ABD BASINI:
AP: "Genelkurmay
Başkanlığı’na Atanan Büyükanıt'ın, AB Reformları ve Kürt Asilere Karşı
Mücadelede Daha Sert Bir Tutum Benimsemesi Bekleniyor":
"Türk Hükümeti, aralarında AB müzakerelerinin de bulunduğu birçok
konuda daha sert bir tutum alması beklenen bir generali, ılımlı olarak
düşünülen komutanın yerini almak üzere ülkenin güçlü ordusunun
komutanlığına atadı. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt,
bu ay sonunda emekli olacak Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ün yerini
alacak. Atama bir kabine toplantısında yapıldı ve Cumhurbaşkanı
tarafından onaylandı. Özkök, dört yıllık liderliği boyunca ordunun
yaygın nüfuzunun sınırlanmasına yönelik AB reformlarını kabul etti ve
ordu içerisinde şeffaflığı artıracak tedbirler getirdi. Bu reformlar
Türkiye'nin AB'ye muhtemel üyeliği için hazırlıklar arasında bulunuyor.
Büyükanıt'ın, AB reformları ve Türkiye'nin özerklik arayışındaki Kürt
asilere karşı mücadelesinde daha sert bir tutum benimsemesi bekleniyor.
Özellikle Türklerin, ülkelerinin AB üyeliği gayretleri ve Avrupa'da
Türkiye'nin olası üyeliğine giderek artan muhalefetten her geçen gün
daha fazla hayal kırıklığına uğradığı bir dönemde, açık sözlülüğü ve
güçlü milliyetçi görüşleri Büyükanıt'ı Türkiye'de popüler bir şahsiyet
haline getirdi. Büyükanıt'ın AB'ye daha kuşkulu yaklaştığı düşünülüyor
ve bazıları Büyükanıt'n bu reformlarda daha ileriye gidilmesini
istemeyebileceğinden korkuyor. Fakat bazıları da, ‘Türkiye'nin AB
üyeliği, ülkenin geleceği için o kadar kritik bir şey ki, hiçbir
general bunu engellemek için adım atma arzusunda olmayacaktır’ diyor."
(Suzan Fraser, 01/08)
AVUSTURYA BASINI:
Kurier: "Schüssel:
Balkanlarda Bir Nokta Koymak Gerekir":
"Başbakan Wolfgang Schüssel'in başkanlığındaki güneydoğu Avrupa
ülkeleri hükümet başkanları Salzburg'da, Balkanlardaki istikrar
konusunu görüşmek üzere bir araya gelecek. Toplantıda, öncelikle enerji
sektöründe işbirliğinin güçlendirilmesi, yatırımların finanse edilmesi
ve serbest ticaret konuları görüşülecek. Schüssel daha toplantı
öncesinde AB genişlemesinin sınırlarının nerede bittiği hakkındaki
görüşlerini açıkladı ve ‘Balkanlarda bir nokta koymak gerekir.’ dedi.
Türkiye, Ukrayna, Rusya ve Akdeniz ülkeleri için de sıkı bir ortaklık
ağının kurulmasını öneren Başbakan, özellikle Türkiye ile giriş
müzakerelerinin bir AB üyeliği ile sonuçlanacağına inanmadığını da
ifade etti. Schüssel, kendisinin daha çok sıkı bir işbirliği
kurulmasını beklediğini sözlerine ekleyerek, AB'ye katılım ihtimalinin
gerçekleşmesi halinde, Avusturya'da halk oylamasına gidilmesinden yana
olduğunu vurguladı." (Maria Kern, 01/08)
Der Standard: "Özellikle
Avusturya Türkiye'nin Katılımına Karşı":
"’Ülke bütün kriterleri yerine getirmesi halinde bile’ yine de AB
yurttaşlarının yüzde 48'lik bir dilimi aday ülke Türkiye'nin AB'ye
katılmasına karşı; sadece yüzde 39'u Türkiye'nin AB üyeliğini
destekliyor. Gerçi AB bölgesindeki karşıtlık böylelikle 2005 yılındaki
oranın altında kalıyor, fakat hala üyeliğe karşı olanlar çoğunlukta. Bu
sonuçlar, AB Komisyonunun cuma günü duyurduğu genişleme konulu özel
Eurobarometer kamuoyu yoklamasının verileridir. Avusturya'da,
Türkiye'nin AB'ye alınmasına karşı olanların oranı yüzde 81. Bu, 25 AB
ülkesinin tamamı arasında en yüksek oran; destekleyenlerse yüzde 13 ile
en düşük oranda. Aralarında yeni üye ülkelerin de bulunduğu 10 ülkede,
İngiltere, İspanya ve Danimarka'da da Türkiye'yi destekleyenlerde
nispeten bir çoğunluk elde edildi. Hatta Hollanda, İsveç ve Slovenya'da
deneklerin yarıdan fazlası destek verdiklerini belirtti. Avusturya'dan
sonra en fazla karşı çıkanların olduğu ülkelerse Lüksemburg ve Almanya
(yüzde 69 ile), ayrıca Kıbrıs (yüzde 68)." (01/08)
YUNANİSTAN BASINI:
Eleftherotipia: "Dora:
'Türkiye'nin AB Üyeliği İlerlemezse Alternatif Tez Hazır'... Rice'ın
Teşvikiyle Türkiye'den Enerji":
"Ankara'nın AB yönündeki
yükümlülüklerini yerine getirmesi şartıyla AB-Türkiye yakınlaşmasının
lehinde olan Yunan tezinin yanı sıra hükümet, komşumuz ülkenin AB
üyeliği sürecinin ilerlememesi durumuna karşı Türkiye ile
ilişkilerinde ‘alternatif bir tez’ geliştirilmesi için çalışmalara
başladı. Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni, AB-Türkiye ve Ankara ile
ikili düzeyde ilişkilerde alternatif çözümün, ikili sorunların
çözümlenmesine dair çalışmalar ile enerji alanında ve özellikle enerji
ağlarında işbirliği temeline dayanacağını açıkladı. Bakoyanni,
Türkiye'ye ‘açık çek vermeden’, Yunan sınırlarına ve egemenlik
haklarına saygı göstermesi ‘casus belli’yi kaldırması gibi şartlar
altında, Türkiye'nin AB üyeliği lehinde olan Yunan tezlerinden söz
ettikten sonra, Türkiye'nin AB üyeliği sürecinin başarılı olmaması
durumuna karşılık geliştirdikleri ‘alternatif tez’ konusunu gündeme
getirdi: ‘Yunanistan iyimserliğini sürdürmesine ve AB-Türkiye
yakınlaşmasına yapıcı bir şekilde katkıda bulunmasına rağmen, tüm iyi
niyetimize karşın dilemediğimiz bir gelişme meydana gelir ve Türk
adaylığı ilerlemezse oluşacak bu yeni durumla ilgili elimizde
alternatif bir çözümünün bulunmama düşünülemez. Bundan dolayı ekonomik
işbirliğimizi geliştiriyoruz. Yeni, önemli ortak enerji ağları
kuruyoruz. Tüm sorunlarımıza ilişkin çözümler için çalışıyoruz. Ve en
önemlisi, hiçbir zaman dinlenmiyoruz.’" (Kira Adam, 01/08)
Apoyevmatini: "Türkiye'ye
Yeni Uyarılar...":
"Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni ile Milli Savunma Bakanı Vangelis
Meymarakis'in, Türkiye'yle ilgili olarak kullandıkları sert ifadeler,
komşumuz ülkenin AB üyesi olmayı gerçekten istemesi durumunda, ciddi
bir şekilde göz önünde bulundurması gereken uyarıcı mesajlardı.
Dışişleri Bakanı, Ankara'ya AB'nin aday ülkelere koyduğu ön şartlara
uyum sağlaması yönündeki yükümlülüğünü hatırlatarak, Türkiye'nin diğer
aday ülkelere yapılmayan indirimlerin kendisine yapılacağını
beklememesi gerektiğini vurguladı. AB üyesi olmak isteyen ülkeler için
ne geçerliyse, Türkiye için de aynısı geçerli olacak. Türkiye'de adil
olmayan devlet yönetim koşullarının olduğu açıktır. Avrupa'da ayrımlar
yapılmıyor. (…) Türkiye barışçı bir ülke olması ve saldırgan
davranışına son vermesinin gerekli olduğunu anlamalı. Ancak,
Ankara'nın Kürt hareketini bastırmak için Kuzey Irak'ı işgal etmek
yönündeki hazırlıklarıyla ortaya koyduğu tavır, hala değişmediğini ve
Avrupalılaşmasının kolay olmayacağını gösteriyor. Tabii bu durumda AB
dışında kalacak; Ankara'nın davranışı Avrupa'daki davranışa uygun
olmadıkça AB'ye kabul edilme olasılığı da azalıyor." (01/08)
NOT:
Bu bülten, 01Ağustos 2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve
yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.
-