ALMANYA BASINI:
Die Welt: "Türkiye'nin B Planı... AB'yi Rahatsız Eden Husus":
"Türkiye, Asya'dan Avrupa'ya giden yolda kaybedilmeyecek kadar çok
önemli bir ülkedir. Ancak müzakerelerde gelinen durum ve geleceğe
ilişkin olasılıklar, bu konuda başarı değil, başarısızlık ihtimalini
artırmaktadır. Bunun akabinde ortaya çıkacak itibar kaybı ve
dargınlıklar, stratejik yabancılaşma sürecine neden olur. Brüksel ve
Ankara, şüphelerden oluşan bir zemine takılıp kalan AB üyeliğine
ilişkin A planından sonra bir B planı geliştirmeli ve bunu gizlice
istişare etmeli ve fazla zaman kaybetmeden müzakere sürecine dahil
etmelidirler. Brüksel ve AB üyesi ülkelerinin başkentlerinde ‘ucu açık’
müzakerelerinin yürütüldüğü dile getirilmektedir. Bu bir aldatmacadır.
15 yıl müzakere ederek, Türkiye'yi ahlaki ve ekonomik baskılarla uyum
sağlamaya ikna ettikten sonra Fransa ki, bu ülkenin hükümeti destek
sözü vermişti ve diğer ülkelerde gerçekleştirilen referandumların,
Türkiye'nin AB üyeliği önünde bir engel olduğu tespitinde bulunup,
sadece omzunu silkerek ‘pardon’ deyip bir kenara çekilmek mümkün
değildir. Bugün anlaşamazlığı ertelemeye yönelik kurnazlıklar, birkaç
yıl sonra bir tarafta Fransa, Almanya ve Hollanda'nın diğer tarafta
İngiltere'yle İskandinavya ülkelerinin oluşturduğu gruplar arasında bir
zorlama sınavına dönüşecek ya da Türkiye ile büyük bir çatışma
yaşanacaktır. Muhtemelen her ikisi de olacaktır. O zaman AB'nin
anlamıyla ilgili olan ve sürekli ertelenen kriz, bir var olma krizine
dönüşecektir. Üç milyon Türkün yaşadığı Almanya için bu sınavın
önlenmesi hala mümkündür. Türkiye'de faaliyet gösteren güçleri anlamak
isteyenlerin, Asya ile Avrupa arasında yer alan ülkenin yalnızca
coğrafyasını değil, ülkenin imparatorluk, Kemalist devrimler ve İslami
köktendinciliğe dayanan çelişkili köklerini de anlaması gerekir. (…)
Üyelik olsun ya da olmasın Türkler, Avrupai hayat tarzını
benimsediklerini ortaya koyacaklardır. Ancak aynı zamanda coğrafya ve
tarihten kaynaklanan sınırları belirleyecek kadar da gururludurlar.
Aşırı zorlama fiyaskoyla biter." (Michael Stürmer, 21/12)
FRANSA BASINI:
AFP: "Gül: Türkiye, AB'ye Üyelik Hedefini Sürdürmeye Kararlı":
"Türkiye Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AB'ye üyelik müzakerelerinin
kısmen askıya alınmasına rağmen, Türkiye'nin üyelik hedefini sürdürmeye
kararlı olduğunu açıkladı. Ankara'da TÜSİAD ile yapılan bir
toplantı sırasında konuşan Gül, ‘AB'nin, Kıbrıs sorunu gibi çeşitli
mazeretlerin ardına saklanarak, ilişkimizin temellerine ve yapısına
ters bir şekilde hareket etmesini kabul etmek bizim için mümkün değil.’
dedi. Gül, ‘Fakat Artık sizinle değiliz demeyeceğiz (...)
Türkiye'nin geleceğini tehlikeye atmayacağız (...) Bizim için
mücadeleden vazgeçmek söz konusu bile değil’ şeklinde devam etti.
Bakan Gül, Ankara hükümetinin, Türkiye'yi Avrupa normlarına taşıması
için istenen reformları gerçekleştirmeye devam edeceğini belirtti ve
‘Reform süreci önceden olduğu gibi devam edecek’ ifadesini kullandı."
(22/12)
KIBRIS RUM BASINI:
Kıbrıs Haber Ajansı: "Papadopulos'un COREPER Kararına İlişkin
Açıklaması": "Cumhurbaşkanı Tassos Papadopulos, Avrupa Birliği Daimi
Temsilciler Komitesi’nin (COREPER) toplantısında Türkiye ile
‘Sanayi-İşletme Politikası’ başlığının müzakereye açılması kararına
ilişkin yaptığı değerlendirmede, bunun Avrupa Konseyi kararları
doğrultusunda olduğunu belirtti ve her üye devletin hükümetler arası
zirvede bir başlığın açılmasına izin verip vermemesi hakkının
korunduğunu kaydetti. Avrupa-Türkiye ilişkileri konusunda Tasos
Papadopulos, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin her başlığı koşullara, Türkiye'nin
tutumuna, başlığın içeriğine ve sunuş şekline göre inceleyeceğini
söylerken, dondurulan sekiz başlığın ise açılmasının mümkün olmadığını
çünkü birbiriyle bağlantılı olduğunu kaydetti." (22/12)
İTALYA BASINI:
ANSA: "AB-Türkiye-İtalya... Dış İlişkiler Komisyonu’nun Türkiye ile
Müzakerelerin Durdurulmasına Karşı Aldığı Karar": "Temsilciler
Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Umberto Ranieri, ‘Komisyonumuz
detaylı ve geniş kapsamlı bir şekilde yürütülen tartışmaların
ardından, Türkiye'nin AB'ye katılım müzakerelerinin, -son zamanlarda
yaşanan bir takım zorluklara rağmen- önyargılı bir kesintiye
uğratılmaması adına, bu katılım fırsatının desteklemesi konusunda
İtalyan Hükümeti’nin sorumluluk üstlenmesi yönünde bir karar almıştır.’
dedi. Ranieri, ‘Avrupa standartları ve Türkiye'nin AB'ye katılım
müzakereleri çerçevesinde, ülkedeki Kürt toplumuna mensup vatandaşlara
idari ve kültürel hakların tanınması konusunun gündeme geleceği çok
açıktır. Kanımca, Türk makamları da artık -teröre başvurmaktan
vazgeçilmesi ve ülkenin toprak bütünlüğünün gözetilmesi şartıyla- bu
halkın idari ve kültürel haklarını tanıyarak, meseleyi siyasi
yollardan çözebilme olgunluğuna erişmiş durumdadır.’ dedi."
(20/12)
YUNANİSTAN BASINI:
İmerisia: "Türk-Yunan İlişkilerinde Yeni Gerçekçi Politikalar
Gerekli": "Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım süreci, Türk-Yunan
anlaşmazlıklarının çözülmesi için elverişli koşullar yaratıyor. Ancak
katılım müzakereleri sırasında ulusal çıkarlarına aykırı çözümleri
kabul etmesi için kolayca şantaj yapılabileceği endişesiyle Türkiye
sözde güçlü göründüğü için bu gerçekleşmiyor. Türkiye, bu tür baskılara
boyun eğmeyecek, AB de bu tür baskılarda bulunmayacak. Türkiye'nin
katılım sürecinde değişmesi, elverişli koşulların yaratılmasına yol
açıyor. Kurumsal alandaki reformlar aşamalı olarak, daha demokratik,
daha çağdaş, AB sürecine daha uyumlu yeni bir durumu şekillendiriyor.
Bunun sonucunda politik ilişkiler değişiyor, geleneksel milliyetçi
inançlar azalıyor. Bu, Türk-Yunan anlaşmazlıklarında Türkiye'nin,
karşılıklı çıkarlar temelinde uzlaşmacı çözümleri kabul etmeyi
becerebileceği anlamına geliyor. Türkiye'nin katılım sürecinin
-Yunanistan tarafından- değerlendirilmesi, Türkiye'nin tek yanlı
tavizlerine umut bağlayan değil, ortak uzlaşmaya yol açacak bir
politika gerektirir. (…)" (Yorgos Karipidis, 22/12)
Eleftheros Tipos: "Charles Ries: Amerikan Aleyhtarlığının Azalmasını
İstiyoruz":
"(…)
SORU: AB'nin Türkiye ile müzakerelere kısmi ara
verme kararı Washington tarafından nasıl değerlendirildi?
RIES: Türkiye'nin AB üyesi olmasının stratejik
önemine dair tezimiz daima netti. AB Konseyi'nin Türkiye ile üyelik
müzakerelerine; çok önemli bir işleme devam etme kararı olumludur.
Türkiye'nin AB müktesebatına uyum sağlamasının gerekli olmadığını
hiçbir zaman söylemedik. Anladığım kadarıyla, bunu Türkiye de kabul
ediyor. Bundan böyle işimiz bu sürecin izlenmesi ve gerekli uyumun
sağlanmasıdır.
SORU: Buna rağmen, Kıbrıs Hükümeti, teknik nedenler
öne sürerek, üyelik müzakerelerine ilişkin bölümlerin açılmasını bloke
edebileceğini ima ediyor...
RIES: AB sekiz bölümün ‘dondurulması’ kararını aldı.
Diğerleri ‘tarama’ işlemiyle düzenli bir şekilde ilerletilecek. Kıbrıs
Hükümeti’nin tezlerini yorumlamıyorum. (…)" (Angeliki Spanu,
ABD'nin Atina Büyükelçisi Charles Ries ile yapılan mülakat, 24/12)
NOT: Bu bülten, 22-24 Aralık 2006 tarihleri arasında
Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve yorumlardan derlenerek
hazırlanmıştır.
-
ESKİ SAYILAR