01.08.2006

   

Anasayfa

e-posta


 

           

AVUSTURYA BASINI:

 

Der Standard: "Hükümet Kadınların Artan Baskısını Hissediyor":  "Eurobarometer'e göre AB yurttaşlarının üçte ikisi  Türkiye'nin AB üyeliğine karşı. Türkiye'de ekonominin yanı  sıra, önce insan hakları alanında da iyileşme sağlanması  ve kadının ikinci sınıf konumu da çoğu zaman Türkiye'nin  ‘Avrupa yeterliliği’ne karşı bir argüman olarak görülüyor. Daha önceki istatistikler kurcalandığında, temel hak  ve özgürlükler prensibi çerçevesinde, kadın-erkek eşitliği konusunun 20'li yıllarda -Mustafa Kemal Atatürk zamanından  beri- en azından biçimsel olarak kağıt üzerinde var olduğu  anlaşılabilir. Gerçekte Türkiye'deki kadınların durumu elbette hem  kadının toplum içerisindeki eşitliği hem de aile içi şiddet  bakımından farklıydı. İstanbul'daki bir analizci Standard'a  yaptığı açıklamada, ‘Avrupalıların bu alanda çoğu kez  taşıdığı önyargılar, maalesef hala birçok yerde gerçekliğini korumaktadır’ diye konuştu. ‘Ancak gerçek olan, son yıllarda  eşitlik alanında olsun, aile içi şiddet alanında olsun, bir  şeylerin yapıldığıdır. Hem de şaşılacak bir hızda.’  Yavaş ilerleyen bu değişimde, son yıllarda ülkenin dört  bir yanına dağılan yaklaşık 130 kadın organizasyonunun da  payı var. Bu konuda Nicole Pope, ‘Hükümet, kadınların giderek yoğunlaştırdığı baskısını artık açıkça hissediyor.’ dedi. Sonuç  olarak bu baskı, 2001 yılında kadının ailedeki statüsünü  koruyan bir yasanın Meclis’ten geçmesini sağladı." ("mhe" rumuzlu, 31/07)

 

 

JAPONYA BASINI:

 

Sankei Shimbun: "Orta Doğu'da Art Arda Kriz... Türkiye'nin Kuzey Irak'ı İşgal Olasılığı": "İsrail'in Lübnan'ı işgali, Orta Doğu'da bir kriz zincirine neden oluyor. Odak noktası, beklenmedik biçimde  Türkiye. Orta Doğu bölgesinde tek NATO üyesi olarak uzun  yıllar ABD rotasını izleyen ve İsrail ile askeri işbirliği  ilişkisi içindeki Türkiye'de bugün ani bir şekilde ABD  karşıtlığı artıyor. (…) Türkiye'nin, Irak topraklarındaki PKK yuvalarına  saldırısı konusuna Irak Devlet Başkanı Talabani ve ABD kuvvetle karşı çıkıyorlar. (…) Türkiye Başbakanı Recep Tayip Erdoğan, İsrail'in Lübnan'ı işgalini sert bir  şekilde protesto ediyor ve eğer İsrail gibi büyük çaplı bir  saldırıda bulunulacak olursa çelişkiye düşülmüş olacak. Uzun  yıllar Batı ile işbirliği içinde bulunan Türkiye, AB'ye üyelik  sürecinde Avrupa ülkelerinden duygusal tepki alma yanında,  ABD'nin çifte standardıyla karşılaştı. ABD'nin Türk saldırısına  karşılık vermesi, NATO üyesi iki ülkenin çatışması olarak  felaket getirir. Karşılık vermeyecek olursa, Kürtlerle ABD  ilişkileri kötüleşir. Türkiye'nin, nefsi müdafaa hakkını  kullanma yoluna gitmesi, Orta Doğu güvenliği açısından ciddi  bir kriz oluşturacaktır." (Masanori Naito, 30/07)

 

 

YUNANİSTAN BASINI:

 

Atina Haber Ajansı: "Bakoyanni: Türkiye'nin AB Sürecini Destekliyoruz, Ancak Açık Çek Vermiyoruz": "Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni, dış ülkelerde bulunan Yunanlı Büyükelçilerin Atina'da düzenlenen toplantısını açarken yaptığı konuşmada, AB-Türkiye ilişkileri, Kıbrıs  sorunu, Orta Doğu krizi konusunda Yunanistan'ın görüşleri  ve ekonomi diplomasisinin önemine ağırlık verdi. Bakoyanni, Yunanistan'ın Türkiye politikasına değinerek, Türkiye'nin uyumu konusunda Avrupa çarkının kendilerine  sağladığı olanakların değerlendirilmesine öncelik verdiklerini  ve aynı zamanda, her türlü fırsatı değerlendirerek, diğer  konuları işlediklerini açıkladı. Türkiye'nin Avrupalaşma sürecini desteklediklerini  vurgulayan Bakoyanni, ‘Açık çek vermiyoruz ve Türkiye'nin  adaylığının ilerlemesi konusunda zaafın, kendi istek ve  politikaları dışında, istenen tercihe dönüşmesi için  alternatif görüşler üzerinde çalışıyoruz. Boş durmuyoruz ve her olası gelişmeye karşı çözüm üretmekten geri kalmıyoruz.  Herkesin bunu böyle bilmesi lazım.’ dedi." (31/07)

 

Ta Nea: "Lübnan Yunan Kartlarını Yakıyor": "Yunanistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı değerlendirmeler  ışığında, Türkiye'nin daha da güçlenmesine yol açacak olan  Orta Doğu'daki savaşın ‘ertesi gününü’ şimdiden düşünüyor ve  yeni stratejiler arıyor. Orta Doğu'da yaşanan kriz Yunan dış politikasının,  özellikle Türkiye yönünde, yeniden düzenlenmesini gerekli  kılıyor. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı Türkiye'nin daha  güçleneceği, Yunanistan'ın ise belki de AB-Türkiye kartını  kaybedebileceği savaşın ertesi gününü şimdiden düşünüyor. Orta Doğu'daki kriz Türk-Yunan ilişkilerinde de yeni  koşullar yaratıyor, gelişmeler Türkiye'nin bölgedeki  anahtar rolünü güçlendiriyor. Yunan Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Türkiye'nin Kuzey  Irak'a girerek PKK'ya karşı harekete geçmek ve hesaplaşmak  yönünde bir karar alsa da almasa da, İsrail'le birlikte en  büyük bölgesel güç olduğunu bilerek, krizden yararlanmaya  çalışacağı yönündeki kaygılarını dile getiriyor. Türkiye, toprakları dışında bir operasyona yönelirse,  ABD ve AB ile ilişkilerinde kriz baş gösterecek ve Avrupa  üyeliği süreci ‘dondurulacak’. Diplomatik kaynaklara göre,  Atina için bu tür bir gelişme, ‘Yunanistan'ın artık Avrupa  çerçevesinde bunu Türk-Yunan konularının çözümü için bir  formül olarak kullanamayacağı’ anlamını taşıyacak. Aynı  kaynaklara göre, Yunan Hükümeti Avrupa çerçevesinde taleplerde  bulunmaya devam ederse ‘gelişmelere ayak uyduramayacak’. Aynı kaynaklara göre, Türkiye Avrupa yönünde takınmış  olduğu iki anlamlı tavırla mesaj gönderiyor. Bir zamanlar  Türkiye'nin AB üyesi olmasıyla ‘ülkenin Avrupa'nın esiri  Olacağını’ açıklayan Sayın Erdoğan'ın, ne pahasına olursa  olsun Türkiye'nin Avrupa üyeliğini desteklemeye devam  edeceği kesin değil. Türkiye, Avusturya'nın ‘özel ilişkiden’  söz ederken önerdiği gibi üyelik yerine Avrupa ile  ‘a la carte’ bir ilişkiyi de seçebilir." (Aristotelia Peloni, 29/07)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

NOT: Bu bülten, 31 Temmuz 2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve  yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.

  

 

    

 

 

    

 

 

ESKİ SAYILAR