28.07.2006

   

Anasayfa

e-posta


 

ANKARA, 28/07(BYE)--- Dış basında Türkiye ile AB  arasındaki ilişkilere değinen 27 Temmuz 2006 tarihli  haber ve yorumlardan yapılan alıntılar aşağıda  sunulmaktadır:

 

ABD BASINI:

 

AP: "Türk Mahkemesi, Perihan Mağden'in Beraatine Karar Verdi": “Bir Türk mahkemesi bugün, haftalık köşesinde yazdığı  bir yazıda halkı askerlikten soğuttuğu iddiasıyla yargılanan  gazeteci-yazar Perihan Mağden'in beraatına karar verdi. Mahkemenin kararına göre, Mağden'in yazısı "ifade  özgürlüğü çerçevesiyle ağır eleştiriler aktarmakta" ve bu da  herhangi bir suç teşkil etmemektedir.     AB'nin Türkiye'ye baskıcı yasaları kaldırması ve  özgürlükleri genişletmesi için sürdürdüğü baskılara rağmen  Mağden, düşüncelerini ifade ettiği için mahkemeye çıkarılan  bir dizi yazar ve gazeteci arasında yer alıyor… Şayet Mağden suçlu bulunsaydı, üç yıla kadar bir hapis  cezası alabilirdi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yönetimindeki hükümetse,  bu tarzdaki yasalarda herhangi bir değişikliğe  gidilmeyeceğini, davaların er geç düştüğünü ve sanıkların  aklandığını açıkladı.Buna karşın AB'li yetkililerse, her ne kadar suçtan  beraat edilse de, aleyhte dava açılması tehdidinin, ifade  özgürlüğüne sahip çıkanlara karşı caydırıcı bir unsur  olduğunu savundular.” (Suzan Fraser, 27/07)

 

 

ALMANYA BASINI:

 

Berliner Zeitung: "Yeni Bir Ortaklığa İhtiyacımız Var": “Kıbrıs'taki iki halk grubu, Akdeniz'deki adanın  bölünmüşlüğünü aşmak için yeni bir girişim başlatmak  istiyor. Ada Türklerinin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat,  hangi şanslara sahip olunduğuna ilişkin açıklamalar yapıyor.

 

            KNUF: Sayın Talat, oldukça tuhaf bir konumunuz var.  Siz Avrupa'daki kendi devletinin dağılması yönünde çalışan  tek cumhurbaşkanısınız. Siz de bu görüşte misiniz?

 

            TALAT: Tabii ki değilim. Doğru olan, diğer tarafla,  yeni federal bir devlet kurmayı arzu ediyor olmamdır.  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) yeni ve daha büyük  bir birlikteliğe taşınmalıdır.

           

            KNUF: Kıbrıs Cumhurbaşkanı Tassos Papadopulos'la bu  ayın sonunda yeniden adanın geleceğiyle ilgili görüşmeleri  başlatmak için randevulaştınız. Nasıl bir yol  izleyeceksiniz?

 

            TALAT: İki koldan hareket edeceğiz. Bir yandan  uzmanlar komisyonunun güncel somut meselelerle ilgilenmeleri  öngörülüyor, örneğin su ihtiyacının karşılanması ya da  çevre sorunları gibi. Diğer yandan eşzamanlı olarak Kıbrıs  sorununda kapsamlı bir çözüme ulaşmak için görüşmeler  yapılacak.

            (…)

           

            KNUF: Türkiye'nin AB üyelik süreci kapsamında  limanlarını Güney Kıbrıs'ın uçak ve gemilerine açması  öngörülüyor. Bu durum sizin yapacağınız müzakereleri  kolaylaştırır mıydı?

 

            TALAT: Tam tersi olurdu. Daha ziyade Ankara'nın Türk  liman ve havaalanlarını, aynı şeyin Kuzey Kıbrıs liman ve  havaalanları için yapılması şartıyla açması daha doğru  olurdu. Türkiye'deki şu anki mevcut sınırlandırmalar, Güney  Kıbrıs'ın Kuzey Kıbrıslılara uyguladığı izolasyona yönelik  bir tepkidir. Şimdi ise sınırlandırmaların tek taraflı olarak  kaldırılması isteniyor. Türkiye'nin bunu kabul etmesi mümkün  değildir.

 

            KNUF: Adanın kuzeyinde, ancak uzun yıllar cumhurbaşkanı  olan Rauf Denktaş emekli olduktan sonra barışçıl çözüm yönünde  ilk girişim başlatıldı. Bunun için Güney'de neler olması  gerekiyor?

           

            TALAT: Ben Kıbrıs Rum halkı adına konuşamam.  Yönetimleriyle ilgili kararı onlar kendileri verir. Biz,  burada Kuzey'de düşüncemizi değiştirdik. Bu Güney'de de  gerçekleşecek olursa, insanlar ya siyasetlerini ya da  personeli değiştirecek.” (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile yapılan mülakatın,  Thorsten Knuf, 27/07)

 

 

AZERBAYCAN BASINI:

 

Halk Cephesi: "BTC, Türkiye'yi AB Üyeliğine Yaklaştırdı": “İtalya'nın Quadrant Europa cemiyetinin internet  sitesinde Marco Zaganelli imzasıyla, "BTC şaşalı bir şekilde  açıldı" başlıklı bir makale yayımlandı. Makalede, Orta Doğu ve Rusya'dan Avrupa'ya petrol  nakleden hatlara alternatif olarak yapılan BTC petrol boru  hattının, Türkiye'nin AB üyeliği konusunu daha da  hızlandıracağı ve dünya basınında hattın açılışıyla ilgili  yazılara geniş yer verildiği belirtildi… Makalede, ‘12 yıl önce yürütülmeye başlayan bu proje  ABD'nin desteğini aldı. Orta Doğu'da büyümekte olan tehlike  George Bush'u az endişelendirmiyor. Bush, son konuşmalarından  birinde, Orta Doğu petrolüne bağımlılığı azaltmak istediğini  açıklamıştı. Ceyhan'a gönderilen ABD Enerji Bakanı Yardımcısı  da, BTC petrol boru hattının enerji güvenliği açısından çok  önemli olduğunu söylemişti. Boru hattının Türkiye'nin AB üyeliği sürecine de büyük  etkisi var. Ankara, AB üyeliği sürecinde, enerji dağıtıcısı  rolünden yararlanabilir. Türkiye'den geçen petrol ve doğalgaz  hatlarının sayısı artıyor. BTC petrol boru hattının yanı sıra, 2006 yılının sonlarında Bakü-Tiflis-Erzurum doğalgaz hattı  hizmete girecek’ şeklinde yazdı.” (27/07)

 

 

FRANSA BASINI:

 

AFP: "Dünya Bankası: Türkiye Yolsuzlukla İlgili Mücadelede Büyük İlerleme Kaydetti":  “Dünya Bankası tarafından  bugün yapılan açıklamaya göre, her ne kadar yolsuzlukla  ilgili mücadelesinde daha yapacak çok şeyi varsa da,  Türkiye konu ile ilgili büyük ilerleme kaydetmiş durumda.       BM'nin Ankara temsilcisi Andrew Vorkink, "Her ne kadar  daha yapılacak çok şey varsa da, yolsuzluğun azalması çok  cesaret verici bir haber ki bu kamu kuruluşları reformlarının  Türkiye'de iyi sonuç verdiğini gösterir" açıklamasını yaptı.              Vorkink yayımlanan bir bildiride, "Yolsuzlukla mücadele  etmek uzun soluklu bir süreçtir fakat Türkiye gerek reformları  gerekse AB'ye üyelik süreci ile, yolsuzluğa karşı mücadelede  büyük ilerlemeler kaydetti" ifadesini kullandı.Vorkink bu açıklamaları, Türkiye ve Orta Asya ile Doğu  Avrupa ülkelerindeki yolsuzluk seviyesi konulu BM raporunu  yorumlarken yaptı.”  (27/07)

 

 

YUNANİSTAN BASINI:

 

Antenna TV: "Irak Kürdistanı": “Antenna TV'nin saat 20:00 ana haber  bülteninde 26 Temmuz 2006 tarihinden başlayarak ve altı gün  süreyle "Irak Kürdistanı" adı altında her bölümü beşer dakika  süren dizi şeklinde bir belgesele yer verilecek. Gazeteci  Hristos Kaluncoğlu tarafından hazırlanan ve sunulan belgeselin  dünkü ilk beş dakikasında konuya şu şekilde yer verilmiştir:

 

            MUHAMMED İHSAN (Dışişleri Bakanı): Türkiye Irak konusuna  müdahale etmek istiyorsa, Kuzey Kürdistan'da -bizler o bölgeyi  Kuzey Kürdistan, Türklerse Güneydoğu Türkiye olarak tanımlıyor-  bir sürü konu var. Sadece Diyarbakır için değil, Konya için de  konuşabiliriz. Fakat komşuyuz.

 

            KALUNCOĞLU: Türkiye gelişmelere müdahale etmeye çalışıyor. Bölgeye asker gönderdi ve Amerikalıların baskısı üzerine geri  çekti. Türkmen azınlığı siyasi alanda kullanıyor. Aslında  Ankara'nın tezi, Türkmenleri zor duruma düşürüyor.

 

            CAUAD EL NACAR: Türkiye, Kürdistan'da yaşayan Türkmenler  konusuna karışma hakkına sahip değil. Türkiye ile iyi  ilişkilerimiz olsun istiyoruz. Türkiye'ye ihtiyacımız var,  Türkiye'nin de bize ihtiyacı var. Ancak, Türkiye'nin müdahalesi  Türkmenlere zarar veriyor.

 

            Irak Kürdistanı'nda yaşayan Kürtler, Türkmenler,  Kaldeliler ve Süryanilerle konuştuk. Türkiye ile ilişkileri  hakkında sorular sorduk, onlar da bize bir soruyla cevap  verdiler: ‘Türkiye AB üyesi olacak mı?’ Bu senaryonun  gerçekleşmesinin şimdilik biraz zor olduğu cevabını verdik.  Onlar da ne cevap verdiler biliyor musunuz? ‘Kürtlerin AB ile  sınırı olması daha iyi olur’ dediler. Başka bir ifadeyle,  uzakta görünen sınırın bir gün AB sınırı olacağını onlar da  ümit ediyor. Ancak Türkiye'nin, Avrupa Birliği amacıyla Kürt  konusu denilen kabusu arasında denge kurması gerekir.” 

 

 

 

 

NOT: Bu bülten, 27 Temmuz 2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüze ulaşan   haber ve

           yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.

 

 

ESKİ SAYILAR