18.10.2006

   

Anasayfa

e-posta


 

ABD BASINI:

Amerika’nın Sesi Radyosu: “Türkiye 15 Yıldan Önce AB’ye Giremez” : “Barroso, Londra gezisine Türkiye konusunda kötümser yorumlarla başladı. Önce, BBC televizyonunun en çok izlenen programlarından birisine demeç veren Barroso, ‘Türkiye’nin 15 ila 20 yıldan az bir sürede Birliğe katılmasının beklenmemesi gerektiğini’ vurguladı.    Arkasından da, ‘Türkiye’de, AB reformlarının yavaş seyrinden endişeli’ olduğunu kaydetti. Barroso, ‘Türkiye konusunda endişeliyiz, çünkü reformların hızı bize göre yavaş. Siyasi ve ekonomik bütün kriterlere uyarlarsa, Türkiye’nin aramıza katılması çok iyi olacak diye düşünüyorum. Ama şu anda durum bu değil. Türkiye’nin üyeliği 15 ila 20 yıldan önce beklenmemeli’ şeklinde konuştu.   Barroso, ‘Türkiye’nin farklı geleneklerden geldiğini’ de iddia etti. Barroso, ‘O zaman Türkiye Avrupa'ya ait değil mi, Avrupa'da bulunmamalı mı?’ şeklindeki bir soruya da, ‘Başta İngiltere olmak üzere birçok üye ülkenin, Türkiye ile üyelik görüşmeleri başlatılmasını desteklediğini’ hatırlatarak cevap verdi”. (Mevlüt Katık,17/10) 

ALMANYA BASINI:

Netzeitung: “Steinmeier Kıbrıs Konusunda Her İki Tarafı da Uyardı”: “Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier Türkiye ve Kıbrıs arasında yaşanan tartışmada daha fazla

uzlaşmacı olunmasını istedi. Steinmeier, AB Dışişleri Bakanlarının, Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile Lüksemburg'ta gerçekleştireceği görüşme öncesinde, ‘Her iki tarafın da bu konuda adım atabileceği görüşündeyim’ açıklamasında bulundu. Türkiye bir AB üye ülkesi olan Kıbrıs'a ait gemi ve uçakların Türk liman ve havaalanlarına giriş yapmasına izin vermiyor. AB, Adanın kuzey kesimi Türk askerlerinin işgali altında bulunduğundan Kıbrıs'ın Türk kesimine ticari ambargo uyguluyor.   Steinmeier, Türkiye'nin Ankara Protokolü'nü yerine getirmesi gerektiğini ifade etti. 1963 yılında yapılan bu anlaşma Türkiye'ye varolan Gümrük Birliği'ni 15 eski AB ülkesi ile Birliğe son olarak dahil edilen 25 üye ülkeyi de -ki bunların arasında Kıbrıs'ta bulunuyor- kapsayacak şekilde genişletmesi sorumluluğunu getiriyor. Türkiye'nin Kıbrıs'ı bloke etmesi, Türkiye'nin AB katılım müzakerelerini daha da zora sokuyor ve ülkeye tam üyelik yerine sadece ortaklık statüsü verilmesini isteyen muhafazakarları daha da güçlendiriyor. “ (17/10)

 

İNGİLTERE BASINI:

Financial Times: “AB Türkiye’yi İfade Özgürlüğünün Öncelik Olması Gerektiği Yönünde Uyardı”: “Avrupa Birliği dün Türkiye'ye, Ankara'nın yavaş ilerleyen üyelik girişiminin yeniden canlandırılabilmesi konusunda beklentiler azalırken, ‘önemli bir konu’ olması nedeniyle ülkenin ifade özgürlüğünü korumak zorunda olduğunu söyledi.AB'nin genişlemeden sorumlu Komisyon üyesi Olli Rehn, bu yıl yaptığı son resmi görüşme sırasında Türk heyetine, sadece Türk hakimlerinin konu hakkında bir karara varmalarını beklemenin yeterli olmadığını, yasal girişimin gerekli olduğunu söyledi.   Dünkü toplantı, Ankara'nın üyelik müzakerelerinde bu yıl sonunda bir kriz yaşanabileceğine ve bu durumda geriye dönmenin imkansız olacağına dair düşüncelerin giderek arttığı bir zamanda gerçekleşti.Avrupa Komisyonu'nun Türkiye'yi reformları yerine getirmesi konusunda ikna etme ümidi Fransa tarafından fazlasıyla zorlaştırıldı. Geçen hafta Fransa Ulusal Meclisi, Osmanlı İmparatorluğu'nun son yılları sırasında Ermeni soykırımı gerçekleştirildiğini inkar etmeyi suç sayacak bir yasa tasarısını onayladı. Türkiye ise soykırım olduğunu inkar ediyor. Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül dün Ulusal Meclisin oylamasının, ifade özgürlüğüne tamamen izin veren bir ülke olarak Fransa'nın prestijine darbe indirdiğini ve Türkiye'nin Fransa'nın hatalarını tekrarlamayacağını söyledi.’ (Daniel Dombey/Fidelius Schmid, 17/10)

 

AVUSTURYA BASINI:

Die Presse: “AB Yönünde Son Sefer”:”AB ile Türkiye arasındaki ihtilaf son aşamalarında. AB'nin genişlemeden sorumlu Komiseri Olli Rehn Türkiye ile Kıbrıs konusundaki ihtilafta, uzlaşmak için ‘son fırsatın’ geldiği görüşünde. İhtilafın yıl sonuna kadar çözüme kavuşturulamaması halinde, Türkiye ile müzakerelerin durdurulması ihtimali var. AB Türk limanlarının Kıbrıs gemi ve uçaklarına açılmasını öngören gümrük birliğinin uygulamaya geçirilmesini istiyor. Türkiye bunun karşılığında bölünmüş adanın kuzeyindeki yoksul Türk kesiminin ekonomik izolasyonuna son verilmesi için ısrar ediyor. Kıbrıs ise, AB'nin Türkiye'ye taviz vermesi halinde yine müzakereleri bloke etmekle tehdit ediyor.   Rehn'in Kıbrıs ve Türkiye'ye ihtilafa bir çözüm bulmak için siyasi irade gösterme çağrısına rağmen, pazartesi günü Lüksemburg'ta başlayan AB Dışişleri Bakanları toplantısında bir milimetre bile ilerleme kaydedilmedi. AB'nin Finlandiyalı Dönem Başkanı Erkki Tuomioja buna rağmen, Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AB Komiseri Rehn ve Almanya Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier ile yaptığı bir görüşmenin ardından iyimser göründü ve ‘Düzelme şansı var. Bunun olmamasını ne Türkiye ne de AB ister’ şeklinde konuştu.   Gül Türkiye'nin ‘Kıbrıs'taki şartları dikkate alacak, adil bir çözüm’ istediğini söyledi ve Türkiye'nin ‘yapıcı’ bir tutum içerisinde olduğunu, dolayısıyla Kıbrıs'tan da aynı şeyi beklediğini belirtti.’ (Friederike Leibl,17/10)

 

YUNANİSTAN BASINI:

Yunanistan Radyo TV Kurumu: “Gül’ün Lüksemburg Temasları”:Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile AB Troykası arasında yapılan görüşmede, Avrupa Komisyonunun 8 Kasım'da yayımlayacağı ilerleme raporu öncesinde Avrupa-Türk ilişkilerindeki son gelişmeler ele alındı. Aynı zamanda AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn ise, Türkiye'nin Kıbrıs ile ilişkilerini hızlı bir şekilde normalleştirmesi çağrısında bulundu. Rehn, ‘Ankara ile AB arasında üyelik müzakerelerinde yaşanan gerginliğin düşürülmesi için bu yönde atılacak adım hayati öneme

Sahiptir’ dedi. Raporun yayımlanacağı 8 Kasım'a kadar kalan zamanın son fırsat olduğunu ifade eden Rehn, iki tarafa uzun süren bu soruna bir son vermeleri için ‘güçlü siyasi irade’ göstermeleri çağrısında bulundu. Ayrıca Finlandiya'nın önerisinin, tartışılan tek ve sunulan en iyi formül olduğunu belirtti.Avrupa diplomasisinin liderleri de Abdullah Gül'e Türkiye'nin Kıbrıs ile Gümrük Birliği sorununa bir ilerleme sağlanması için Finlandiya'nın önerisinin son fırsat olduğunu vurguladı.Türkiye Dışişleri Bakanı, prensipte öneriyi olumlu gördüğünü ancak soruna toplu bir çözüm bulunmasının Ada'daki iki toplumu ilgilendirdiğini kaydetti.  Finlandiya'nın önerisi gerek Kıbrıs gerekse Yunan tarafınca kabul edilmiş değil. Bu arada Türkiye'nin AB Başmüzakerecisi Ali Babacan Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni ile görüşmek üzere perşembe günü Yunanistan'a gidiyor.” (17/10)

 

İRAN BASINI

Hemşehri: “Türkiye-AB Müzakerelerinin Yeni Turu Başladı”: “Türkiye-AB müzakereleri, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün dün gerçekleştirdiği Brüksel ziyaretiyle yeni bir döneme girdi.     Sözkonusu müzakereler sırasında, Kıbrıs meselesi ile Türkiye'nin, adanın güney bölgesini resmen tanımaktan kaçınması ve söz konusu bölgeye ait gemilerin Türk limanlarına yanaşmasına izin vermemesi, ele alınacak konuların eksenini oluşturuyor. AB üyeliği için çaba gösteren Türkiye, konuya ilişkin onayını daha önce bildirmişti. AB Komisyonu Başkanı da BBC'ye verdiği demeçte, Türkiye'nin AB üyeliğinin 15-20 yıl sürebileceğini belirtti. Ayrıca AB, insan haklarına riayet edilmesi ve Kürt azınlığına karşı davranışlar konusunda Türkiye'ye baskı yapıyor. Fransa Parlamentosu'nun onayıyla yeni boyutlar kazanan Osmanlı dönemindeki sözde Ermeni soykırımı, Türkiye-AB ilişkilerine gölge düşürdü.” (17/10)

 

NOT: Bu bülten, 17 Ekim 2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.

 

ESKİ SAYILAR