07.08.2006

   

Anasayfa

e-posta


 

           

ALMANYA BASINI:

Frankfurter Rundschau: "Türkiye'deki Hıristiyanlar için Umut Az": "CDU Genel Sekreteri Ronald Pofalla, Ankara ve  İstanbul'da, Türkiye'deki Hıristiyanların durumu hakkında  bilgi edindi. Hıristiyanlar, din özgürlüğünün sınırlandırılmasından şikayetçiler. AB adaylığının kendilerine daha çok hak kazandıracağı  umudu ise, şimdiye dek gerçekleşmedi. Nüfusunun neredeyse yüzde 100'ü Müslüman olan Türkiye'de, Hıristiyanların durumu hiçbir zaman kolay olmadı. Bunu, Rum  Ortodoksların kaderi de gösteriyor. Ankara'daki hükümet, Patriği sadece Türkiye'de  yaşayan küçük bir Ortodoks cemaatinin ruhani lideri olarak  tanıyor. (…) Katolik Kilisesi’ne bağlı yardım kuruluşu Missio İnsan  Hakları Ofisi Yöneticisi Otmar Oehring, ‘Okullarda psikolojik açıdan aşırı derecede milliyetçilik baskısı’ olduğundan ve  gayrimüslim cemaatlere ‘ayrımcılık’ yapıldığından şikayet  ediyor. Hükümetin, din özgürlüğü ya da insan hakları alanını  genişletmek için hiçbir irade göstermediğini söyleyen Oehring,  AB katılım müzakerelerinin başarısızlığa uğraması tehdidinin, Hıristiyan cemaatlerinin durumunu daha da kötüleştirmesinden  endişeleniyor. Oehring'e göre, bu yüzden gayrimüslimler için  tek umut, üyelik sürecini canlı tutmak." (Gerd Höhler, 04/08)

 

Frankfurter Allgemeine Zeitung: "Dışarıya Karşı Temkinli, Geri Planda Gayretli Bir  Planlama": "Hiç bir hükümet, BM'den bir karar çıkmadan, Lübnan'da  görev alacak çok uluslu bir birliğe katılma konusunda kesin  bir şey söylemek istemiyor. Böyle bir kararın ise, BM  Güvenlik Konseyi’nin, Lübnan'da ateşkes kararı alması  öncesinde çıkması mümkün değil. Ancak buna rağmen çok sayıda AB devleti, genel olarak  Orta Doğu'nun barışı için askeri destek vermeye hazır  görünüyor. (…) Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Lübnan Barış Güçü için birlik göndermeye hazır olduklarını açıklayan, ilk  devlet başkanları arasındaydı. Erdoğan, dindar bir Müslüman  olarak bölgede özellikle angaje oluyor ve hükümetini daha  ilkbaharda İsrail ile Hamas arasında arabulucu olarak gündeme  getirmişti. Şayet Avrupa Birliği kapsamında, Türkiye'nin  katılımıyla bir barış birliği oluşturulacak olursa, bu durum  Türkiye'nin AB üyeliği ve tam üyeliği konusunda epey ilerleme  kaydetmesini sağlayacak. Şayet, en başta Fransa'nın  tereddütlerine rağmen, Lübnan'da komutayı NATO üstlenecek  olur da Türkiye'ye böyle bir talep yöneltilecek olursa,  1952'den beri Batı'nın sadık müttefiki olan Türkiye'nin  katılımını reddetmesi pek mümkün olmayacaktır. (…)" (Andreas Ross, Wolfgang Günter Lerch, 04/08)  

 

 

AZERBAYCAN BASINI:

Ekspress: "Sınırlar Açılmayacak": "APA Ajansına açıklama yapan Türkiye Odalar ve Borsalar  Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, ‘Ermenistan, işgal ettiği  Azerbaycan topraklarını boşaltarak Türkiye'ye yönelik  iddialarından vazgeçti mi ki, biz de kendi tutumumuzda  değişiklik yapalım?’ dedi. (…) Ülkenin en büyük sivil toplum örgütü olan Türkiye Odalar  ve Borsalar Birliği’ne üye bir milyon şirket var. Birlik,  hükümetin iç ve dış politikasının oluşturulmasına ciddi etki  gücüne sahip olmanın yanı sıra, Türkiye'nin AB üyeliği sürecinde  faal lobicilik çalışmalarıyla tanınmaktadır." (04/08)

 

 

İNGİLTERE BASINI:

Reuters: "Rehn... Aday Üye Türkiye İslamla Köprü Oluşturacak": "AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn  yaptığı açıklamada, Orta Doğu'daki savaşın, Birlik ile İslam  arasında köprü görevi görebilecek Türkiye'nin AB'ye katılım  emelinin önemini artırdığını ifade etti. Fin gazetelerine hitaben yaptığı konuşmada Rehn, ılımlı ve demokratik Türkiye'nin Avrupa açısından stratejik  önem taşıdığını ve katılım kriterlerini yerine getirmesi  durumunda 25 üyeli Birliğe katılımına izin verilmesi  gerektiğini kaydetti. AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn  şöyle dedi: ‘Türkiye ile müzakerelerin önemi Lübnan'daki  çatışmalar ışığında daha da artmıştır, çünkü Türkiye ılımlı  İslami bir toplum ve laik demokratik bir devlettir. Üyelik  koşullarını karşılaması durumunda Avrupa ile İslam arasında  daha güçlü bir köprü olabilir.’ Rehn diğer yandan, kimilerinin radikal İslami örgütlere  yönelik desteği artırdığını söylediği Lübnan'daki askeri  çatışmanın, ılımlı ve görece istikrarlı Türkiye'nin tüm  katılım kriterlerini karşılamadan AB'ye üye olabileceği  anlamına gelmediğini açıkça ifade etti. Komiser, AB ile katılım müzakerelerine başlamanın gerek  Türkiye gerekse Balkanlardaki Hırvatistan gibi aday ülkelerin  otomatikman üyelikle sonuçlanacağı anlamına gelmediğini ifade  etti. Rehn, ‘Bu ülkelerin bugün ya da yarın üye olacaklarını  söylemiyorum, ancak AB'nin orta ve uzun vadede üyelik  olasılığına yönelik yükümlülükleri vardır.’ dedi." (Terhi Kinnunen, 05/08)

 

 

YUNANİSTAN BASINI:

Kathimerini: "Karşılıksız Kalan Sözler": "Dora Bakoyanni birkaç gün önce Yunan büyükelçileri  toplantısında yaptığı konuşmada, istenmeyen bir gelişmenin  kaydedilmesi ve Türkiye'nin AB üyeliğinin ilerlememesi  durumuna karşı alternatif bir stratejinin hazırlanmakta  olduğunu açıkladı. Bakan bu alternatif stratejiyle ilgili  olarak, Türkiye ile ‘ekonomik işbirliğimizi geliştiriyoruz.  Yeni, önemli ortak enerji ağları yaratıyoruz. Tüm sorunlarımız  için çözümler bulmayı amaçlıyoruz.’ dedi. İki ülke arasında ortak çıkar ağlarının kurulması,  şüphesiz siyasi ilişkilerde de istikrarın sağlanması yönünde katkıda bulunacaktır. (…) Ülkemizin sınırlarına ve egemenlik haklarına saygı  gösterilmesi yönündeki çok genel talebin siyasi karşılığı yok,  çünkü Türkler her zaman, anlaşmaları ve uluslararası hukuku  kendi çıkarlarına göre yorumlama taktiği uyguluyorlar. Atina, Türkiye'nin AB yörüngesinde kalması  konusuna öncelik tanımakla elde etmesi mümkün olan kazanımları  alma şansını kaçırdı. Çünkü, Kemalizm sonrası iktidar AB üyeliği konusuna eski coşkuyla yaklaşmıyor, özel ilişki  senaryosuna şimdiden sıcak bakmaya başlamış durumda. Bu  nedenle, Ankara'nın bundan böyle yayılmacı talepleriyle  ilgili geriye adım atma niyeti gün geçtikçe azalacak, bu da  uygulamada her geçen gün fırsatların biraz daha azalacağı  anlamına geliyor." (Stavros Ligeros, 04/08)         

 

 

NOT: Bu bülten, 04-06 Ağustos 2006 tarihleri arasında Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve           yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.

 

 

ESKİ SAYILAR