25.12.2006

   

Anasayfa

e-posta


 

ALMANYA BASINI:

Die Welt: "Türkiye'nin B Planı... AB'yi Rahatsız Eden Husus": "Türkiye, Asya'dan Avrupa'ya giden yolda kaybedilmeyecek  kadar çok önemli bir ülkedir. Ancak müzakerelerde gelinen  durum ve geleceğe ilişkin olasılıklar, bu konuda başarı değil, başarısızlık ihtimalini artırmaktadır. Bunun akabinde ortaya  çıkacak itibar kaybı ve dargınlıklar, stratejik yabancılaşma sürecine neden olur. Brüksel ve Ankara, şüphelerden oluşan bir  zemine takılıp kalan AB üyeliğine ilişkin A planından sonra  bir B planı geliştirmeli ve bunu gizlice istişare etmeli  ve fazla zaman kaybetmeden müzakere sürecine dahil etmelidirler. Brüksel ve AB üyesi ülkelerinin başkentlerinde ‘ucu açık’ müzakerelerinin yürütüldüğü dile getirilmektedir. Bu bir  aldatmacadır. 15 yıl müzakere ederek, Türkiye'yi ahlaki ve  ekonomik baskılarla uyum sağlamaya ikna ettikten sonra Fransa  ki, bu ülkenin hükümeti destek sözü vermişti ve diğer ülkelerde gerçekleştirilen referandumların, Türkiye'nin AB üyeliği önünde  bir engel olduğu tespitinde bulunup, sadece omzunu silkerek  ‘pardon’ deyip bir kenara çekilmek mümkün değildir. Bugün  anlaşamazlığı ertelemeye yönelik kurnazlıklar, birkaç yıl  sonra bir tarafta Fransa, Almanya ve Hollanda'nın diğer  tarafta İngiltere'yle İskandinavya ülkelerinin oluşturduğu  gruplar arasında bir zorlama sınavına dönüşecek ya da Türkiye  ile büyük bir çatışma yaşanacaktır. Muhtemelen her ikisi de  olacaktır. O zaman AB'nin anlamıyla ilgili olan ve sürekli ertelenen  kriz, bir var olma krizine dönüşecektir. Üç milyon Türkün  yaşadığı Almanya için bu sınavın önlenmesi hala mümkündür.  Türkiye'de faaliyet gösteren güçleri anlamak isteyenlerin,  Asya ile Avrupa arasında yer alan ülkenin yalnızca coğrafyasını  değil, ülkenin imparatorluk, Kemalist devrimler ve İslami  köktendinciliğe dayanan çelişkili köklerini de anlaması  gerekir. (…) Üyelik olsun ya da olmasın Türkler,  Avrupai hayat tarzını benimsediklerini ortaya koyacaklardır.  Ancak aynı zamanda coğrafya ve tarihten kaynaklanan sınırları  belirleyecek kadar da gururludurlar. Aşırı zorlama fiyaskoyla  biter." (Michael Stürmer, 21/12)

 

 

FRANSA BASINI:

AFP: "Gül: Türkiye, AB'ye Üyelik Hedefini Sürdürmeye Kararlı": "Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AB'ye üyelik müzakerelerinin kısmen askıya alınmasına rağmen, Türkiye'nin üyelik hedefini  sürdürmeye kararlı olduğunu açıkladı. Ankara'da TÜSİAD ile yapılan bir toplantı sırasında  konuşan Gül, ‘AB'nin, Kıbrıs sorunu gibi çeşitli  mazeretlerin ardına saklanarak, ilişkimizin temellerine  ve yapısına ters bir şekilde hareket etmesini kabul etmek  bizim için mümkün değil.’ dedi. Gül, ‘Fakat Artık sizinle değiliz demeyeceğiz (...)  Türkiye'nin geleceğini tehlikeye atmayacağız (...) Bizim  için mücadeleden vazgeçmek söz konusu bile değil’ şeklinde devam etti. Bakan Gül, Ankara hükümetinin, Türkiye'yi Avrupa normlarına  taşıması için istenen reformları gerçekleştirmeye devam  edeceğini belirtti ve ‘Reform süreci önceden olduğu gibi  devam edecek’ ifadesini kullandı." (22/12)

KIBRIS RUM BASINI:

Kıbrıs Haber Ajansı: "Papadopulos'un COREPER Kararına İlişkin Açıklaması": "Cumhurbaşkanı Tassos Papadopulos, Avrupa Birliği Daimi Temsilciler Komitesi’nin (COREPER) toplantısında Türkiye ile ‘Sanayi-İşletme Politikası’ başlığının müzakereye açılması kararına ilişkin yaptığı değerlendirmede, bunun Avrupa Konseyi kararları doğrultusunda olduğunu belirtti ve her üye devletin hükümetler arası zirvede bir başlığın açılmasına izin verip vermemesi hakkının korunduğunu kaydetti. Avrupa-Türkiye ilişkileri konusunda Tasos Papadopulos, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin her başlığı koşullara, Türkiye'nin  tutumuna, başlığın içeriğine ve sunuş şekline göre  inceleyeceğini söylerken, dondurulan sekiz başlığın ise açılmasının mümkün olmadığını çünkü birbiriyle bağlantılı olduğunu kaydetti." (22/12)

 

 

İTALYA BASINI:

ANSA: "AB-Türkiye-İtalya... Dış İlişkiler Komisyonu’nun Türkiye ile Müzakerelerin Durdurulmasına Karşı Aldığı Karar": "Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Umberto Ranieri, ‘Komisyonumuz detaylı ve geniş  kapsamlı bir şekilde yürütülen tartışmaların ardından,  Türkiye'nin AB'ye katılım müzakerelerinin, -son zamanlarda  yaşanan bir takım zorluklara rağmen- önyargılı bir kesintiye  uğratılmaması adına, bu katılım fırsatının desteklemesi  konusunda İtalyan Hükümeti’nin sorumluluk üstlenmesi yönünde  bir karar almıştır.’ dedi. Ranieri, ‘Avrupa standartları ve Türkiye'nin AB'ye katılım müzakereleri çerçevesinde, ülkedeki Kürt toplumuna  mensup vatandaşlara idari ve kültürel hakların tanınması  konusunun gündeme geleceği çok açıktır. Kanımca, Türk  makamları da artık -teröre başvurmaktan vazgeçilmesi ve  ülkenin toprak bütünlüğünün gözetilmesi şartıyla- bu halkın  idari ve kültürel haklarını tanıyarak, meseleyi siyasi  yollardan çözebilme olgunluğuna erişmiş durumdadır.’ dedi." (20/12)

 

 

YUNANİSTAN BASINI:

İmerisia: "Türk-Yunan İlişkilerinde Yeni Gerçekçi Politikalar Gerekli": "Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım süreci, Türk-Yunan  anlaşmazlıklarının çözülmesi için elverişli koşullar yaratıyor.  Ancak katılım müzakereleri sırasında ulusal çıkarlarına aykırı  çözümleri kabul etmesi için kolayca şantaj yapılabileceği endişesiyle Türkiye sözde güçlü göründüğü için bu gerçekleşmiyor. Türkiye, bu tür baskılara boyun eğmeyecek, AB de bu tür baskılarda bulunmayacak. Türkiye'nin katılım sürecinde  değişmesi, elverişli koşulların yaratılmasına yol açıyor.  Kurumsal alandaki reformlar aşamalı olarak, daha demokratik,  daha çağdaş, AB sürecine daha uyumlu yeni bir durumu şekillendiriyor. Bunun sonucunda politik ilişkiler değişiyor,  geleneksel milliyetçi inançlar azalıyor. Bu, Türk-Yunan  anlaşmazlıklarında Türkiye'nin, karşılıklı çıkarlar temelinde  uzlaşmacı çözümleri kabul etmeyi becerebileceği anlamına  geliyor. Türkiye'nin katılım sürecinin -Yunanistan tarafından- değerlendirilmesi, Türkiye'nin tek yanlı tavizlerine umut  bağlayan değil, ortak uzlaşmaya yol açacak bir politika  gerektirir. (…)" (Yorgos Karipidis, 22/12)

 

Eleftheros Tipos: "Charles Ries: Amerikan Aleyhtarlığının Azalmasını İstiyoruz":

 

            "(…)

 

            SORU: AB'nin Türkiye ile müzakerelere kısmi ara verme  kararı Washington tarafından nasıl değerlendirildi?

 

            RIES: Türkiye'nin AB üyesi olmasının stratejik önemine  dair tezimiz daima netti. AB Konseyi'nin Türkiye ile üyelik müzakerelerine; çok önemli bir işleme devam etme kararı  olumludur. Türkiye'nin AB müktesebatına uyum sağlamasının  gerekli olmadığını hiçbir zaman söylemedik. Anladığım  kadarıyla, bunu Türkiye de kabul ediyor. Bundan böyle işimiz  bu sürecin izlenmesi ve gerekli uyumun sağlanmasıdır.

 

            SORU: Buna rağmen, Kıbrıs Hükümeti, teknik nedenler  öne sürerek, üyelik müzakerelerine ilişkin bölümlerin  açılmasını bloke edebileceğini ima ediyor...  

 

            RIES: AB sekiz bölümün ‘dondurulması’ kararını aldı.  Diğerleri ‘tarama’ işlemiyle düzenli bir şekilde ilerletilecek. Kıbrıs Hükümeti’nin tezlerini yorumlamıyorum. (…)" (Angeliki Spanu, ABD'nin Atina Büyükelçisi Charles Ries ile yapılan mülakat, 24/12)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

NOT: Bu bülten, 22-24 Aralık 2006 tarihleri arasında Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.

 

 

 

 

 

ESKİ SAYILAR