FRANSA BASINI:
Le Monde: "Abdullah Gül: Fransızların Türklerden
Korkmalarına Gerek Yok":
"SORU: 23 Ocak'ta yapılan cenaze
töreninde Hrant Dink Türkiye'de yoğun bir ilgiyle anıldı. Bu cinayette
payı olduğu düşünülen, Türk Ceza Kanunu'nun ‘Türklüğe hakarete’ ilişkin
301. Maddesi’ni niçin kaldırmıyorsunuz?
GÜL: Olanlardan dolayı çok üzüldük ve
hemen harekete geçtik. Cenaze töreninden evvel zanlı yakalandı.
Türkiye'de ister sağcı, ister solcu, ister dinci veya değil, herkes bu
cinayeti kınadı. Türk kamuoyu örnek bir tepki gösterdi. 301. Madde
konusunda ise her şeyi daha iyiye götürmek istiyoruz çünkü bu madde
Türkiye'nin reform sürecine bir gölge düşürüyor. Bu konuda sivil toplum
örgütleriyle görüşmeler başlattık. Reformcu bir hükümet olmaktan dolayı
gururluyuz. Bu değişiklikleri, halkın talebi üzerine yaparız, dışarıda
birilerini memnun etmek için değil.
SORU: Avrupa Birliği Aralık 2006'da
Türkiye ile müzakereleri kısmen dondurdu. Türkiye'de ve Fransa'da
yapılacak seçimler nedeniyle 2007 yılı sizce zor mu geçecek?
GÜL: Fransızların Türklerden
korkmalarına gerek yok! Siyasilerin bu konuyu kullanmaya çalışacakları
doğrudur. Fransızların endişe etmelerine gerek yok, zaten Fransa'da bir
referandum düzenlenecek. Dolayısıyla bütün reformları yerine getirsek,
kriterlere tamamen uysak bile yine de üyeliğimiz olmayabilir! Çünkü
bunun anahtarı, Türk üyeliğine destek verip vermemek Fransız halkının
elinde. Bu kaç yıl içerisinde ne olur bilemiyorum, ancak Fransız
halkının bu katılımın, yararına olacağını anlayacağına inanmak
istiyorum. Özellikle o kadar ekonomik çıkar var ki. İstanbul'da
Paris'tekinden daha çok Renault marka araba var!
SORU: Avrupa Birliği ile bir tıkanma mı
söz konusu?
GÜL: Hayır, Almanya Dönem Başkanlığı
sırasında bazı müzakere başlıkları açık. Aslında AB kendi büyüklüğünün
farkında değil. Biz reformlar yönünde çalışmaya devam edeceğiz ve bir
gün AB Türkiye'ye verdiği sözleri hatırlayacaktır."
(Henri de Bresson, Nathalie Nougayrede, Dışişleri Bakanı
Abdullah Gül ile yapılan mülakat, 27/01)
İNGİLTERE BASINI:
Financial Times: "Berlin, Fransız Liderleri AB
Anayasası’na Bir Şans Tanımaları Hususunda Uyardı":
"Almanya, AB Anayasası’nı yeniden oluşturma planını
engellememeleri ve bunu bir seçim malzemesi yapmamaları hususunda
Fransız Cumhurbaşkanı adaylarını uyardı. AB Dönem Başkanlığını
yürüten Almanya'nın Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, üst düzey
Fransız politikacıların Nisan ayındaki cumhurbaşkanlığı seçimleri
öncesinde anayasa konusunda ‘esnek’ bir tutum sergilemeleri gerektiğini
belirtti. Alman Dışişleri Bakanı, ‘Bu sürece dahil olan herkesin bu
reform sürecine bir şans tanımasını istiyoruz.’ dedi. Alman Bakan
ayrıca AB politikasıyla ilgili bir diğer mesele olarak Türkiye ile
üyelik müzakerelerini ilerletmek istediğini söyledi. Steinmeier, AB'nin
Genişlemeden Sorumlu Komisyon üyesi Olli Rehn'in de üyelik görüşmeleri
kapsamında şubat ayında en az bir başlığın ve de mayıs ayında daha
fazla konu başlığının görüşmeye açılmasını önereceğini umduğunu
belirtti ve şöyle ekledi: ‘Biz buna destek vereceğiz.’ Muhtemelen
özel teşebbüs ve endüstri alanında müzakerelerde ilerleme sağlanacak
olması, Kıbrıs konusundaki anlaşmazlık sonucu AB'nin üyelik
görüşmelerini aralık ayında askıya alma kararına Türkiye'nin verdiği
tepkinin, kabul gördüğünü ortaya koyacak. Steinmeier, ‘AB'nin
Aralık ayında müzakereleri askıya alma kararına oldukça makul bir tepki
veren Ankara'ya bu işareti vermek oldukça önemli.’ dedi." (Hugh
Williamson, Bertrand Benoit, 26/01)
İTALYA BASINI:
Adnkronos: "Ulusal İttifak Partisi (An), Ermeni
Cemaatinin Yanında... Santori: Gazeteci Hrant Dink'i Anma Törenine
Katılacağım": "İstanbul'da öldürülen gazeteci
Hrant Dink'in anısına Roma'da Ermeni cemaati tarafından düzenlenecek
olan etkinliğe Sosyal Avrupa Hareketi RES ile birlikte katılacağını
açıklayan Roma 15. Bölge Belediyesi encümen üyesi Augusto Santori,
(Ulusal İttifak Partisi-An) ‘Rahip Santoro ve gazeteci Hrant Dink'e
kurulan pusular ve Avrupa medeniyetinin sembollerine yönelik olarak
gerçekleştirilen sürekli saldırılar, Ulusal İttifak Partisi içerisinde
Türkiye'nin AB'ye katılımı konusunda yeniden ciddi bir değerlendirme
yapılması hususunu, en azından, gündeme getirmelidir.’ dedi. Santori,
‘Türkiye'nin AB'ye katılımı konusunda parti içerisinde yapıcı bir
tartışma açılması konusunda RES tarafından Ulusal İttifak Partisine ve
lideri Fini'ye yapılan davete ben de katılıyorum. Seçmenlerimiz, ki
sadece onlar da değil, bizden Avrupa'nın geleceği ve medeniyetimize ait
değerlerinin korunması hususunda güçlü bir tavır alınmasını talep
etmektedir’ diye sözlerini bitirdi. (26/01)
MISIR BASINI:
El Ahram: "Türk Benliği ve 301. Madde Çıkmazı":
"Türkiye'nin yaralarını sarıp AB'ye katılma uğruna çektiği acılara son
vermeye başladığı bir sırada, bu hayalini gerçekleştirme çabaları önünde
durmadan yeni engeller çıkıyor. Geçen aralık ayından beri, bazı koşullar
hakkında anlaşmazlıkların sürmesinin ardından başlatılan katılım
müzakerelerinin kısmen durdurulmasının şoku henüz atlatılmamışken,
Ermeni asıllı Türk gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesi, bir sorunu
yeniden gündeme tüm ağırlığıyla taşıdı. Oysa bu sorun, AB'nin durmadan
peş peşe koşullar üretmesi arasında unutulacaktı. Evet, Dink'in
öldürülmesi, değiştirilmiş Ceza Yasası’nın, medya organlarında Türk
kimliği ve benliğine hakaret etmeyi yasaklayan 301. Maddesi’ni tekrar
tartışmaya açtı. (…) Aslında Ankara AB'ye, iki aydan fazla bir süre
önce bu maddeden kaynaklanan sorunları giderme sözü verdi. Bu da, Türk
Hükümeti’nin, bu soruna son verilmesi yönünde gelen baskılara uyduğunun
bir teyidi sayıldı. (…) Türklerin, beğenseler de beğenmeseler de AB
yolunun açık kalabilmesi için birçok şeyi kabul etmek zorunda
olduklarının farkına varmaları gerekir. Türkler, bir sorunun üstesinden
gelinmesinin yeni sorunların ortaya atılmayacağı anlamına gelmeyeceğini
bilmelidirler. Zira AB, Türkiye'nin katılım yolunu engelleyecek başka
sorunların hep arayışı içinde olacaktır." (Rehab Gouda, 27/01)
JAPONYA BASINI:
Asahi Shimbun: "Türk Devleti’ne Hakaret Suçunun
Yarattığı Karanlık... Ceza Yasasında İfade Özgürlüğü Sınırlandırılıyor":
"Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı
İmparatorluğu'nun Ermeni katliamı konusunda, Ermeni asıllılar ile
Türkler arasında arabuluculuk için gayret sarfeden gazeteci Hrant Dink,
bir Türk gencinin kurşunlarıyla öldürüldü. Türkiye'nin AB'ye üyeliği
hedefliyor olmasından dolayı Avrupa'da da şok tesiri yapan bu olay,
Türkiye'nin içine düştüğü derin karanlığı ortaya koyuyor. Türk
Hükümeti, Ermeni katliamını reddederek, katliamın kabullenilmesini
devlete hakaret suçu kapsamında değerlendiriyor. Dink de bu kapsamda
ceza almıştı. Aslında Türkiye'de daha sıkı düzenlemeler
bulunmaktaydı, ancak AB üyeliğini hedefliyorsak bunlar uygun olmaz
eleştirileri sonucunda Erdoğan iktidarı, başta idam cezasını kaldırmak
gibi çeşitli düzenlemelere yöneldi. Fakat, ‘Türklüğe ait’, ‘Türkiye'ye
ait’ şeylere kamusal alanda zedeleyici nitelikteki faaliyetler hala suç
kapsamında bulunuyor." (Ken Ando, 26/01)
NOT: Bu bülten,
26-28 Ocak 2007 tarihleri arasında Genel Müdürlüğümüze ulaşan haber ve
yorumlardan derlenerek hazırlanmıştır.
-
ESKİ SAYILAR