05.09.2006

   

Anasayfa

e-posta


 

ALMANYA BASINI:

 

Frankfurter Allgemeine Sonntagszeitung: "Teröre Karşı Ortaklaşa Hareket": "Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steimeier (SPD)  teröre karşı verilen mücadele çerçevesinde çarşamba günü Türkiye'ye olağandışı bir ziyarette bulunacak. Steinmeier  ve Gül perşembe günü İstanbul'da, bilim adamları, sinema  oyuncuları, müzisyenler ve siyasetçilerden oluşan ‘Ernst-Reuter  Girişimi’ni tanıtacaklar. Bu girişim, Nasyonal Sosyalizm  iktidarı sırasında Türkiye'de sürgünde bulunan eski Berlin  Belediye ve Eyalet Başkanı Ernst-Reuter'in ismini taşıyor  ve kültürel ve dini yanılsamaların aşılmasını hedefliyor. (…) ‘Türkiye ile daha iyi bir diyalog kurulabilmesinin ön  şartlarından biri yine Türkiye'nin AB perspektifi midir?’  yönündeki bir soruya Steinmeier, ‘Türkiye'nin AB  perspektifinden kimse şüphe duymuyor. Bu nedenle iki kültür  arasında köprü görevi görebilir.’ dedi." (Eckart Lohse, 03/09)

 

 

AVUSTURYA BASINI:

 

Die Presse: "Türkiye ile Giriş Müzakereleri Sallantıda": "Türkiye ile AB'ye giriş müzakereleri önemli bir  aşamada. Ankara'nın Kıbrıs Cumhuriyeti ile Gümrük Birliği'ni  uygulamaya geçirmemesi halinde, giriş müzakereleri Ekim ayında  durdurulabilir. Brüksel'deki diplomatik çevreler ‘sonbaharda  şiddetli bir cepheleşme olabileceğini’ söylüyor. Türkiye'nin  bu tutumu, AB Komisyonu'nun yanı sıra birçok AB hükümetinin  de hiç hoşuna gitmiyor. Finlandiya Dışişleri Bakanı ve AB Dönem Başkanı Erkki  Tuomioja, hafta sonunda yeniden, Ankara'nın müzakereler  başlamadan önce verdiği sözü tutmamasının görüşmelerin  aksamasına yol açacağını belirtti. Türkiye, Gümrük Birliği’ni  AB'nin tüm yeni üyelerini de içine alacak şekilde genişletmeyi  vadetmişti. Ancak Türk limanları ile havaalanları bugüne kadar  Kıbrıs gemi ve uçaklarına açılmadı. Tuomioja, bu tutumun, en  azından kilit konulardan biri olan, müşterek pazar konusundaki  görüşmelerin durdurulmasına yol açabileceğini söyleyerek  uyardı. Ankara'dan halen bir çark etme sinyali alınmadığından,  Brüksel, bu sonbaharın oldukça sıcak geçmesini, hatta en  kötü durumda, giriş müzakerelerinin durdurulmasını bekliyor. Bu konuda en geç, AB Komisyonu'nun 24 Ekim'de  Türkiye'nin katılım olgunluğuna ilişkin İlerleme Raporu'nu  sunmasından sonra bir karar verilecek. Raporda aynı  zamanda da Gümrük Birliği'nin uygulanması değerlendirilecek.  Şimdiki halde Ankara'ya yeniden süre tanınacağı sanılmıyor. Brüksel ile Ankara arasındaki anlaşmazlığın  tırmanmasının bir başka nedeni de Başbakan Recep Tayyip  Erdoğan liderliğindeki hükümetin reform yorgunluğu. Giriş  müzakerelerinin kesinleşmesinden sonra, zaruri uyum  konusundaki çabalar da gözle görülür bir şekilde azaldı. AB'nin giderek baskıyı artırması, Türk hükümetini zor  durumda bırakıyor: Hükümetin, Kıbrıs'ın fiilen tanınması  gibi istekleri yerine getirmesi, iç politikada pahalıya malolabilir. Öte yandan AB ile giriş müzakerelerinin  durdurulması da zayıflık olarak nitelendirilebilir." (Wolfgang Böhm, 04/09)

 

 

AZERBAYCAN BASINI:

 

525.Gazete: "Ankara AB'ye Üyelik Konusunda Israrlı": "Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan,  ülkesinin AB'ye üyelik konusunda ısrarlı olduğunu ve bu  yönde yapılan müzakerelerde herhangi bir aksama olmadığını  bildirdi. Tan'ın açıklamasına göre, eylül ayında söz konusu  müzakerelerin kesin sonuçları da belli olacak. Batı'daki  bazı basın organlarında yer alan Türkiye'de reform hızının  yavaşlamasıyla ilgili haberlerin ve AB ile müzakereler  yapan Devlet Bakanı Ali Babacan hakkındaki eleştirilerin  hiçbir gerekçesi olmadığını belirten Tan, son aylarda Orta  Doğu'da yaşanan olayların Türkiye-AB müzakerelerini bazı  çevrelerin ve basının ilgi odağı dışında bıraktığını ifade  etti. Namık Tan ayrıca, ‘Halbuki bu yöndeki çabalar sürüyor,  TBMM'nin tatili sona erdikten sonra reformlar yeniden devam  edecek.’ dedi." (Günel, 02/09)

 

 

İNGİLTERE BASINI:

 

BBC: "Avrupa Parlamentosu’nun Gündeminde Bugün Türkiye Var": "Avrupa Parlamentosu’nun gündeminde bugün Türkiye var.  Parlamentonun Dış İlişkiler Komisyonu, Türkiye Raportörü  Eurling tarafından hazırlanan raporu, bu akşam oylayacak. Hollandalı Parlamenterin 2006 yılını kapsayan Türkiye  raporuna bugüne kadar 300'ü aşkın değişiklik önergesi  verildi. Taslak raporda, yargının bağımsızlığı, düşünce özgürlüğü  ve Kıbrıs, öne çıkan tartışmalı konular arasında. Raporun bu  ay sonuna doğru Parlamentonun Genel Kurulu’na gelmesi bekleniyor. Camiel Eurling'in raporunda, Van Savcısı Ferhat  Sarıkaya'nın görevden alınması, Danıştay saldırısı ve PKK'ya  yönelik eleştiriler yer alıyor. Raporda, Danıştay’a yönelik  silahlı saldırıda polisin açık tehditlere rağmen hakimleri  tam anlamıyla koruyamamasının endişe verici olduğu  belirtiliyor. Eurling'in raporunda, Türkiye'nin Kıbrıs'ı tanımasının  katılım süreci için gerekli bir unsur olduğu görüşüne yer  veriliyor. Raporda, ayrıca Kuzey Kıbrıs'ın dış dünya ile doğrudan  ticari ilişkiler kurabilmesi için, Avrupa Parlamentosunun  bu alanda verdiği sözleri yerine getirmesi gerektiği de  belirtiliyor. Avrupa Parlamentosu ilk kez, AB Komisyonu’nun Türkiye  ile ilgili yayımlayacağı ilerleme raporundan önce, Türkiye  raporu konusunda görüş belirtecek. Parlamento bu girişimiyle  ekim ayı sonunda yayımlanacak olan AB Komisyonu’nun ilerleme  raporunu etkilemeyi amaçlıyor. Eurling'in raporu, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda  ise 27 Eylül'de tartışılarak oylanacak." (Zeynel Lüle, 04/09)

 

The Guardian: "Avrupa Parlamentosu Milletvekilleri Katılım Müzakereleri Öncesinde Türkiye'yi Reformlar Konusunda Uyaracaklar": "Avrupa Parlamentosu milletvekillerinin bugün, insan  hakları, ifade özgürlüğü ve Kıbrıs ile ilişkiler gibi  konularda reform hızı yavaşladığı için Türkiye'yi sert  şekilde uyaran bir raporu onaylamaları bekleniyor. Milletvekilleri raporda, sonbaharda Ankara'da devam  edecek müzakereler sırasında, Türkiye'de yıl içinde reform  sürecinde gözlenen krize neden olabilecek yavaşlamanın  yarattığı hayal kırıklığını ifade edecekler. Raporda, ‘ifade özgürlüğü, dini haklar ve azınlık  hakları gibi alanlarda süreklilik arz eden eksiklikler  ve özellikle yetersiz ilerleme gibi reform sürecinde  gözlemlenen yavaşlamadan rahatsızlık duyulduğu’ ifadesine  yer veriliyor. AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn,  24 Ekim'de sunacağı yıllık ilerleme raporunda, Türkiye'nin  AB müzakerelerinde ‘tren kazası’ yaşanabileceği uyarısında bulunmuştu. Beklenen kriz, AB Anayasası’nın Fransa ve Hollanda'da  reddedilmesinde büyük rol oynayan ve doğuya doğru genişlemeye  karşı duyulan tedirginliğin yarattığı ‘genişleme yorgunluğunun’  canlı bir örneği olacak. Fransız seçmenlerin çoğu, 15 yıl  sonra AB'ye katıldığında Birliğin en büyük üyesi olacak  Müslüman bir ülkeyi kabul etmekle fazla ileri gidileceğine  inanıyor. Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja, hafta sonu,  AB'nin Türkiye'yi Kıbrıs konusunda cezalandırabileceğini  ancak kriz çıkmasını engellemeye çalışacağını söyledi. Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı  Elmar Brok, The Guardian'a yaptığı açıklamada, ‘Kıbrıs  meselesinin henüz çözülememesi ciddi bir durum. Ancak,  raporumuz, hangi meselelerin çözülmesi gerektiğine açıklık  getirdiği için son derece yapıcı.’ dedi." (Nicholas Watt, 04/09)

 

Reuters: "AB ile Türkiye Arasındaki Muhtemel Krizin Geri Sayımı Başladı": "Avrupa Birliği ile Türkiye arasında ufukta beliren bir  krize doğru geri sayım,  Ankara'nın AB reformlarında  yavaşlamaya başlaması konusundaki önemli bir raporun kabul  edilmesine ilişkin düzenlenen bir Avrupa Parlamentosu  paneliyle başladı. Karşılıklı olarak hayal kırıklığı yaşanırken, uzmanlar,  Kıbrıs konusundaki tartışma sona ermediği sürece, bu yılın  sonunda, stratejik önemdeki aday ülke ile üyelik  müzakerelerinde bir aksama olabileceğinden, en kötüsü de  müzakerelerin sona ermesinden endişe ediyorlar. Başmüzakereci Ali Babacan'ın, çarşamba günü, önümüzdeki  yıl genel seçimler yapılacak olmasına rağmen, ekonomik ve  siyasi reformları yerine getirme taahhüdüne bağlı olduğu  konusunda Avrupa Komisyonunun şüphelerini gidermeye çalışmak  amacıyla Brüksel'e gitmesi bekleniyor. Babacan, adalet ve temel haklar gibi hassas konulardaki  teknik müzakerelere katılacak ve AB'nin genişlemeden sorumlu  Üyesi Olli Rehn ve diğer AB'li ve Belçikalı yetkililerle bir araya gelecek. (…)" (Paul Taylor, 04/09)

 

 

KIBRIS RUM BASINI:

 

Politis: "Ankara'ya Mesajlar": "Dışişleri Bakanı Yorgos Lillikas ile Finlandiya  Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja, AB Dışişleri Bakanları  toplantısının ardından yaptıkları açıklamalarda, AB  yükümlülüklerine uymaması durumunda Türkiye-AB krizinin  çıkmasının kaçınılmaz olduğu şeklinde Ankara'ya uyarıda  bulundular. Dışişleri Bakanı Lillikas, Kıbrıs'a dönüşünde yaptığı  açıklamada, gerek Kıbrıs gerekse AB'nin diğer üye ülkelerinin,  hiçbir şey yokmuş gibi davranamayacaklarını ifade ederek,  Türkiye'nin, AB karşısında bilerek üstlendiği yükümlülükleri  uygulamada yerine getirmediği sürece AB sürecine devam  edemeyeceğini söyledi. Lillikas, Rum tarafının izlemekte olduğu politikanın,  ‘Ankara'nın başlıkların açılması sürecinin kesintisiz devam  etmesine izin vermediğini’ belirterek, ‘Buna onay  vermeyeceğimizi fiili olarak gösteriyoruz’ şeklinde  konuştu. Lillikas, Türkiye'nin AB sürecinin kesintisiz devam  etmesi ile ilgilenenlere de bir çağrıda bulunarak, ‘aralık  ayına kadarki süreyi verimli değerlendirebilmesi için  yeterli zamanı olduğu’ konusunda Türkiye'yi ikna etmeleri  gerektiğini vurguladı. (…)" (04/09)

 

 

YUNANİSTAN BASINI:

 

Antenna TV: "Finlandiya'dan Türkiye'ye Uyarı": "Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja, AB  Dışişleri Bakanları gayri resmi toplantısı sonrası yaptığı  açıklamada, Türkiye'nin, AB üyesi 10 yeni ülkeyi kapsayan  Gümrük Birliği Protokolü'nü onaylama taahhüdüne saygı  göstermesi gerektiğini belirtti. Erkki Tuomioja, Türkiye'nin protokolü imzalamaması  durumunda, AB'nin değil Türkiye'nin kendisinin yaratmış  olacağı bir sorunun ortaya çıkacağını ifade etti. Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunması için incelenmesi  gereken başka konuların da olduğunu söyleyen Finlandiya  Dışişleri Bakanı, Türkiye'nin protokolle ilgili olarak  sözünü tutmaması durumunda ciddi bir kriz çıkacağını  belirtti ve ‘Bu durumda, özellikle ortak pazar konusunda  Türkiye ile üyelik müzakerelerine devam edemeyiz.’ dedi. Erkki Tuomioja, ‘AB, Türkiye ile her türlü krizden  kaçınıyor olmasına rağmen, şimdilik bu mümkün görünmüyor.’ dedi." (04/09)

 

 

 

NOT: Bu bülten, 04 Eylül 2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve  yorumlardan derlenerek  hazırlanmıştır.

                      

ESKİ SAYILAR