ALMANYA BASINI:
Netzeitung: "Dink Cinayetinin Ardından Türkiye'nin AB
Olgunluğu Konusunda Şüphe Duyuluyor":
"Tanınmış Ermeni asıllı Türk gazeteci Hrant Dink'in İstanbul'da
öldürülmesinin ardından, Federal Parlamento’daki Birlik, Türkiye'nin
olası bir AB üyeliği için yeterli olgunluğa sahip olduğundan şüphe
duyuyor. Milletvekili Erika Steinbach, ‘AB'ye dahil olmak isteyen bir
ülkeden, faal olan gazetecilerinin güvenliğini sağlamaya hazır olması
beklenebilmeli’ açıklamasında bulundu. Birlik söz konusu cinayet
öncesinde de Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkıyordu."
(22/01)
AVUSTURYA BASINI:
Der Kurier: "Busek: Sırbistan Türkiye'den Önce AB'de":
"AB'nin Güneydoğu Avrupa İstikrar Paktı Özel
Koordinatörü ve Avusturya eski Şansölye vekili Erhard Busek'in
değerlendirmelerine göre Sırbistan, Türkiye'nin üyeliğinden önce AB'ye
katılabilecek. Busek, bu inancını, ‘Deutschland Radio Kultur’e verdiği
mülakatta açıkladı. Önemli olanın seçimler sonrasında Sırbistan'da, AB
ile müzakereleri yürütebilecek istikrarlı bir hükümetin kurulmasıdır.
Busek, Sırbistan'ın AB üyelik perspektifinin 1991 yılındaki İstikrar
Paktı’nın tüm Balkan ülkelerine genişletilmesinden itibaren mevcut
olduğunu ekledi ve ‘Amacımız, aslında AB'nin simgelediği barış
bölgesinin Balkanlara da genişletilmesi olmalıdır.’ dedi."
(23/01)
İRAN BASINI:
Tahran Radyosu: "İtalya Başbakanı Prodi'nin Türkiye
Ziyareti": "İtalya Başbakanı Romano Prodi üst
düzey iktisadi bir heyetin başkanlığında Türkiye'ye geldi. Bu ziyaret,
Ermeni gazeteci yazar Hrank Dink'in öldürülmesinin ardından
Türkiye'nin Avrupa medyasının geniş eleştirileri ve menfi
propagandalarıyla karşı karşıya bulunduğu bir dönemde gerçekleşiyor. Bu
yüzden Prodi'nin Türkiye ziyareti Ankara açısından özel bir öneme
sahip. Prodi'nin Türkiye ziyaretinin asıl amacı, ekonomik ilişkilerin
geliştirilmesidir. Prodi ile Gül arasındaki görüşmelerin gündemindeki
diğer önemli bir konu da, Türkiye'nin AB üyeliği süreci. AB geçen
aralık ayında Türkiye ile nihai üyelik müzakerelerini sekiz başlıkta
askıya aldı. Bu karar, Türkiye Hükümeti’nin limanlarını Kıbrıs Rum
kesimine açmasını reddetmesinin ardından alındı. Türkiye Hükümeti
limanların Rumlara açılması için Kıbrıs Türk kesimine uygulanan
yaptırımların kaldırılması gerektiğini açıkladı. Bu konuda Türkiye ile
İtalya yetkilileri arasında siyasi danışmalar devam ediyor. Türkiye'nin
AB üyesi olmasına destek veren ülkeler arasında bulunan İtalya,
Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkanların karşısında Türkiye'nin konumunu
güçlendirmesinde önemli bir rol ifa edebilir. Almanya ile Fransa'nın
aksine İtalya'da sağ ve sol eğilimlere sahip olan siyasi partiler
arasında Türkiye'nin AB üyeliğine destek verilmesi konusunda görüş
birliği mevcuttur. İtalya, Türkiye'nin AB üyesi olmasını, Almanya ile
Fransa'nın siyasi gücünün azaltılması ve İtalya'nın birlik içindeki
konumunun güçlendirilmesi yönünde değerlendiriyor."
(23/01)
RUSYA BASINI:
Regnum: "Ermeni Öğrenciler, AB'yi, Türkiye'ye Yönelik
Yaklaşımını Gözden Geçirmeye Çağırıyor": "Nikol
Agbalyan Öğrenci Birliği’nden yapılan açıklamada, ‘Önde gelen aydının
ve ünlü gazetecinin öldürülmesi, sadece ifade özgürlüğüne karşı
işlenmiş bir cinayet değildir. Bu, aynı zamanda 20. yüzyılda ilk
soykırımı gerçekleştiren ülkede Ermeni karşıtı bunalımın yeniden
doğduğunu gösteriyor. Uluslararası kurumların Türkiye'de ifade
özgürlüğünün ihlal edildiğini defalarca dile getirmesine rağmen,
gazeteci ve aydınların tutuklanma ve kovuşturmalarının ardı arkası
kesilmiyor. Hrant Dink cinayeti, Türkiye'de, demokratik hukuk devleti
inşa etmek isteyen kendi vatandaşlarına dahi tahammül olmadığını
gösteriyor. Ermeni karşıtı bu cinayet, Türkiye'yi 'hoşgörülü bir
devlet' olarak algılayan AB'deki bazı ülkeler başta olmak üzere medeni
dünyaya ders olmalı’ deniliyor." (21/01)
JAPONYA BASINI:
Sankei Shimbun: "AB'ye Üyelik Düşüncesi":
"Hrant Dink cinayeti, Türkiye'de, özellikle son yıllarda Ermeni
sorununa ilginin artışından değil, sadece tepkisel bir gençlik suçu
olarak algılanabilir. Suikaste uğrayan Dink ve yayınladığı gazetesi
ülke içinde fazla tanınmamaktadır. Ancak, Başbakan Erdoğan olayın hemen
ardından taziyesini ortaya koyan açıklamalarda bulunmuş, emniyet
güçleri de suçlunun görüntülerini yayınlayarak bir an önce
yakalanmasını sağlamıştır. Türkiye'nin içeride ve dışarıdaki imajını,
her şeyden önemlisi durgunluk yaşayan AB görüşmelerine etkisini
minimuma indirme gayreti içinde olduğu görülüyor. AB üyeliğini
hedefleyen Türkiye'nin, idam cezasını kaldırması gibi Ermeni sorunu
konusunda da özgür konuşma platformu bulunuyor. Buna karşılık AB tarafı
tepkisel olarak Ermeni sorununu ortaya sürdü. Ermeni asıllı
gazetecinin öldürülmesi olayı sonrasında, ifade özgürlüğü ortamının
bulunmadığı şeklinde eleştirilere maruz kalınabilir. Fransa'da
yasalaştırılması gündemde olan Ermeni soykırımının reddini suç sayan
yasa, Türkiye'nin AB üyeliğini engelleyici bir manevra. Bu yıl bahar
ayında Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısıyla olayın siyasi malzeme
yapılması da söz konusu olabilir." (Masanori Naito, 22/01)
NOT:
Bu bülten, 22-23 Ocak 2007 tarihleri arasında Genel Müdürlüğümüze ulaşan
haber ve yorumlardan
derlenerek hazırlanmıştır.
-
-
ESKİ SAYILAR