FRANSA BASINI:
AFP: "Paris Türkiye'ye
Taahhütlerine Uyması Çağrısında Bulundu":
“Fransa'dan dün yapılan açıklamada, Türkiye'ye -özellikle Kıbrıs
konusunda- AB ile imzaladığı Gümrük Birliği Anlaşmasının şartlarına
uyması çağrısında bulunuldu.Avrupa İşleri Delege Bakanı Catherine
Colonna AB Dış İlişkiler Komiseri Benita Ferrero-Waldner ile yaptığı
görüşmenin ardından ‘Türkiye birçok taahhütte bulundu. Bunları
hatırlaması, yerine getirmesi ve bir sonraki buluşmamıza kadar
unutmaması gerekmektedir’ dedi.Colonna'nın önümüzdeki çarşamba günü
Paris'te Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile bir araya geleceği
bildirildi.Avrupa Komisyonunun 24 Ekim'de Türkiye ile ilgili
yayımlayacağı raporun ardından 25'ler Ankara yönetimi konusunda bazı
önlemler alacaklar.Hükümetin iki numaralı adamı olarak bilinen Fransa
İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy geçtiğimiz cuma günü Brüksel'de yaptığı
konuşmada Türkiye'nin Gümrük Birliği Anlaşmasını Kıbrıs'a genişletmemesi
durumunda Ankara yönetimi ile müzakerelerin askıya alınmasını
istediğini ifade etti.” (11/09)
KIBRIS RUM BASINI:
Kıbrıs Haber Ajansı: "Papadopulos:
Türkiye AB'ye Karşı Olan Taahhütlerini Yerine Getirmekle Yükümlü":
“Cumhurbaşkanı Tassos Papadopulos, Türkiye'nin AB'ye karşı üstlendiği
yükümlülüklerini yerine getirmeden üyelik müzakerelerini kesintisiz
sürdürebileceği izleniminin verilmemesi gerektiğini, çünkü bunun AB'nin
güvenirliğini zedeleyeceğini belirtti. 6'ncı Asya-Avrupa Toplantısına
katılmak üzere Finlandiya'nın başkenti Helsinki'ye hareket etmeden
önce Larnaka Havaalanında basın mensuplarına açıklamada bulunan
Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin AB'ye karşı üstlendiği taahhütleri yerine
getirmekle yükümlü olduğunu, aksi takdirde AB üyeliği yönündeki tüm
sürecin olumsuz etkileneceğini kaydetti. Türkiye'nin, Avrupai
yükümlülüklerine karşı olumsuz bir tavır sergilemesine ilişkin olarak
Papadopulos, ‘Çabalarımız herhangi bir krizin çıkmasını engellemektir.
Çünkü Avrupa'da, Türkiye'nin AB yolunda aşılması mümkün olmayan
zorluklarla karşılaşmasının kötü bir gelişme olacağı yönünde genel bir
izleniminin hüküm sürdüğüne inanıyorum. Bu, Kıbrıs dahil tüm ilgili
taraflar için kötü olur. Ancak Türkiye'nin, AB'ye karşı üstlendiği
yükümlülükleri yerine getirmeden, üyelik müzakerelerini kesintisiz
sürdürebileceği izleniminin verilmesi, daha da kötü sonuçlar yaratır.
Üyeliğe başvuran birçok ülke için aynı kurallar geçerlidir. Avrupa için
ve bölge için önemi ne kadar büyük olursa olsun, Türkiye'ye özel bir
statü uygulanamaz’ dedi.” (10/09)
Kıbrıs Haber Ajansı: "Karamanlis:
Türkiye Hakkında Ekim Ayında Sunulacak Raporu Büyük Bir İlgiyle
Bekliyoruz": “Yunanistan
Başbakanı Kostas Karamanlis, Türkiye'nin AB'ye karşı üstlendiği
yükümlülükleri yerine getirmesi gerektiğini ve Atina'nın, AB
Komisyonunun Türkiye hakkında gelecek ay sunacağı değerlendirme
raporunu büyük bir ilgiyle beklediğini söyledi. Karamanlis, 71. Selanik
Uluslararası Fuarı çerçevesinde düzenlediği basın toplantısında,
‘Yunanistan'ın, Türkiye'nin limanlarını Kıbrıs gemilerine açmaması
durumunda Türkiye'nin üyelik sürecini veto edip etmeyeceği’ konusunda
bir soruya cevaben şöyle dedi: ‘Biz Türkiye'nin üyelik sürecini çok
açık bir gerekçeyle destekliyoruz. Yani, Avrupa yolunda ilerleyen,
diğer bir deyişle bir Avrupa devleti ve Avrupa toplumunun kuralları ve
kriterlerini, aralıklı olarak da olsa kabul eden bir Türkiye, bütün
vatandaşları ve haliyle komşularının yararınadır. Bu yolda ilerleyen
bir Türkiye, AB ile bazı yükümlülükleri içeren bir sözleşme yapmıştır.
Bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekir. Bunun başka yolu yok.
Geçmişte hiçbir ülkeye ayrıcalık tanınmadı, şimdi de tanınmayacak.
Bunun ötesinde, değerlendirmek üzere, ekim ayında sunulacak raporu
büyük bir ilgiyle bekliyoruz.’” (11/09)
ULUSLARARASI BASIN:
Euronews: "Finlandiya
Başbakanı Vanhanen: Türkiye'nin Katılımı, Avrupa'daki Siyasi
İstikrarı Güçlendirecektir":
“SORU:
AB'nin Ocak 2007'de başlayacak döneminden bahsedersek; Bulgaristan ve
Romanya olmak üzere, iki yeni üyemiz olacak. Bu iki devletin AB'ye
girişinde Finlandiya hangi rolü üstleniyor?
VANHANEN:
Gerçekten çok önemli, özellikle sembolik öneminden dolayı. Katılımdan
önceki son karar aşaması da, bir önceki Finlandiya dönem başkanlığı
sırasında olmuştu. Şimdi, şu anki başkanlığımız süresi içinde
müzakereleri başarıyla sonuçlandırırsak, büyük bir zafer elde edeceğiz.
SORU: Zira
siz, önceki Finlandiya dönem başkanlığındaki önemli olaylara değindiniz.
Türkiye'den bahsedelim. Bu ülke, Avrupa'ya katılım için gerekli
istekleri bir gün hangi noktaya kadar yerine getirebilecek?
VANHANEN:
Şu an bunları yerine getirmiyor. Ancak sanırım ve umarım ki bir gün
bunları yerine getirebilir. Büyük bir ülke olan Türkiye'nin, Avrupa'nın
ve komşu ülkelerinin istikrarı için Avrupa standartlarıyla
bütünleşebilmesi ve bu temelde toplumunu geliştirebilmesi çok önemli.
Bu, Avrupa'daki siyasi istikrarı güçlendirmeye yarayacak. Ortak görüşe
göre Türkiye, şu an katılım kriterleri bakımından memnun etmiyor. Ancak
Türkiye yeterli bir düzeye ulaştığı zaman, Avrupalıların görüşlerini
değiştirmesini umuyorum. Türkiye'nin o seviyelere ulaşacağına inanmak
lazım.” (AB Dönem Başkanı Finlandiya'nın
Başbakanı Matti Vanhanen ile yapılan mülakat, 09/09)
International Herald
Tribune: "Sarkozy Global Bir Dalgalanma Yaratabilir":
“Fransa Cumhurbaşkanlığı koltuğuna göz koyan Nicolas Sarkozy,
Türkiye'nin hiçbir zaman AB'ye üye olmaması gerektiğini söylerken,
jeopolitik meselelerden çok muhtemelen Fransız seçmenleri dikkate almış
olabilir. Ancak yetkililerin ve siyasi analistlerin dünkü
açıklamalarına göre, Sarkozy'nin bu sözleri, Türkiye'de ve Avrupa'yla
geniş anlamda stratejik ilişkileri bulunan Müslüman dünyasında
dalgalanmalar oluşmasına neden olabilir.70 milyondan fazla nüfusu
bulunan ve çoğunluğu Müslüman olan Türkiye'yi AB'ye davet etme
konusundaki endişeler yeni bir konu değil… Sarkozy'nin tepki çekmesinin
nedeni, son yaptığı açıklamaların zamanlaması oldu: Söz konusu
açıklamalar, Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin görüşmelerin bazı
konulara takılı kaldığı ve tarafların hayal kırıklığına uğradıkları
bir döneme rastladı. Bu ifadelerin, Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimlerine
sadece yedi ay kala, AB'nin en güçlü ülkelerinden birinin gelecekteki
potansiyel cumhurbaşkanına ait olması, öncekilere nazaran bu
açıklamaları daha da etkili kılıyor.Bu durumda, Türkiye'nin üyeliğine
karşı Fransa ve Almanya'nın ittifak sağlaması mümkün görünüyor.”
(Avrupa Baskısı, Katrin Bennhold, Dan Bilefsky,
11/09)
YUNANİSTAN BASINI:
Eleftheros Tipos: "Türkiye
için Altı Madde":
“Lefkoşa, Türkiye'nin katılım süreci ilerleme raporuna
altı şart getirilmesini istiyor. Kıbrıs Hükümetince yayımlanan
memorandumda, Lefkoşa'ya Kıbrıs sorununda AB içinde daha aktif bir rol
ve Türkiye'nin AB sürecinin Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tanınmasına
bağlanmasını talep etme niyetleri ortaya konuyor. Kıbrıs Rum tarafının,
24 Ekim'de açıklanacak ilerleme raporuna dahil edilmesini istediği
diğer hususlar ise şunlar:
1- Raporun
yapısına ilişkin olarak Lefkoşa, Kıbrıs sorununun ‘Bölgesel Konular’
değil, ‘Siyasi Kriterler’ bölümüne dahil edilmesini ve Türkiye'nin
Kıbrıs Cumhuriyeti ile ilişkilerini normalleştirmesini istiyor.
2- Lefkoşa, Kıbrıs
sorununun çözümü konusunda Türkiye'nin hiçbir adım atmadığının rapora
yansıtılmasını, üst düzey Türk yetkililerinin açıklamalarında saldırgan
ifadelerin yer aldığı ve Annan planına dayanmayan her türlü çözüm
çabalarında isteksizlik bulunduğunun vurgulanmasını istiyor.
3- Kıbrıs
Cumhuriyeti'nin birçok uluslararası organa katılmasının Türkiye
tarafından engellediği konusuna değinilmesi isteniyor ve ‘Açık Gökyüzü
Anlaşması’, ‘Uluslararası Füze Teknolojisi Düzeni’, ‘Karadeniz
Ekonomik İşbirliği Örgütü’ gibi örnekler veriliyor.
4- Katılım
müzakerelerinin başlamasının ön şartı olarak Gümrük Birliğine ilişkin
Türkiye'nin aldığı yükümlülüğün bütün ayrıntıları hatırlatılıyor.
5- Türkiye'nin
siyasi ve askeri yönetimleri arasındaki ilişkilerin ve Türkiye'nin dış
politikasının şekillenmesinde ve özellikle Kıbrıs sorununda ordunun
rolüne ilişkin net mesajlar veriliyor.
6- Dini özgürlükler, yasalara
uyma ve günlük hayatta uygulama konularında ilerlemenin yavaş olduğuna
değinilerek, Ekümenik Patrikhane ve Heybeliada Ruhban okulu konularına
yer veriliyor.” (Angeliki Spanu, 11/09)
NOT: Bu bülten, 11
Eylül 2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve yorumlardan
derlenerek hazırlanmıştır.
-
ESKİ SAYILAR