29.01.2007

   

Anasayfa

e-posta


 

FRANSA BASINI:

 

Le Monde: "Abdullah Gül: Fransızların Türklerden Korkmalarına Gerek Yok": 

 

            "SORU: 23 Ocak'ta yapılan cenaze töreninde Hrant Dink Türkiye'de yoğun bir ilgiyle anıldı. Bu cinayette payı olduğu  düşünülen, Türk Ceza Kanunu'nun ‘Türklüğe hakarete’ ilişkin  301. Maddesi’ni niçin kaldırmıyorsunuz?

           

            GÜL: Olanlardan dolayı çok üzüldük ve hemen harekete  geçtik. Cenaze töreninden evvel zanlı yakalandı. Türkiye'de  ister sağcı, ister solcu, ister dinci veya değil, herkes bu  cinayeti kınadı. Türk kamuoyu örnek bir tepki gösterdi. 301.  Madde konusunda ise her şeyi daha iyiye götürmek istiyoruz  çünkü bu madde Türkiye'nin reform sürecine bir gölge düşürüyor.  Bu konuda sivil toplum örgütleriyle görüşmeler başlattık. Reformcu bir hükümet olmaktan dolayı gururluyuz. Bu  değişiklikleri, halkın talebi üzerine yaparız, dışarıda  birilerini memnun etmek için değil.

           

            SORU: Avrupa Birliği Aralık 2006'da Türkiye ile müzakereleri kısmen dondurdu. Türkiye'de ve Fransa'da  yapılacak seçimler nedeniyle 2007 yılı sizce zor mu geçecek?

           

            GÜL: Fransızların Türklerden korkmalarına gerek yok!  Siyasilerin bu konuyu kullanmaya çalışacakları doğrudur.  Fransızların endişe etmelerine gerek yok, zaten Fransa'da  bir referandum düzenlenecek. Dolayısıyla bütün reformları  yerine getirsek, kriterlere tamamen uysak bile yine de  üyeliğimiz olmayabilir! Çünkü bunun anahtarı, Türk üyeliğine  destek verip vermemek Fransız halkının elinde. Bu kaç yıl  içerisinde ne olur bilemiyorum, ancak Fransız halkının bu  katılımın, yararına olacağını anlayacağına inanmak istiyorum.  Özellikle o kadar ekonomik çıkar var ki. İstanbul'da  Paris'tekinden daha çok Renault marka araba var!

                       

            SORU: Avrupa Birliği ile bir tıkanma mı söz  konusu?

           

            GÜL: Hayır, Almanya Dönem Başkanlığı sırasında bazı  müzakere başlıkları açık. Aslında AB kendi büyüklüğünün  farkında değil. Biz reformlar yönünde çalışmaya devam  edeceğiz ve bir gün AB Türkiye'ye verdiği sözleri hatırlayacaktır." (Henri de Bresson, Nathalie Nougayrede,  Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile  yapılan mülakat, 27/01)

 

 

İNGİLTERE BASINI:

 

Financial Times: "Berlin, Fransız Liderleri AB Anayasası’na Bir Şans Tanımaları Hususunda Uyardı": "Almanya, AB Anayasası’nı yeniden oluşturma planını  engellememeleri ve bunu bir seçim malzemesi yapmamaları  hususunda Fransız Cumhurbaşkanı adaylarını uyardı. AB Dönem Başkanlığını yürüten Almanya'nın Dışişleri  Bakanı Frank-Walter Steinmeier, üst düzey Fransız  politikacıların Nisan ayındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri  öncesinde anayasa konusunda ‘esnek’ bir tutum sergilemeleri  gerektiğini belirtti. Alman Dışişleri Bakanı, ‘Bu sürece dahil olan herkesin  bu reform sürecine bir şans tanımasını istiyoruz.’ dedi. Alman Bakan ayrıca AB politikasıyla ilgili bir diğer  mesele olarak Türkiye ile üyelik müzakerelerini ilerletmek  istediğini söyledi. Steinmeier, AB'nin Genişlemeden Sorumlu  Komisyon üyesi Olli Rehn'in de üyelik görüşmeleri kapsamında  şubat ayında en az bir başlığın ve de mayıs ayında daha fazla  konu başlığının görüşmeye açılmasını önereceğini umduğunu  belirtti ve şöyle ekledi: ‘Biz buna destek vereceğiz.’ Muhtemelen özel teşebbüs ve endüstri alanında  müzakerelerde ilerleme sağlanacak olması, Kıbrıs konusundaki  anlaşmazlık sonucu AB'nin üyelik görüşmelerini aralık ayında  askıya alma kararına Türkiye'nin verdiği tepkinin, kabul  gördüğünü ortaya koyacak. Steinmeier, ‘AB'nin Aralık ayında müzakereleri askıya alma kararına oldukça makul bir tepki veren Ankara'ya bu  işareti vermek oldukça önemli.’ dedi." (Hugh Williamson, Bertrand Benoit, 26/01)

 

 

İTALYA BASINI:

 

Adnkronos: "Ulusal İttifak Partisi (An), Ermeni Cemaatinin Yanında... Santori: Gazeteci Hrant Dink'i Anma Törenine Katılacağım": "İstanbul'da öldürülen gazeteci Hrant Dink'in anısına Roma'da Ermeni cemaati  tarafından düzenlenecek olan etkinliğe Sosyal Avrupa  Hareketi RES ile birlikte katılacağını açıklayan Roma  15. Bölge Belediyesi encümen üyesi Augusto Santori,  (Ulusal İttifak Partisi-An) ‘Rahip Santoro ve gazeteci  Hrant Dink'e kurulan pusular ve Avrupa medeniyetinin  sembollerine yönelik olarak gerçekleştirilen sürekli  saldırılar, Ulusal İttifak Partisi içerisinde Türkiye'nin  AB'ye katılımı konusunda yeniden ciddi bir değerlendirme  yapılması hususunu, en azından, gündeme getirmelidir.’  dedi.  Santori, ‘Türkiye'nin AB'ye katılımı konusunda  parti içerisinde yapıcı bir tartışma açılması konusunda  RES tarafından Ulusal İttifak Partisine ve lideri Fini'ye  yapılan davete ben de katılıyorum. Seçmenlerimiz, ki sadece  onlar da değil, bizden Avrupa'nın geleceği ve medeniyetimize  ait değerlerinin korunması hususunda güçlü bir tavır alınmasını  talep etmektedir’ diye sözlerini bitirdi. (26/01)

 

 

MISIR BASINI:

 

El Ahram: "Türk Benliği ve 301. Madde Çıkmazı": "Türkiye'nin yaralarını sarıp AB'ye katılma uğruna  çektiği acılara son vermeye başladığı bir sırada, bu  hayalini gerçekleştirme çabaları önünde durmadan yeni  engeller çıkıyor. Geçen aralık ayından beri, bazı koşullar hakkında anlaşmazlıkların sürmesinin ardından başlatılan katılım  müzakerelerinin kısmen durdurulmasının şoku henüz  atlatılmamışken, Ermeni asıllı Türk gazeteci Hrant  Dink'in öldürülmesi, bir sorunu yeniden gündeme tüm  ağırlığıyla taşıdı. Oysa bu sorun, AB'nin durmadan peş  peşe koşullar üretmesi arasında unutulacaktı. Evet, Dink'in öldürülmesi, değiştirilmiş Ceza  Yasası’nın, medya organlarında Türk kimliği ve benliğine hakaret etmeyi yasaklayan 301. Maddesi’ni tekrar tartışmaya  açtı. (…) Aslında Ankara AB'ye, iki aydan fazla bir süre önce  bu maddeden kaynaklanan sorunları giderme sözü verdi. Bu da,  Türk Hükümeti’nin, bu soruna son verilmesi yönünde gelen  baskılara uyduğunun bir teyidi sayıldı. (…) Türklerin, beğenseler de beğenmeseler de AB  yolunun açık kalabilmesi için birçok şeyi kabul etmek zorunda  olduklarının farkına varmaları gerekir. Türkler, bir sorunun  üstesinden gelinmesinin yeni sorunların ortaya atılmayacağı  anlamına gelmeyeceğini bilmelidirler. Zira AB, Türkiye'nin  katılım yolunu engelleyecek başka sorunların hep arayışı  içinde olacaktır." (Rehab Gouda, 27/01)

 

 

 

JAPONYA BASINI:

 

Asahi Shimbun: "Türk Devleti’ne Hakaret Suçunun Yarattığı Karanlık... Ceza Yasasında İfade Özgürlüğü Sınırlandırılıyor": "Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu'nun  Ermeni katliamı konusunda, Ermeni asıllılar ile Türkler  arasında arabuluculuk için gayret sarfeden gazeteci Hrant  Dink, bir Türk gencinin kurşunlarıyla öldürüldü. Türkiye'nin  AB'ye üyeliği hedefliyor olmasından dolayı Avrupa'da da şok  tesiri yapan bu olay, Türkiye'nin içine düştüğü derin  karanlığı ortaya koyuyor. Türk Hükümeti,  Ermeni katliamını reddederek, katliamın kabullenilmesini  devlete hakaret suçu kapsamında değerlendiriyor. Dink de  bu kapsamda ceza almıştı. Aslında Türkiye'de daha sıkı düzenlemeler bulunmaktaydı,  ancak AB üyeliğini hedefliyorsak bunlar uygun olmaz  eleştirileri sonucunda Erdoğan iktidarı, başta idam cezasını  kaldırmak gibi çeşitli düzenlemelere yöneldi. Fakat, ‘Türklüğe  ait’, ‘Türkiye'ye ait’ şeylere kamusal alanda zedeleyici nitelikteki faaliyetler hala suç kapsamında bulunuyor." (Ken Ando, 26/01)

 

 

 

NOT: Bu bülten, 26-28 Ocak 2007 tarihleri arasında Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.

 

ESKİ SAYILAR