ABD BASINI:
Amerika’nın Sesi Radyosu: “Türkiye 15 Yıldan Önce
AB’ye Giremez” : “Barroso, Londra gezisine
Türkiye konusunda kötümser yorumlarla başladı. Önce, BBC televizyonunun
en çok izlenen programlarından birisine demeç veren Barroso,
‘Türkiye’nin 15 ila 20 yıldan az bir sürede Birliğe katılmasının
beklenmemesi gerektiğini’ vurguladı. Arkasından da, ‘Türkiye’de, AB
reformlarının yavaş seyrinden endişeli’ olduğunu kaydetti. Barroso,
‘Türkiye konusunda endişeliyiz, çünkü reformların hızı bize göre yavaş.
Siyasi ve ekonomik bütün kriterlere uyarlarsa, Türkiye’nin aramıza
katılması çok iyi olacak diye düşünüyorum. Ama şu anda durum bu değil.
Türkiye’nin üyeliği 15 ila 20 yıldan önce beklenmemeli’ şeklinde
konuştu. Barroso, ‘Türkiye’nin farklı geleneklerden geldiğini’ de
iddia etti. Barroso, ‘O zaman Türkiye Avrupa'ya ait değil mi, Avrupa'da
bulunmamalı mı?’ şeklindeki bir soruya da, ‘Başta İngiltere olmak üzere
birçok üye ülkenin, Türkiye ile üyelik görüşmeleri başlatılmasını
desteklediğini’ hatırlatarak cevap verdi”. (Mevlüt
Katık,17/10)
ALMANYA BASINI:
Netzeitung: “Steinmeier Kıbrıs Konusunda Her İki
Tarafı da Uyardı”: “Almanya Dışişleri Bakanı
Frank-Walter Steinmeier Türkiye ve Kıbrıs arasında yaşanan tartışmada
daha fazla
uzlaşmacı olunmasını istedi. Steinmeier, AB Dışişleri
Bakanlarının, Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile Lüksemburg'ta
gerçekleştireceği görüşme öncesinde, ‘Her iki tarafın da bu konuda adım
atabileceği görüşündeyim’ açıklamasında bulundu. Türkiye bir AB üye
ülkesi olan Kıbrıs'a ait gemi ve uçakların Türk liman ve havaalanlarına
giriş yapmasına izin vermiyor. AB, Adanın kuzey kesimi Türk askerlerinin
işgali altında bulunduğundan Kıbrıs'ın Türk kesimine ticari ambargo
uyguluyor. Steinmeier, Türkiye'nin Ankara Protokolü'nü yerine
getirmesi gerektiğini ifade etti. 1963 yılında yapılan bu anlaşma
Türkiye'ye varolan Gümrük Birliği'ni 15 eski AB ülkesi ile Birliğe son
olarak dahil edilen 25 üye ülkeyi de -ki bunların arasında Kıbrıs'ta
bulunuyor- kapsayacak şekilde genişletmesi sorumluluğunu getiriyor.
Türkiye'nin Kıbrıs'ı bloke etmesi, Türkiye'nin AB katılım müzakerelerini
daha da zora sokuyor ve ülkeye tam üyelik yerine sadece ortaklık statüsü
verilmesini isteyen muhafazakarları daha da güçlendiriyor.
“ (17/10)
İNGİLTERE BASINI:
Financial Times: “AB Türkiye’yi İfade Özgürlüğünün
Öncelik Olması Gerektiği Yönünde Uyardı”:
“Avrupa Birliği dün Türkiye'ye, Ankara'nın
yavaş ilerleyen üyelik girişiminin yeniden canlandırılabilmesi konusunda
beklentiler azalırken, ‘önemli bir konu’ olması nedeniyle ülkenin ifade
özgürlüğünü korumak zorunda olduğunu söyledi.AB'nin genişlemeden sorumlu
Komisyon üyesi Olli Rehn, bu yıl yaptığı son resmi görüşme sırasında
Türk heyetine, sadece Türk hakimlerinin konu hakkında bir karara
varmalarını beklemenin yeterli olmadığını, yasal girişimin gerekli
olduğunu söyledi. Dünkü toplantı, Ankara'nın üyelik müzakerelerinde bu
yıl sonunda bir kriz yaşanabileceğine ve bu durumda geriye dönmenin
imkansız olacağına dair düşüncelerin giderek arttığı bir zamanda
gerçekleşti.Avrupa Komisyonu'nun Türkiye'yi reformları yerine getirmesi
konusunda ikna etme ümidi Fransa tarafından fazlasıyla zorlaştırıldı.
Geçen hafta Fransa Ulusal Meclisi, Osmanlı İmparatorluğu'nun son yılları
sırasında Ermeni soykırımı gerçekleştirildiğini inkar etmeyi suç sayacak
bir yasa tasarısını onayladı. Türkiye ise soykırım olduğunu inkar
ediyor. Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül dün Ulusal Meclisin
oylamasının, ifade özgürlüğüne tamamen izin veren bir ülke olarak
Fransa'nın prestijine darbe indirdiğini ve Türkiye'nin Fransa'nın
hatalarını tekrarlamayacağını söyledi.’
(Daniel Dombey/Fidelius Schmid, 17/10)
AVUSTURYA BASINI:
Die Presse: “AB Yönünde Son Sefer”:”AB
ile Türkiye arasındaki ihtilaf son aşamalarında. AB'nin genişlemeden
sorumlu Komiseri Olli Rehn Türkiye ile Kıbrıs konusundaki ihtilafta,
uzlaşmak için ‘son fırsatın’ geldiği görüşünde. İhtilafın yıl sonuna
kadar çözüme kavuşturulamaması halinde, Türkiye ile müzakerelerin
durdurulması ihtimali var. AB Türk limanlarının Kıbrıs gemi ve
uçaklarına açılmasını öngören gümrük birliğinin uygulamaya geçirilmesini
istiyor. Türkiye bunun karşılığında bölünmüş adanın kuzeyindeki yoksul
Türk kesiminin ekonomik izolasyonuna son verilmesi için ısrar ediyor.
Kıbrıs ise, AB'nin Türkiye'ye taviz vermesi halinde yine müzakereleri
bloke etmekle tehdit ediyor. Rehn'in Kıbrıs ve Türkiye'ye ihtilafa bir
çözüm bulmak için siyasi irade gösterme çağrısına rağmen, pazartesi günü
Lüksemburg'ta başlayan AB Dışişleri Bakanları toplantısında bir
milimetre bile ilerleme kaydedilmedi. AB'nin Finlandiyalı Dönem Başkanı
Erkki Tuomioja buna rağmen, Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AB
Komiseri Rehn ve Almanya Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier ile
yaptığı bir görüşmenin ardından iyimser göründü ve ‘Düzelme şansı var.
Bunun olmamasını ne Türkiye ne de AB ister’ şeklinde konuştu. Gül
Türkiye'nin ‘Kıbrıs'taki şartları dikkate alacak, adil bir çözüm’
istediğini söyledi ve Türkiye'nin ‘yapıcı’ bir tutum içerisinde
olduğunu, dolayısıyla Kıbrıs'tan da aynı şeyi beklediğini belirtti.’
(Friederike Leibl,17/10)
YUNANİSTAN BASINI:
Yunanistan Radyo TV Kurumu: “Gül’ün Lüksemburg
Temasları”:
“Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile
AB Troykası arasında yapılan görüşmede, Avrupa Komisyonunun 8 Kasım'da
yayımlayacağı ilerleme raporu öncesinde Avrupa-Türk ilişkilerindeki son
gelişmeler ele alındı. Aynı zamanda AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri
Olli Rehn ise, Türkiye'nin Kıbrıs ile ilişkilerini hızlı bir şekilde
normalleştirmesi çağrısında bulundu. Rehn, ‘Ankara ile AB arasında
üyelik müzakerelerinde yaşanan gerginliğin düşürülmesi için bu yönde
atılacak adım hayati öneme
Sahiptir’ dedi. Raporun yayımlanacağı 8 Kasım'a kadar
kalan zamanın son fırsat olduğunu ifade eden Rehn, iki tarafa uzun süren
bu soruna bir son vermeleri için ‘güçlü siyasi irade’ göstermeleri
çağrısında bulundu. Ayrıca Finlandiya'nın önerisinin, tartışılan tek ve
sunulan en iyi formül olduğunu belirtti.Avrupa diplomasisinin liderleri
de Abdullah Gül'e Türkiye'nin Kıbrıs ile Gümrük Birliği sorununa bir
ilerleme sağlanması için Finlandiya'nın önerisinin son fırsat olduğunu
vurguladı.Türkiye Dışişleri Bakanı, prensipte öneriyi olumlu gördüğünü
ancak soruna toplu bir çözüm bulunmasının Ada'daki iki toplumu
ilgilendirdiğini kaydetti. Finlandiya'nın önerisi gerek Kıbrıs gerekse
Yunan tarafınca kabul edilmiş değil. Bu arada Türkiye'nin AB
Başmüzakerecisi Ali Babacan Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni
ile görüşmek üzere perşembe günü Yunanistan'a gidiyor.”
(17/10)
İRAN BASINI
Hemşehri: “Türkiye-AB Müzakerelerinin Yeni Turu
Başladı”: “Türkiye-AB müzakereleri, Dışişleri
Bakanı Abdullah Gül'ün dün gerçekleştirdiği Brüksel ziyaretiyle yeni bir
döneme girdi. Sözkonusu müzakereler sırasında, Kıbrıs meselesi ile
Türkiye'nin, adanın güney bölgesini resmen tanımaktan kaçınması ve söz
konusu bölgeye ait gemilerin Türk limanlarına yanaşmasına izin
vermemesi, ele alınacak konuların eksenini oluşturuyor. AB üyeliği için
çaba gösteren Türkiye, konuya ilişkin onayını daha önce bildirmişti. AB
Komisyonu Başkanı da BBC'ye verdiği demeçte, Türkiye'nin AB üyeliğinin
15-20 yıl sürebileceğini belirtti. Ayrıca AB, insan haklarına riayet
edilmesi ve Kürt azınlığına karşı davranışlar konusunda Türkiye'ye baskı
yapıyor. Fransa Parlamentosu'nun onayıyla yeni boyutlar kazanan Osmanlı
dönemindeki sözde Ermeni soykırımı, Türkiye-AB ilişkilerine gölge
düşürdü.” (17/10)
NOT:
Bu bülten, 17 Ekim 2006 tarihinde Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve
yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.
-
ESKİ SAYILAR