ABD BASINI:
AP: "Avrupa Birliği'nden Hayal Kırıklığına
Uğrayan Türkiye Yönünü Müslüman Doğu'ya Çevirdi":
"Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünden bu yana Türkiye Batı eğiliminden
hiçbir zaman vazgeçmedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise ülkesini,
Avrupa'nın bir parçası olma rüyasına hiçbir zaman olmadığı kadar
yakınlaştırdı. Ancak şimdi, Avrupa Birliği böylesine büyük, görece fakir
ve nüfusunun çoğu Müslüman olan bir ülkeye kapılarını açıp açmama kararı
verirken, Erdoğan'ın dış politikasını Avrupa'dan Orta Doğu ve İslam
dünyasına çevirmekte olduğuna dair işaretler var. (…) Türkiye'nin bu
Doğu'ya yöneliminin Washington için çok önemli stratejik etkileri var.
Washington Türkiye'yi, Müslüman dünyaya uzanan bir köprü, teröre karşı
savaşta bir ortak ve Batılı değerlerin İslam ile nasıl bir araya
getirilebileceği konusunda bir model olarak görüyor. Türkiye'nin
karmaşık Avrupa projesi için ne anlama geldiği tam olarak açık olmasa da
mevcut atmosferin, Erdoğan'ın partisinin 2002 yılında iktidara
gelmesinin ardından aralarında Roma, Madrid ve Atina'nın da bulunduğu
Avrupa başkentlerine yaptığı ziyaretlerden çok farklı olduğu aşikardır.
New Anatolian gazetesi yazarı Ayhan Şimşek'e göre, ‘Erdoğan yönünü
Avrupa dışındaki ülkelere çevirdi. Erdoğan, Avrupa konusunda ciddi bir
hayal kırıklığı yaşadı ve şimdi Müslüman ülkelere öncelik veriyor.’
Şimdi pek çok Türk, Osmanlı sultanları zamanında olduğu gibi ülkesinin
Orta Doğu'da yeniden liderlik rolünü ele geçirdiğini görmek istiyor. (…)
Doğu'ya yönelim, ayrıca Türkiye'de Avrupa'nın tam üyelik konusundaki
çekincelerinden duyulan öfkenin tırmandığı bir döneme denk geldi. Avrupa
bir dizi ekonomik ve yasal koşullar öne sürdü ve zaman çizelgesinin en
az on yıl alacağı yönünde açıklamalarda bulundu. Kamuoyu araştırmaları 3
Ekim öncesinde yüzde 75 düzeyinde olan AB'ye taraftar olanların oranının
yüzde 60'a düştüğüne işaret ediyor. Dış politikadaki değişiklik, ayrıca
Erdoğan'ın AKP'sine üye olan ve Avrupa tarafından reddedilmekle hayal
kırıklığına uğratıldığını, dolayısıyla Müslüman komşulara yönelmek
gerektiğini düşünen pek çok milletvekilinin arzularını da besledi. (…)"
(Suzan Fraser, 09/08)
AVUSTURYA BASINI:
Wiener Zeitung: "Ankara'nın Avrupalı
Türklere Tavsiyeleri":
"(…) Bugün Avrupa'da yaklaşık 3,5 milyon Türk yaşıyor. Bunların çoğu
Almanya'da. Avusturya'da ise tahmini 200 bin Türk bulunuyor, bunların
dörtte biri Avusturya pasaportuna sahip. Ancak zamanla Batı Avrupa'daki
ekonomik durum da değişti. Ekonomide uzun zamandan beri durgunluk
yaşanıyor, büyük üretim şirketleri fabrikalarını kısmen düşük ücretli
işgücünün bulunduğu ülkelere taşıyor, işsizlik artıyor. Doğudan gelen
ucuz işçi rekabetine ilişkin genelde abartılı olan endişeler de giderek
büyüyor. Almanya ve Avusturya gibi ülkelerin bundan iki yıl önce AB'ye
katılan Doğu Avrupa ülkelerine geçiş süreleri uygulanmasını
istemelerinin başlıca nedenlerinden biri de zaten bu. Bu şart katılım
anlaşmalarında da yer aldı ve aday ülkeler tarafından imzalandı.
Viyana'daki hükümete kalsa, Avusturya Türk işçilere de serbest dolaşım
hakkı tanımayacak. Gerçi Ankara ile giriş müzakereleri henüz çok erken
bir safhasında ve geçiş sürelerine ilişkin görüşmeler ancak önümüzdeki
10 yıl içinde gündeme gelebilecek, ama Başbakan Wolfgang Schüssel
Avusturya'nın iş piyasasını hiç bir zaman tamamen açmayacağını birçok
kez vurguladı. (…) Öte yandan Türkiye'deki iktidar partisi AKP'nin
AB'deki vatandaşlarına Avrupalıların endişelerini nasıl
yumuşatacaklarına dair bazı tavsiyeleri var. Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan'ın danışmanının hazırladığı bir belgede şöyle yazıyor: ‘Ev ya da
pahalı araba almayın, paranızı çocuklarınızın en iyi eğitimi alması
için harcayın.’ Böylece daha iyi entegre olabilirler ve yaşadıkları
ülkeler için bir kazanç oluşturabilirler." (Martyna Czarnowska,
09/08)
YUNANİSTAN BASINI:
Antenna TV: "Türkiye, Avrupa Birliği ile
İslam Arasında Köprü":
"Avrupa Birliği’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn, Orta
Doğu'daki savaşın, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile İslam arasında ‘köprü’
işlevini görebilecek AB üyeliği yönündeki hedefinin önemini
güçlendirdiğini belirtti. Uzlaşıcı ve demokratik Türkiye'nin, Avrupa için
stratejik önem taşıdığını ve bu ülkenin üyelik kriterlerini yerine
getirmesi durumunda AB üyesi olmasına izin verilmesi gerektiğini ifade
eden Rehn, ‘Lübnan'daki krizden dolayı Türkiye ile müzakerelerin önemi
arttı. Çünkü Türkiye uzlaşıcı İslami bir toplum ve laik demokratik bir
devlettir.’ dedi. Ancak Rehn bunun, Lübnan'daki krizden dolayı, uzlaşıcı
ve nispeten istikrarlı Türkiye'nin, kriterleri yerine getirmeden AB
üyesi olacağı anlamına gelmediğine açıklık getirerek, ‘Çok önemli olan
ifade özgürlüğüne saygı duymayan bir ülkeyi AB üyesi olarak düşünemem.
Türkiye gecikmeksizin söz konusu yasayı gözden geçirmeli’ dedi. Rehn,
üyelik müzakerelerinin başlamasının, Türkiye ya da Hırvatistan gibi
Balkan ülkeleri için otomatik olarak AB üyeliği anlamına gelmediğini
sözlerine ekledi." (09/08)
To Vima: "Yeni Yön Nedir?":
"Sonbaharda Brüksel'deki görüşmelerde, Türkiye'nin katılım sürecine
kendisinin veto koyabileceğini ilk önce Yoros Papandreu ifade etti.
Ardından Dora Bakoyanni AB-Türkiye ilişkileri raydan çıktığı takdirde,
Yunan dış politikasında alternatif yaklaşımdan bahsetti. Çağdaşlık
yanlıları Yorgo Papandreu'nun bu tutumuyla ürperdi, Dora Bakoyanni'nin
Ankara için katılım yerine özel ilişkiyi ima etmesini (Dışişleri
Bakanlığı'nın genel neşeli havası içinde) duyan büyükelçiler de hayret
etti. Yabancı büyükelçilikler de, Yunanistan'ın gerçek tutumunun ne
olacağını anlama arayışı içine girdi. Bildiğiniz gibi yıllarca
Yunanistan'ın Türkiye'ye AB yöneliminde verdiği koşulsuz desteğiyle
yaşadık. Aslında, birkaç aydan beri, ‘Yunanistan destekliyor’
kalıplaşmış sözü, Ankara'nın ‘uygulaması gereken’ koşulların
bulunduğunu bildiren ek bir vurgulamayı da içermeye başladı. Bunlar,
Kopenhag Kriterleri’nden genel olarak bahis, artı ‘iyi komşuluk
ilişkilerinde’ çekingen de olsa bir ısrar, artı Kıbrıs sorununa ilişkin
bazı ifadeler (Helsinki gölgeleri vb.). (…)" (Papayannidis, 09/08)
NOT:
Bu bülten, 09 Ağustos 2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve
yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.
-
ESKİ SAYILAR