümüzdeki ekim ayında ne olacağı konusundaki olasılıklarla ilgili senaryo üstüne senaryo inceliyor. Karamanlis Hükümetinin iki ölçütü var: Yunan-Türk ikili ilişkilerinin kötüleşmemesi ve söz konusu hareketlerin Atina ve Ankara arasındaki havayı bozmaması şartıyla, Lefkoşa'nın Türkiye'yi deniz ve hava limanlarını açmaya mecbur etmesi yönündeki hareketlerini engellememek.                                                                           

Böylece, hükümet, monoton ve sabit bir şekilde, Türkiye'nin AB ve özellikle Kıbrıs karşısında üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmesi yönündeki görüşünü tekrarlamaya devam ediyor ve arada bir Ankara'nın Ege'deki kışkırtıcı hareketlerini, bu tarz hareketlerin iyi komşuluk ilişkilerine uygun olmadığını belirtmekte ısrar ederek, kınıyor.

Ancak, şu ana kadar Atina, hiçbir zaman, bir kez bile Ankara'nın AB müktesebatıyla ilgili, aynı zamanda tamamıyla bir Yunan konusu olan bir tek yükümlülüğünü dahi ortaya atmadı.  Kira Adam (12/07/2006) 

 

NOT: Bu bülten, 12 Temmuz 2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüze ulaşan   haber ve yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.

 

 
ESKİ SAYILAR