ALMANYA BASINI:
Frankfurter Allgemeine Zeitung: "Steinmeier,
Türkiye'yi Dikkatli Olması Yönünde Uyarıyor":
"İstanbul ziyareti sırasında Dışişleri Bakanı Steinmeier, Türkiye
Dışişleri Bakanı Gül ile Orta Doğu'daki durumun yanı sıra, Irak ve
Türkiye'nin AB üyeliği konularını da görüştü. Bu konuda olumsuz
gelişmeler üzerine yoğunlaşılmaması uyarısında bulunan Gül, katılım
müzakerelerinden daha şimdiden birçok olumlu sonuç alındığına işaret
etti. Gül, kendisinin de, ülkesinin AB yolunun engellerle dolu
olacağını söylediğini hatırlattı. Steinmeier bunun öncesinde, üyelik
sürecinde sorun yaratabilecek bazı gelişmeler olacağına işaret ederek,
örneğin, Kıbrıs'ın Türkiye tarafından tanınması ile ilgili tartışmanın,
bir krize dönüşmemesine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi." (Eckard
Lohse, 08/09)
Almanya'nın Sesi Radyosu:
"Türkiye Başmüzakerecisinden Sarkozy'ye Yanıt":
"Fransa İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy, limanlarını Rumlara açmaması
halinde AB'nin, Türkiye ile müzakereleri durdurmasını istedi.
Brüksel'de temaslarda bulunan Başmüzakereci Ali Babacan ise Kıbrıs'ta
geri adım atmayacaklarını kaydetti. Babacan, bazı politikacıların
Türkiye karşıtı açıklamalarının iç politik kaygılardan kaynaklandığını
belirtti. Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olan Sarkozy, Fransa'daki
cumhurbaşkanlığı seçimlerinin en güçlü adayı."
(09/09)
FRANSA BASINI:
AFP: "Sarkozy'den 2009 Yılından Geçerli Olacak Mini
Anlaşma Önerisi... Sarkozy, Türkiye-AB Üyelik Müzakerelerinin Askıya
Alınmasından Yana": "Fransa İçişleri Bakanı
Nicolas Sarkozy, yeni bir ‘temel anlaşma’ hazırlanmasını beklerken,
Avrupa'yı 2009 yılından itibaren ‘etkili işleyiş kuralları’ ile
donatacak bir mini anlaşma yapılmasını önerdi. Sarkozy, Brüksel'de
yaptığı konuşmasında, ‘Bu mini anlaşmanın önceliklerinden biri
oybirliği kuralını değiştirmek, çünkü siyasi Avrupa'yı korumanın tek
yolu bu.’ dedi. Sarkozy, diğer taraftan, Türkiye'nin AB'de yeri
olmadığı konusunda ısrar ediyor. Bakan, ‘Türkiye ile ilişkilerimizi
derinleştirmeliyiz fakat tam üyeliğe gitmeksizin...’ diye konuştu.
Sarkozy, AB'nin siyasi ve coğrafi haritasını belirlemek gerektiğini ve
açıkça Avrupa kıtasında bulunan tüm devletlere AB'nin kapısının açık
olduğunu belirtti. Bakan ayrıca, Ankara'nın AB ile olan Gümrük
Birliği’ni Kıbrıs'a uygulamadığı takdirde, Türkiye'nin AB'ye üyelik
müzakerelerinin askıya alınacağını belirtti. Sarkozy, ‘Türkiye, Ankara
protokolünü onaylayıp hayata geçirmediği sürece, yeni bölümlerin
açılmasının askıya alınmasını talep ediyorum.’ dedi."
(08/09)
AFP: "Vanhanen: Ankara'nın Üyeliği AB'nin 'Siyasi
İstikrarını' Pekiştirecek": "Halihazırdaki AB
Dönem Başkanı Finlandiya Başbakanı Matti Vanhanen, merkezi Fransa'da
bulunan Euronews kanalında yayımlanan demecinde, Türkiye'nin üyeliğinin
‘Avrupa'daki siyasi istikrarı’ pekiştirebileceğini belirtti. Vanhanen,
‘Çok büyük bir ülke olan Türkiye'nin Avrupa standartlarını yakalaması
ve bu temelde toplumunu geliştirmesi, Avrupa ve komşu ülkelerin
istikrarı için önemli, ki bu, Avrupa'nın siyasi istikrarını
pekiştirir.’ dedi. Türkiye'nin üyelik gerekliliklerini yerine getirme
kabiliyeti konusunda sorulan soruyu Vanhanen, ‘Şu an için yerine
getirmiyor, ancak inanıyorum ve yerine getireceğini ümit ediyorum’
şeklinde cevaplandırdı." (08/09)
AFP: "TÜSİAD Genel Sekreteri 'Ayrıcalıklı Ortaklığa’
Karşı": "TÜSİAD Genel Sekreteri Haluk Tükel,
Türkiye'nin Birliğe katılımından sakınmak için bazı Fransız siyasi
sınıfının teklif ettiği gibi Türkiye-AB arası ‘ayrıcalıklı ortaklık’
fikrini reddetti. Tükel, Paris ziyaretinde AFP'ye yaptığı açıklamada,
‘Bir ülkeye, Avrupa'ya ekonomik açıdan tam entegrasyon ve siyasi açıdan
katılım olmaksızın minimum ilişki istiyoruz demek, kabul edilemez bir
şeydir.’ dedi. Tükel, Türkiye'nin ekonomik entegrasyonunun, yakın
zamanda AB'ye tam üye olan bazı ülkelerden daha iyi olduğunu belirtti.
Tükel, Alman Şansölyesi Angela Merkel'in, ‘halihazırda mevcut olan’ ve
‘hiçbir anlam ifade etmeyen’ bu ortaklık düşüncesinden uzaklaşmaya
başladığının altını çizdi." (08/09)
KIBRIS RUM BASINI:
Politis: "Almanya ve Türkiye Dışişleri Bakanları
Protokolü Görüştü... Şu Ana Kadar Herhangi Bir Çözüm Yok":
"Almanya Dışişleri Bakanı Walter Steinmeier, Türkiye'nin
limanlarını Kıbrıs Cumhuriyeti'ne açmamasından doğabilecek krizle
ilgili olarak, ‘Şu an için herhangi bir çözüm bulunmadı.’ dedi ve bu
yönde ‘büyük çabalar’ olduğunu vurguladı. Alman Dışişleri Bakanı, Türk
mevkidaşı Abdullah Gül ile İstanbul'da yaptıkları görüşmenin sonrasında
yapılan ortak basın toplantısında, ‘Engelleri aşmak için birlikte
çalışacağız.’ dedi. Ülkesi, 2007 yılının ilk altı aylık döneminde AB
başkanlığını üstlenecek olan Alman Dışişleri Bakanı, ‘Türkiye'nin AB
sürecinin engellere takılmaması için çabalarımızı kararlılıkla
sürdüreceğiz.’ dedi. Abdullah Gül, Alman mevkidaşına yöneltilen,
‘AB'nin, Kıbrıs sorunu nedeniyle Türkiye ile ilişkilerini dondurması
söz konusu olabilir mi’ sorusunu, ondan önce cevaplayarak; ‘Basının, AB
süreci kapanacak, tren kazası olacak gibi görüşleri sürekli
tekrarlamasının negatif enerji verdiğini’ söyledi. Bu noktada Alman
Dışişleri Bakanı, Türk mevkidaşına katıldığı mesajını vererek tasdik
edici bir şekilde başını salladı. Gül ayrıca, ‘Önemli olan düz
asfaltta yürümek değil. Bu yol inişli çıkışlı, problemleri konuşarak
çözebiliriz.’ dedi." (Anna Andreu, 08/09)
MISIR BASINI:
El Cumhuriye: "Paris'te
Türkiye-Fransa Görüşmeleri":
"Türkiye Dışişleri Bakanı
Abdullah Gül, gelecek hafta ziyaret edeceği Paris'te Fransız meslektaşı
ile ele alacağı ikili ilişkiler kapsamında, Fransa'nın Türkiye'nin AB
üyeliğine karşı çıkan tutumunu değerlendirecek. Görüşmelerde ayrıca,
iki ülkenin bölgesel ve uluslararası sorunlara bakış açısı gözden
geçirilecek. Bilindiği gibi Fransa, Türkiye'nin üye olarak AB'ye
katılmasına şiddetle karşı çıkıyor. Hatta, Fransa İçişleri Bakanı,
Türkiye'nin limanlarını kullanma konusunda Kıbrıs Rum gemilerine
koyduğu ambargoyu kaldırmamakta ısrar etmesi halinde Ankara ile
sürdürülen müzakerelerin askıya alınmasını istedi."
(10/09)
İNGİLTERE BASINI:
Financial Times: "Türkiye ile Müzakerlerin Başarısı
'Tüm Dünya için Hayati Önemde'": "Ankara'nın
Brüksel ile müzakerelerini yürüten Başmüzakereci Ali Babacan,
Türkiye'nin üyelik müzakerelerinin çökmesi halinde, Avrupa Birliği'nin
Müslüman dünyaya tehlikeli bir sinyal gönderme riski alacağı uyarısında
bulundu. Babacan, Türkiye'nin üyelik görüşmelerinin sadece Türkiye ve
AB için değil ‘dünyanın geleceği için de’ çok önemli bir olay olduğunu
vurgulayarak, müzakerelerin çökmesinin ‘yıkıcı’ sonucu olacağını
söyledi. Babacan, Financial Times'a verdiği mülakatta, Türkiye'nin
AB'ye üyeliği meselesinin, ‘AB'nin değerleri ve ilkelerinin Müslüman
nüfuslu bir ülke tarafından da paylaşılabileceği savı açısından bir
sınav niteliğinde’ olduğunu söyledi. Ali Babacan, pek çok Avrupalı
diplomatın Türkiye ile Arap dünyası arasındaki ilişkiden şüphe
duymasına rağmen, Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Kafkaslardaki ülkelerin,
Türkiye müzakerelerinin gelişimini takip ettiklerini söyledi.
Babacan'ın açıklamaları, AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli
Rehn'in Türkiye ile müzakerelerde Kıbrıs sorunu yüzünden bir ‘tren
kazası’ yaşanabileceği yönündeki uyarılarda bulunduğu bir döneme denk
geldi. Pek çok diplomat önümüzdeki birkaç ayda bu meselenin Türkiye'nin
üyelik girişimini bir daha asla çıkamayacağı bir bataklığa
sürükleyebileceğinden endişe duyuyor. Babacan, Kıbrıs'ın, AB'nin
Türkiye ile müzakerelerini durdurmak için veto hakkını kullanma
sorumluluğunu üstleneceğine inanmadığını söyledi, ancak uluslararası
toplumdan, eşiğe kadar gitmemesi konusunda Lefkoşa'ya baskı yapmasını
istedi. Babacan, ‘Veto Avrupa'ya uygun bir yöntem değil.’ dedi.
Babacan, müzakerelerin askıya alınmış olması halinde Türklerin bunu
AB'nin inancını kaybettiği şeklinde yorumlayacaklarını ve Kıbrıs
konusunun sis perdesinde kalacağını söyledi."
(George Parker, Daniel Dombey, 08/09)
İRAN BASINI:
Tahran Radyosu: "Sarkozy:
Türkiye Hava ve Deniz Limanlarını Kıbrıslı Rumlara Açmadığı Sürece
Müzakereler Askıya Alınsın":
"Fransa'da cumhurbaşkanlığı
seçiminin güçlü adayı İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy, havaalanı ve
limanlarını Kıbrıslı Rumlara açmadığı sürece, Türkiye'nin AB'ye
katılım müzakerelerinin askıya alınması çağrısında bulundu.
Çeşitli temaslar için Brüksel'e gelen Sarkozy, Avrupa Dostları adlı
düşünce kuruluşuna yaptığı konuşmada, uzun vadede, Türkiye'nin AB'ye
katılımından ziyade ayrıcalıklı ortaklık formülünü düşündüğünü
bildirirken Türkiye'nin bazı Avrupa değerlerini paylaştığını söyledi.
Türkiye'nin Ankara Anlaşmasının geçen yıl imzalanan ek protokolünü
tam uygulamadığı sürece müzakerelerin askıya alınmasını istediğini
anlatan Sarkozy, Türkiye'nin AB'de yeri olmadığı görüşünü savundu."
(09/09)
ULUSLARARASI BASIN:
International Herald Tribune: "Batı Tarafından
Reddedilen Türkiye Rotasını Doğu'ya Çevirdi":
"Türkiye'nin etkin kurumu Milli Güvenlik Kurulu’nun Genel Sekreteri
olduğu 2002 yılında Tuncer Kılınç, ülkenin Avrupa Birliği üyeliği
çabalarını bir kenara bırakıp rotasını bölge komşuları Rusya ve İran'a
çevirmesi gerektiğini söylediğinde kendisini pek az Türk ciddiye
almıştı. Dört yıl sonra Kılınç'ın teklifi o kadar da uzak bir ihtimal
olarak görünmüyor. ABD'deki German Marshall Fund'un sponsorluğunda
yapılan ‘Transatlantik Trends 2006’ adlı kamuoyu araştırmasına göre,
Türklerin AB'ye yaklaşımlarında ciddi değişiklikler yaşanıyor. Peki ama
son dört yıl içinde Türk halkının algısında bu denli dramatik dönüşüme
neden olacak ne oldu? Hepsinden öte, Şeriatla yönetilen ve Şii bir ülke
olan İran ile, ağırlıklı olarak Sünni olan ve demokrasiyle yönetilen
Türkiye arasında ortak pek az şey var. (…) Aralık 2004'ten bu yana
Türkiye'nin AB ile ilişkileri de kötüleşti. AB'nin katılım
müzakerelerine başlanması kararı almasından bu yana, Avrupalılar bitmez
tükenmez bir halde Türkiye'nin olası AB üyeliğinden duydukları
rahatsızlığı dile getirdiler. Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonun
kaldırılacağına dair sık sık verilen taahhütlere rağmen, ikili
ilişkiler aynı zamanda AB'nin Kıbrıs sorununa yapıcı bir yaklaşım
gösterememesi nedeniyle de gerildi. Pek çok Türk, enerji güvenliği, göç
ve entegrasyon ya da Lübnan'daki Barış Gücü söz konusu olduğunda,
Türkiye'yi içeri alma eğilimindeki Avrupalıların, Avrupa'nın geleceği
söz konusu olduğunda Türkleri sürece dahil etmeye yanaşmadıklarına
dikkat çekiyor. Türkiye'nin çevresi daha tehlikeli bir hal almaya
başladığında ve Batı için stratejik önemi arttığında, bir ortak olarak
sık sık gözardı ediliyor. Geçmişte Türkiye, AB ile ilişkiler
gerginleştiğinde ABD ile ilişkileri sıkı tutuyordu. Ancak şimdi bu
bağlantı da yıpranmış durumda. Netice itibarıyla sessiz sedasız ama
etkin bir şekilde Türkiye, yeni keşfedilen stratejik derinliğini göz
önünde bulundurarak, dış politika dinamiklerini yeniden tanımlıyor.
Türkiye'de kapsamlı bir rota değişikliğinden bahsetmek için henüz çok
erken olsa da, tekrar kamplaşma için gerekli tüm unsurlar mevcut.
Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, yakın bir zamanda,
Avrupa'nın, Türkiye'nin Avrupa'nın sınırlarındaki giderek ağırlık
kazanan stratejik rolüne çok dikkat etmesi gerektiği konusunda uyarıda
bulundu. Diğer Avrupalı liderlerin benzer şekilde bilge bir yaklaşım
sergilemeleri oldukça arzu edilen bir durum. Aksi takdirde, ‘Türkiye'yi
kim kaybetti?’ diye sormaya başladığımızda birbirimizi suçlamanın pek
bir anlamı olmayacak." (Suat Kınıklıoğlu, 07/09)
YUNANİSTAN BASINI:
Kathimerini: "Valinakis, Papadopulos ile Görüştü":
"Dışişleri Bakan Yardımcısı Yanis Valinakis, Lefkoşa'da, Kıbrıs
Cumhurbaşkanı Papadopulos ile görüştü. Valinakis görüşme sonunda,
‘Türkiye'nin bağlayıcı yükümlülükler aldığı ve bunları yerine getirmesi
gerektiği bizim için açıkça bellidir. AB, Doğu işi pazarlık mantığına
sahip değil, kendi mantığı var’ açıklamasında bulundu. Yaklaşık iki
saat süren görüşmede, Türkiye'nin üyelik sürecine ilişkin AB
Komisyonu’nun raporunun yayımlanması öncesinde, Kıbrıs sorunu ve
Türkiye-AB ilişkileri görüşüldü. Bakan Yardımcısı, Kıbrıs sorunu
konusunda da şunları söyledi: ‘AB prensip ve değerleri çerçevesinde,
kalıcı, işlerliği olan ve hakkaniyetli bir çözüm arzu ettiğimize
ilişkin görüşlerimiz bellidir.’" (08/09)
NOT: Bu bülten,
08-10 Eylül 2006 tarihleri arasında Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve
yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.
-
ESKİ SAYILAR