02.08.2006

   

Anasayfa

e-posta


 

           

ABD BASINI:

 

AP: "Genelkurmay Başkanlığı’na Atanan Büyükanıt'ın, AB Reformları ve Kürt Asilere Karşı Mücadelede Daha Sert Bir Tutum Benimsemesi Bekleniyor": "Türk Hükümeti, aralarında AB müzakerelerinin de  bulunduğu birçok konuda daha sert bir tutum alması beklenen  bir generali, ılımlı olarak düşünülen komutanın yerini almak  üzere ülkenin güçlü ordusunun komutanlığına atadı. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt,  bu ay sonunda emekli olacak Genelkurmay Başkanı Hilmi  Özkök'ün yerini alacak. Atama bir kabine toplantısında yapıldı ve Cumhurbaşkanı  tarafından onaylandı. Özkök, dört yıllık liderliği boyunca ordunun yaygın  nüfuzunun sınırlanmasına yönelik AB reformlarını kabul etti  ve ordu içerisinde şeffaflığı artıracak tedbirler getirdi.  Bu reformlar Türkiye'nin AB'ye muhtemel üyeliği için  hazırlıklar arasında bulunuyor. Büyükanıt'ın, AB reformları ve Türkiye'nin özerklik  arayışındaki Kürt asilere karşı mücadelesinde daha sert bir  tutum benimsemesi bekleniyor. Özellikle Türklerin, ülkelerinin AB üyeliği gayretleri  ve Avrupa'da Türkiye'nin olası üyeliğine giderek artan  muhalefetten her geçen gün daha fazla hayal kırıklığına  uğradığı bir dönemde, açık sözlülüğü ve güçlü milliyetçi  görüşleri Büyükanıt'ı Türkiye'de popüler bir şahsiyet  haline getirdi. Büyükanıt'ın AB'ye daha kuşkulu yaklaştığı düşünülüyor ve bazıları Büyükanıt'n bu reformlarda daha ileriye  gidilmesini istemeyebileceğinden korkuyor. Fakat bazıları da, ‘Türkiye'nin AB üyeliği, ülkenin  geleceği için o kadar kritik bir şey ki, hiçbir general  bunu engellemek için adım atma arzusunda olmayacaktır’  diyor." (Suzan Fraser, 01/08)

 

 

AVUSTURYA BASINI:

 

Kurier: "Schüssel: Balkanlarda Bir Nokta Koymak Gerekir": "Başbakan Wolfgang Schüssel'in başkanlığındaki güneydoğu  Avrupa ülkeleri hükümet başkanları Salzburg'da,  Balkanlardaki istikrar konusunu görüşmek üzere bir araya  gelecek. Toplantıda, öncelikle enerji sektöründe işbirliğinin  güçlendirilmesi, yatırımların finanse edilmesi ve serbest  ticaret konuları görüşülecek. Schüssel daha toplantı öncesinde AB genişlemesinin  sınırlarının nerede bittiği hakkındaki görüşlerini açıkladı  ve ‘Balkanlarda bir nokta koymak gerekir.’ dedi. Türkiye, Ukrayna, Rusya ve Akdeniz ülkeleri için de  sıkı bir ortaklık ağının kurulmasını öneren Başbakan,  özellikle Türkiye ile giriş müzakerelerinin bir AB üyeliği  ile sonuçlanacağına inanmadığını da ifade etti. Schüssel,  kendisinin daha çok sıkı bir işbirliği kurulmasını beklediğini  sözlerine ekleyerek, AB'ye katılım ihtimalinin gerçekleşmesi  halinde, Avusturya'da halk oylamasına gidilmesinden yana  olduğunu vurguladı." (Maria Kern, 01/08)

 

Der Standard: "Özellikle Avusturya Türkiye'nin Katılımına Karşı": "’Ülke bütün kriterleri yerine getirmesi halinde bile’  yine de AB yurttaşlarının yüzde 48'lik bir dilimi aday ülke  Türkiye'nin AB'ye katılmasına karşı; sadece yüzde 39'u  Türkiye'nin AB üyeliğini destekliyor. Gerçi AB bölgesindeki  karşıtlık böylelikle 2005 yılındaki oranın altında kalıyor,  fakat hala üyeliğe karşı olanlar çoğunlukta. Bu sonuçlar,  AB Komisyonunun cuma günü duyurduğu genişleme konulu özel  Eurobarometer kamuoyu yoklamasının verileridir. Avusturya'da,  Türkiye'nin AB'ye alınmasına karşı olanların oranı yüzde  81. Bu, 25 AB ülkesinin tamamı arasında en yüksek oran; destekleyenlerse yüzde 13 ile en düşük oranda. Aralarında yeni üye ülkelerin de bulunduğu 10 ülkede,  İngiltere, İspanya ve Danimarka'da da Türkiye'yi  destekleyenlerde nispeten bir çoğunluk elde edildi. Hatta  Hollanda, İsveç ve Slovenya'da deneklerin yarıdan fazlası  destek verdiklerini belirtti. Avusturya'dan sonra en fazla  karşı çıkanların olduğu ülkelerse Lüksemburg ve Almanya  (yüzde 69 ile), ayrıca Kıbrıs (yüzde 68)." (01/08)

 

 

YUNANİSTAN BASINI:

 

Eleftherotipia: "Dora: 'Türkiye'nin AB Üyeliği İlerlemezse Alternatif Tez Hazır'... Rice'ın Teşvikiyle Türkiye'den Enerji": "Ankara'nın AB yönündeki yükümlülüklerini yerine getirmesi  şartıyla AB-Türkiye yakınlaşmasının lehinde olan Yunan tezinin  yanı sıra hükümet, komşumuz ülkenin AB üyeliği sürecinin  ilerlememesi durumuna karşı Türkiye ile ilişkilerinde  ‘alternatif bir tez’ geliştirilmesi için çalışmalara başladı.  Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni, AB-Türkiye ve Ankara  ile ikili düzeyde ilişkilerde alternatif çözümün, ikili  sorunların çözümlenmesine dair çalışmalar ile enerji alanında  ve özellikle enerji ağlarında işbirliği temeline dayanacağını  açıkladı. Bakoyanni, Türkiye'ye  ‘açık çek vermeden’,  Yunan sınırlarına ve egemenlik  haklarına saygı göstermesi ‘casus belli’yi kaldırması  gibi şartlar altında, Türkiye'nin AB üyeliği lehinde olan  Yunan tezlerinden söz ettikten sonra, Türkiye'nin AB  üyeliği sürecinin başarılı olmaması durumuna karşılık  geliştirdikleri ‘alternatif tez’ konusunu gündeme  getirdi: ‘Yunanistan iyimserliğini sürdürmesine ve AB-Türkiye  yakınlaşmasına yapıcı bir şekilde katkıda bulunmasına rağmen,  tüm iyi niyetimize karşın dilemediğimiz bir gelişme meydana  gelir ve Türk adaylığı ilerlemezse oluşacak bu yeni durumla  ilgili elimizde alternatif bir çözümünün bulunmama  düşünülemez. Bundan dolayı ekonomik işbirliğimizi  geliştiriyoruz. Yeni, önemli ortak enerji ağları kuruyoruz.  Tüm sorunlarımıza ilişkin çözümler için çalışıyoruz. Ve  en önemlisi, hiçbir zaman dinlenmiyoruz.’"  (Kira Adam, 01/08)

 

Apoyevmatini: "Türkiye'ye Yeni Uyarılar...": "Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni ile Milli Savunma  Bakanı Vangelis Meymarakis'in, Türkiye'yle ilgili  olarak kullandıkları sert ifadeler, komşumuz ülkenin AB  üyesi olmayı gerçekten istemesi durumunda, ciddi bir  şekilde göz önünde bulundurması gereken uyarıcı mesajlardı. Dışişleri Bakanı, Ankara'ya AB'nin aday ülkelere koyduğu  ön şartlara uyum sağlaması yönündeki yükümlülüğünü  hatırlatarak, Türkiye'nin diğer aday ülkelere yapılmayan  indirimlerin kendisine yapılacağını beklememesi gerektiğini  vurguladı. AB üyesi olmak isteyen ülkeler için ne geçerliyse, Türkiye için de aynısı geçerli olacak. Türkiye'de adil  olmayan devlet yönetim koşullarının olduğu açıktır. Avrupa'da  ayrımlar yapılmıyor. (…) Türkiye barışçı bir ülke olması ve saldırgan davranışına  son vermesinin gerekli olduğunu anlamalı. Ancak, Ankara'nın  Kürt hareketini bastırmak için Kuzey Irak'ı işgal etmek  yönündeki hazırlıklarıyla ortaya koyduğu tavır, hala  değişmediğini ve Avrupalılaşmasının kolay olmayacağını  gösteriyor. Tabii bu durumda AB dışında kalacak; Ankara'nın  davranışı Avrupa'daki davranışa uygun olmadıkça AB'ye kabul  edilme olasılığı da azalıyor." (01/08)

 

 

 

 

NOT: Bu bülten, 01Ağustos 2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve  yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.

  

 

     

 

    

 

 

ESKİ SAYILAR