24.01.2007

   

Anasayfa

e-posta


 

ALMANYA BASINI:

Netzeitung: "Dink Cinayetinin Ardından Türkiye'nin AB Olgunluğu Konusunda Şüphe Duyuluyor": "Tanınmış Ermeni asıllı Türk gazeteci Hrant Dink'in  İstanbul'da öldürülmesinin ardından, Federal Parlamento’daki  Birlik, Türkiye'nin olası bir AB üyeliği için yeterli olgunluğa  sahip olduğundan şüphe duyuyor. Milletvekili Erika Steinbach, ‘AB'ye dahil olmak isteyen bir ülkeden, faal olan gazetecilerinin güvenliğini sağlamaya hazır olması beklenebilmeli’ açıklamasında  bulundu. Birlik söz konusu cinayet öncesinde de Türkiye'nin  AB üyeliğine karşı çıkıyordu." (22/01)

 

AVUSTURYA BASINI:

Der Kurier: "Busek: Sırbistan Türkiye'den Önce AB'de": "AB'nin Güneydoğu Avrupa İstikrar Paktı Özel Koordinatörü ve Avusturya eski Şansölye vekili Erhard Busek'in  değerlendirmelerine göre Sırbistan, Türkiye'nin üyeliğinden önce AB'ye katılabilecek. Busek, bu inancını,  ‘Deutschland Radio Kultur’e verdiği mülakatta açıkladı.  Önemli olanın seçimler sonrasında Sırbistan'da, AB ile  müzakereleri yürütebilecek istikrarlı bir hükümetin  kurulmasıdır. Busek, Sırbistan'ın AB üyelik perspektifinin 1991 yılındaki İstikrar Paktı’nın tüm Balkan ülkelerine  genişletilmesinden itibaren mevcut olduğunu ekledi ve  ‘Amacımız, aslında AB'nin simgelediği barış bölgesinin  Balkanlara da genişletilmesi olmalıdır.’ dedi." (23/01)

 

İRAN BASINI:

Tahran Radyosu: "İtalya Başbakanı Prodi'nin Türkiye Ziyareti": "İtalya Başbakanı Romano Prodi üst düzey iktisadi bir  heyetin başkanlığında Türkiye'ye geldi. Bu ziyaret, Ermeni  gazeteci yazar Hrank Dink'in öldürülmesinin ardından  Türkiye'nin Avrupa medyasının geniş eleştirileri ve menfi propagandalarıyla karşı karşıya bulunduğu bir dönemde gerçekleşiyor. Bu yüzden Prodi'nin Türkiye ziyareti Ankara  açısından özel bir öneme sahip. Prodi'nin Türkiye ziyaretinin asıl amacı, ekonomik  ilişkilerin geliştirilmesidir. Prodi ile Gül arasındaki görüşmelerin gündemindeki diğer  önemli bir konu da, Türkiye'nin AB üyeliği süreci. AB geçen  aralık ayında Türkiye ile nihai üyelik müzakerelerini sekiz başlıkta askıya aldı. Bu karar, Türkiye Hükümeti’nin  limanlarını Kıbrıs Rum kesimine açmasını reddetmesinin  ardından alındı. Türkiye Hükümeti limanların Rumlara açılması  için Kıbrıs Türk kesimine uygulanan yaptırımların kaldırılması  gerektiğini açıkladı. Bu konuda Türkiye ile İtalya yetkilileri  arasında siyasi danışmalar devam ediyor. Türkiye'nin AB üyesi olmasına destek veren ülkeler  arasında bulunan İtalya, Türkiye'nin üyeliğine karşı  çıkanların karşısında Türkiye'nin konumunu güçlendirmesinde  önemli bir rol ifa edebilir. Almanya ile Fransa'nın aksine İtalya'da sağ ve sol  eğilimlere sahip olan siyasi partiler arasında Türkiye'nin AB  üyeliğine destek verilmesi konusunda görüş birliği mevcuttur.  İtalya, Türkiye'nin AB üyesi olmasını, Almanya ile Fransa'nın  siyasi gücünün azaltılması ve İtalya'nın birlik içindeki  konumunun güçlendirilmesi yönünde değerlendiriyor." (23/01)

 

RUSYA BASINI:

Regnum: "Ermeni Öğrenciler, AB'yi, Türkiye'ye Yönelik Yaklaşımını Gözden Geçirmeye Çağırıyor": "Nikol Agbalyan Öğrenci Birliği’nden yapılan açıklamada,  ‘Önde gelen aydının ve ünlü gazetecinin öldürülmesi, sadece  ifade özgürlüğüne karşı işlenmiş bir cinayet değildir. Bu,  aynı zamanda 20. yüzyılda ilk soykırımı gerçekleştiren ülkede  Ermeni karşıtı bunalımın yeniden doğduğunu gösteriyor.  Uluslararası kurumların Türkiye'de ifade özgürlüğünün ihlal  edildiğini defalarca dile getirmesine rağmen, gazeteci ve  aydınların tutuklanma ve kovuşturmalarının ardı arkası  kesilmiyor. Hrant Dink cinayeti, Türkiye'de, demokratik  hukuk devleti inşa etmek isteyen kendi vatandaşlarına dahi  tahammül olmadığını gösteriyor. Ermeni karşıtı bu cinayet,  Türkiye'yi 'hoşgörülü bir devlet' olarak algılayan AB'deki  bazı ülkeler başta olmak üzere medeni dünyaya ders olmalı’  deniliyor." (21/01)

 

JAPONYA BASINI:

Sankei Shimbun: "AB'ye Üyelik Düşüncesi": "Hrant Dink cinayeti, Türkiye'de, özellikle son yıllarda Ermeni  sorununa ilginin artışından değil, sadece tepkisel bir  gençlik suçu olarak algılanabilir. Suikaste uğrayan Dink ve  yayınladığı gazetesi ülke içinde fazla tanınmamaktadır.  Ancak, Başbakan Erdoğan olayın hemen ardından taziyesini  ortaya koyan açıklamalarda bulunmuş, emniyet güçleri de  suçlunun görüntülerini yayınlayarak bir an önce yakalanmasını   sağlamıştır. Türkiye'nin içeride ve dışarıdaki imajını, her şeyden  önemlisi durgunluk yaşayan AB görüşmelerine etkisini minimuma  indirme gayreti içinde olduğu görülüyor. AB üyeliğini hedefleyen Türkiye'nin, idam cezasını  kaldırması gibi Ermeni sorunu konusunda da özgür konuşma  platformu bulunuyor. Buna karşılık AB tarafı tepkisel olarak  Ermeni sorununu ortaya sürdü. Ermeni asıllı gazetecinin  öldürülmesi olayı sonrasında, ifade özgürlüğü ortamının  bulunmadığı şeklinde eleştirilere maruz kalınabilir. Fransa'da yasalaştırılması gündemde olan Ermeni soykırımının reddini suç  sayan yasa, Türkiye'nin AB üyeliğini engelleyici bir manevra.  Bu yıl bahar ayında Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısıyla  olayın siyasi malzeme yapılması da söz konusu olabilir." (Masanori Naito, 22/01)

 

NOT: Bu bülten, 22-23 Ocak 2007 tarihleri arasında Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.

 
ESKİ SAYILAR